İMÂM ŞÂFİÎ ve USÛL-Ü FIKIH...
9/10
·392 syf.·
Beğendi
·
2026 33. kitabı
İmâm Şâfiî'nin Er Risâle -İslâm Hukukunun Kaynakları- alt başlığıyla yayınlanmış bu eser, fakihler tarafından hüküm çıkarılırken göz önünde tutulması gereken metod ve kâideleri ihtiva ediyor... İmâm Şâfiî İsticvâb şeklinde, fevkalâde cedelci bir üslûbla, teferruata inerek usul meselelerini ele almış, kendi görüşüne uyanları müdafaa etmiş, muarız olduğu düşünce ve telâkkileri çürütmeye çalışmış... İmâm Şâfiî'den evvel de fıkıh usûlüne âit kâideler dağınık da olsa mevcut olmakla beraber, İmâm Şâfiî, bunları tenkid, tahlîl ve terkib süzgecinden geçirmiş ve kendi görüşlerini de katarak katarak Fıkıh Usûlü ilminde bir ilk olarak tedvin etmiş... Edille-i Şeriyye olarak Ehl-i Sünnetin 4 esas kabulüne nisbetle (Kur'ân, Sünnet, İcma-ı Ümmet ve Kıyas-ı Fukaha) ele aldığı meselelere, (Kur'ân'ın hususiyetlerinden tutunda, Sünnetin değeri, nasih-mensuh kavramlarını izâh edişi, Zekât, Hac, Kadınların iddetleri, Yenilmesi haram olan yiyecek ve içeceklerden, Allah'ın kitabında Peygamberinin Sünnetine uymayı farz kılışına kadar) el atmış; ayrıca haber-i vahid, İcma', Kıyas, İçtihad, İstihsan, İhtilâf, Mirasla ilgili ihtilâf, Sahabîlerin görüşleri ve icma' ve kıyasın yeri ve rolü konusunda teferratlı malûmat vermiş... Kıldan ice kılıçtan keskin Şeriat'ın hukuk anlayışını böylesine mükemmel bir şekilde izâh ve ispat tabiî ki İmâm Şâfiîye (rahmetullahi aleyh) yakışır... İslâm hukuku meraklılarına hararetle tavsiye olunur... Vakur Çayseven
İslam Hukuku
Er-Risâleİmam Şafii · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 2012102 okunma
Nesefî, Er-REDD KİTABI
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Nesefî, Er-REDD ala Ehli Bida' ve Dalle (Heva ve Dalalet Ehline Reddiye) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Şüphesiz ki, israil oğulları yetmiş bir gruba ayrıldılar. Ümmetim de yetmiş iki fırkaya ayrılacaktır. Bir dışında onların hepsi ateştedir! Onlar da cemaattir.” [İbni Mace 3993, İbni Ebi Asım Es-Sünneh 64, Ebu Ya’la 3668] Yazar Ebu Muti‘ en-Nesefi Kitabında 72 fırkayı zikretmiş (Haricîler, mürcie, kaderiyye, kevniyye, kevseriyye, mutezile gibi) ve hepsine reddiye vermiştir. Ehli sünnet görüşü ile... Konuyla ilgilenenler için gayet doyurucu ve tatmin edici, aynı zamanda hacimli bir kitap. Bu konuda herkese tavsiye ederim.. Ama ben şu konuya değinmek istiyorum: İmanın amelden olduğu, amelin imandan olduğu, itaat ile artıp/maasiyet ile eksildiği, İMAN olmadan AMELİN olmayacağı ve AMEL olmadan da İMANIN olmayacağı icmâ olan bir konudur. Ehli sünnet âlimleri bu konuda icmâ etmiştir. Ama nesefî kitabında Haricîleri tanımlarken Onlar ameli imandan görürler demiştir. Ve Mürcie yi de hatalı ve eksik tanımlamıştır. Hâlbuki Haricîler imanı amelden değil, büyük günah işleyenleri kâfir olarak addettikleri/kabul ettikleri için haricîdir. Bunlar hatalı görüşlerdir. Ve Mürcie aslında amel ile imanı birbirinden ayırmış daha sonra maasiyetin imana zararı olmayacağı ve itaatin imana fayda vermeyeceği görüşünü benimsemiştir. Nesefî de bu görüşü benimsemiştir. Ama bu hatalı görüştür. Allah daha iyi bilir... er-Red ʿala Ehli’l-Bidaʿ ve’l-Ehvaʾi’d-Dalle Ebu Muti‘ en-Nesefi
Din İslam
