Puan vermedi·128 syf.··
2026 78. kitabı
Bazen hayatın içinde kaybolmuş, nereye gideceğini bilemez bir harf kalabalığının arasında yürüyormuş gibi hissediyor insan... "İstediğim İnsan Olmak Yolunda" kitabı, tam da bu karışıklığın içinden sıyrılıp kendimizi bulma yolculuğumuza eşlik ediyor. Popüler psikolojinin üzerimizdeki etkilerini, yanlış bilinen doğruları ve zihnimizin bize oynadığı oyunları çok yalın, bir o kadar da düşündürücü bir dille anlatıyor. kendimize sormamız gereken o zor soruları nazikçe önümüze seriyor. Eğer siz de kişisel gelişim klişelerinden sıkıldıysanız ve zihninize biraz mesafe koyup gerçek bir içgörü yakalamak istiyorsanız, bu yolculuğa mutlaka ortak olun. . . Hayatınızın bu döneminde kendinize sorduğunuz en zor soru nedir? . Zihninizdeki 'gürültüyü' susturmak için en çok ne yapmayı seviyorsunuz?
İstediğim İnsan Olma YolundaEsra Oras · Timaş Yayınları · 202620 okunma
9/10
·293 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 22:25
Önce filmini izlemiş sonra kitabı okumuş biri olarak çok doğru bir sıra izlediğimi söyleyebilirim. Jessie Buckley’in boşuna Oscar ödülü almadığını kitabı okuyunca daha iyi anladım. İzlerken kafasından geçenleri, yabaniliği, içgörü yüksekliğini, itaatsizliği, başına buyrukluğu bu kadar geçirebilmesi beni çok şaşırtmıştı. Okurken çok çok daha fazlası olduğunu gördüm. Kitap da film gibi aslında Agnes’i anlatıyor. Agnes’in çocukları, Agnes’in üvey annesi, Agnes’in kocası.. Ona saygı duyduruyor yazar. Doğallığı, gerçekçiliği, kendini ve çevreyi dinleyebilmesi, algılarının müthiş açık olması ne kadar saygı duydursa da inanılmaz zor bir hayat yaşatıyor ona. Yaşamaktan, yaşatmaktan korkmuyor. Aksine yaşatamamaktan korkuyor. Gerçekliği kanıtlanmamış olsa da Hamlet’i kendi çocuğu için yazmış olma ihtimali bile müthiş bir his uyandırıyor. “Karlar ve buzlarla kaplı o yerde diz çöküyor, bacaklarının altında kıvrılmasına izin veriyor Hamnet. Önce bir avcunu, sonra diğerini karın çıtır çıtır billurlu yüzeyine bastırdığında müthiş bir hoşnutluk hissederek doğru olanı yaptığını anlıyor. Kar çok soğuk ya da sert değil. Hamnet uzanıyor; yanağını yumuşacık kara bastırıyor. Beyazlık gözlerini kamaştırıp onu rahatsız edince, yalnızca bir an, dinlenip gücünü toplamasına yetecek kadar bir süre gözlerini kapıyor. Uyumayacak, asla. Yola devam edecek. Ama bir an olsun dinlenmek zorunda. Dünyanın hâlâ yerinde durduğundan emin olmak için gözlerini açıp tekrar kapıyor. Birazcık.”
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,3bin okunma
Reklam
Puan vermedi·208 syf.··
2026 81. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 15:18
Günübirlik Hayatlar", gerçekten sizi büyüleyecek bir kitap! Irvin D. Yalom, psikoloji ve terapi konularında gerçek bir uzman ve bu kitapta kendi deneyimlerini ve düşüncelerini bizlerle paylaşıyor. Kitap, sadece psikolojiye ilgi duyanlar için değil, insan doğasını anlamak isteyen herkes için de muhteşem bir kaynak. Yalom, yıllarca terapi oturumlarında insanların yaşadığı zorluklara tanıklık etmiş bir psikiyatrist. Bu nedenle, "Günübirlik Hayatlar"da okuyuculara zengin bir deneyim ve içgörü sunuyor. Yalom'un yazdıkları, insanların hayatlarının anlamını, ölüm korkusunu ve yalnızlık gibi derin konuları anlamlandırmaya yardımcı oluyor. İçinizdeki düşünceleri harekete geçirerek, kendi anlam arayışınıza odaklanmanızı sağlıyor. Kitap ayrıca, empati ve insan ilişkileri hakkında da birçok değerli bilgi sunuyor. Yalom, terapi sürecinde danışan-terapist ilişkisine vurgu yaparak, insanların birbirleriyle nasıl daha sağlıklı ilişkiler kurabileceğini gösteriyor. Bu, sadece terapiye ilgi duyanlar için değil, herkes için önemli bir ders. Empati ve anlayış, insan ilişkilerinin temel taşlarıdır ve Yalom bu konuda bize rehberlik ediyor. Ve tabii ki, Yalom'un sürükleyici anlatım tarzı da kitabı gerçekten özel kılıyor. Sadece bir yazar değil, aynı zamanda büyüleyici bir hikaye anlatıcısı. Karmaşık psikolojik kavramları anlaşılır bir şekilde aktarabilme yeteneği gerçekten etkileyici. Kitabı okurken, her sayfada yeni bir şeyler öğrenmekle birlikte, hikayelerin içine kendinizi çekilmiş hissediyorsunuz. Sonuç olarak, "Günübirlik Hayatlar" size hem psikoloji ve terapi alanında değerli bir içgörü sunacak hem de sürükleyici bir okuma deneyimi yaşatacak. Irvin D. Yalom'un samimi ve derin düşünceleri, kitabı okurken insanın iç dünyasına dokunacak. Bu kitap, insanların anlam arayışına odaklanan,
Günübirlik HayatlarIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 201616,2bin okunma
Çatı Katı: Sessiz Bir Yok Oluşun Günlüğü...
6/10
·152 syf.··
2026 36. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 04:45
Marlen HaushoferMarlen Haushofer’in Çatı KatıÇatı Katı’sı bende bir roman etkisinden çok, havasız bir odada uzun süre kalmışım hissi bıraktı. Soğuk, sade, temiz bir dili var ama bu sadelik sakinleştirmiyor; tam tersine insanın içine sinsice yerleşen bir psikolojik basınç yaratıyor. Kitap ilerledikçe olaylardan çok, karakterlerin kendi içlerinde çürüyüşünü okuyorsunuz. Kırılgan bir adamla hastalıklı bir kadının ilişkisi, sevgiye değil yalnızlığa dayanıyor sanki. Birbirlerine yaklaşmaya çalışan iki insan değil de, kendi zihninde boğulan iki ayrı dünya gibiler. Flashbacklerle geçmiş, şimdi ve düşünceler birbirine karışırken roman bir hikâyeden çok zihinsel bir günlük halini alıyor. Benim için kitabın en yorucu tarafı da buydu zaten. Günlük hissi veren anlatıları normalde de sevmem; burada ise o iç monolog hali iyice boğucu olmuş. Sürekli aynı düşünce girdaplarının içinde dönmek, karakterlerin kendilerini ya da hayatlarını dönüştürememesi bende yoğun bir boşunalık hissi yarattı. Üstelik kadın karakterin cahilliği ve kendini hiçbir anlamda yetiştirememiş oluşu beni hikâyeden koparmadı, aksine aşırı sinirlendirdi. Bir noktadan sonra karakterlere üzülmekten çok onların zihinsel sıkışmışlığının içinde mahsur kalmış gibi hissettim. Mektupları kimin gönderdiğini bilmeyişim bile çözülmemiş bir gizemden çok, havada asılı kalan bir anlamsızlık hissi bırakıyor. Belki dönemine göre güçlü ve cesur bir metindi ama bugünün gözünden baktığımda bana kattığı temel duygu “derinlik” değil, tükenmişlik oldu. Hatta dürüst olayım: bu kitap yüzünden reading slump’a girdim diyebilirim. Çünkü Çatı Katı insana umut, dönüşüm ya da içgörü sunmuyor; sadece bazı insanların kendi yalnızlıklarında yavaş yavaş kayboluşunu izletiyor. Ve Haushofer bunu öyle süssüz, öyle steril bir dille yapıyor ki okurken dramatik bir çöküş değil, sessiz
Alıntı
Çatı KatıMarlen Haushofer · Yapı Kredi Yayınları · 2025150 okunma
Tuhaf zamanlarda yaşıyoruz.
9/10
·168 syf.··
2026 121. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2026 17:51
Yazar ve psikiyatrist kimliğiyle insan ruhumuzun derinliklerine iniyor adeta.. Zalimleşemeyen, hassas insanların yaşadığı kırılganlıkları konu alan ruhun ayağa kalkması için elinden tutan cümlelerle dolu bir kitap.. Seviyorum kitaplarını ve hepsi olmasa da okuyabildiğim kadar kitaplarını okuyacağım bir yazarımız.. Derin bir içgörü, samimi bir dil ve edebi bir anlatım tarzı büyülüyor.. Hayatın anlamının acıların ve esadüf olmadığını, her olayın bir mesaj taşıdığını samimi bir dille işliyor.. Tüm okurlara bir Kemal Sayar kitabı okumasını şiddetle öneririm.. Huzurla kalın ..
Her Şeyin Bir Anlamı VarM. Kemal Sayar · Timaş Yayınları · 20132,166 okunma
Sonuna kadar yanan mumlar gibi insan ömrü…
10/10
·120 syf.··
2026 19. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 15:51
Ben ne okudum,izledim tam olarak ? Bu cümleyi genelde kötü,beğenmediğimiz kitap veya filmler için kullanırız ya hani. Bu sefer öyle değil. Gelin anlatayım. Hani tek mekanda geçen ve film boyu içerisindeki oyuncuların duygu değişimiyle sizin de bunaldığınız terlediğiniz heyecanlandığınız,meraklandığınız filmler olur ya. Sanki öyle bir filmden çıkmış gibiyim şu an.İlk sayfadan son sayfasına kadar,artık ömrünün son demlerinde olan ve sadece kendince öğrenmesi gereken tek bir gerçek kalmış ihtiyar bir General’in o gerçeğinin peşinde koşuyorsunuz onunla birlikte. Ve bunu fiziksel bir arayışla değil,bir şatonun genişçe bir odasında mumların sonuna kadar yandığı loş bir ışıkta,41 yıllık hesapların tek tek açıldığı ve sırayla kapatıldığı bir akşam yemeğinde yapıyorsunuz.Generalin 75 yıllık ömrünün bir nevi özetiyle birlikte,hayata,dostluğa,aşka,güvene,ihanete,sadakate,gençliğe,olgunluğa ve nihayet yaşlılığa dair o kadar güzel cümleler okuyorsunuz ki,ve bu cümleler o merak ettiğiniz sır perdesinin içine o kadar güzel yedirilmiş ki. Hem o gerilimi tavan noktada hissederken hem de edebi olarak ve hayata dair büyülenip,bi yandan derin bi sorgulamaya giriyorsunuz. Bazı yerlerdeki cümlelerin vuruculuğundan dolayı kitaptan kafamı kaldırıp nefeslendiğim yerler bile oldu mesela. Belki şahsi olarak bendeki bir noktaya da dokunmuş olabilir bilemiyorum.Kısacası belli bir sayfadan sonra nerdeyse her cümlesinin bir alıntı değerinde olması,bana o duyguları hep zirvede yaşatabilmesi,ve kitabı asla elimden bırakamamamdan dolayı unutamayacağım eserler arasına girmiş bulunuyor. Okuyun okutturun ve herkese önerin. Keyifli okumalar diliyor ve izninizle kitaptan çok sevdiğim bir kesiti de buraya iliştiriyorum. __“İnsan katlanmak zorundadır,işin bütün sırrı budur. Kendi karakterine,kendi tabiatına
1000Kitap
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,5bin okunma
Reklam
Reklam