er-Red ʿala Ehli’l-Bidaʿ ve’l-Ehvaʾi’d-DalleEbu Muti‘ en-Nesefi · endülüs yayınları · 20244 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
7/10
·83 syf.··
2026 12. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 12:17
Con Lokkun tolerantlıq müstəvisində yazmış olduğu bu kitabda əqli nəticələrdən daha çox saf istəklərə yer verildiyinin şahidi oldum. Belə ki, Con Lokk dövlət və cəmiyyət nəzdində hər bir dinin digərinə qarşı hörmət bəsləməsinin zəruri olduğunu qeyd etməkdədir. Lakin burada zəmin olaraq qəbul edilən kommunal təşkilatlanmalar mövcudluğu etibarilə digərlərinə qarşı tolerant yanaşa bilməzlər. Con Lokkun qeyd etdiyi düşüncə sadəcə fərdi dünyagörüşü baxımından müdafiə oluna bilər. İstər cəmiyyətin, istərsə də dövlətin müəyyən etdiyi konturlar bunun üçün əlverişli deyil. Dövlət sabit və müəyyən ideologiya minvalında mövcudluğunu davam etdirir. Eyni məntiq əsasında, cəmiyyətin daxili çərçivələri müəyyən olmasa onu hansı baxımdan cəmiyyət adlandıra bilərik? Çünki çərçivə iki nüansı müəyyənləşdirir: çərçivənin daxilində qalan hissəni və xaricində qalan hissəni. İstənilən icma bu struktura əsaslanmaqdadır. Bu baxımdan, həm dövlət, həm cəmiyyət baxımından qeyd etmək mümkündür ki, çərçivənin xarici şeytanlaşdırılmadan, çərçivənin daxili müqəddəsləşdirilə bilməz.
1000Kitap
Hoşgörü Üstüne Bir MektupJohn Locke · Liberte Yayınları · 2012501 okunma
Ehl-i Sünnete göre Oruç ibadetinin incelikleri
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2026 00:00
Bu risale, bir müslümanın "Orucum kabul oldu mu?" veya "Hangi durumda ne yapmam gerekir?" sorularına cevap veren bir başvuru kaynağıdır. Eserin ana gayesi, ibadetin geçerlilik şartlarını (sıhhat şartlarını) Ehl-i Sünnet fıkhına, özellikle de Hanefî mezhebine göre eksiksiz öğretmektir. (Hanefî Mezhebi Ekseni) ​Kitap, orucu bozan ve bozmayan durumları çok ince ayrıntılarına kadar ele alır. Modern tıp ve teknolojinin getirdiği (iğne, fısfıs, endoskopi vb.) güncel meseleleri, kadim fıkıh kitaplarındaki (Reddü'l-Muhtar gibi) usullerle kıyas ederek açıklar. Niyet ve Vakit Meseleleri ​Ehl-i Sünnet fıkhında niyetin yeri kritiktir. Kitapta; ​Ramazan orucuna ne zamana kadar niyet edilebileceği, ​Kaza orucu ile nafile oruç niyetlerinin farkı, ​İmsak vaktine dair modern takvim tartışmalarına karşı temkinli duruş (imsakın vaktinden önce kesilmesi yönündeki fetvalar) detaylandırılır. İcma ve Kıyas: Sadece şahsi yorumlara değil, ümmetin üzerinde ittifak ettiği (İcma) meselelere vurgu yapar. ​Selef-i Salihin Yolu: Orucun sadece bir "aç kalma" değil, bir "teslimiyet" olduğunu, sahabe ve tabiun döneminden nakillerle destekler. İnceleme Sonucu: Bu eserde Ehl-i Sünnet bir mümin için "İhlas" kadar "İttiba" (usulüne uygunluk) da önemli olduğu için, bu kitap ibadetin şekil şartlarını garanti altına almanıza yardımcı olur. Ahmet Mahmut Ünlü Oruç Risalesi
1000Kitap
Oruç RisalesiAhmet Mahmut Ünlü · Cübbeli Ahmet Hoca Yayıncılık · 201491 okunma
Puan vermedi·126 syf.··
2026 1. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 01 Mart 2026 17:15
Peygamberlerin varisleri ve ümmetin aydınlatıcıları olan alimler/imamlar/müctehidler, ictihadlarında-ki ihtilaflarından dolayı kınanamaz! Şeyhulislam İbn Teymiyye rahmetullahi aleyh, ümmetin Rabbani alimlerinin ve saygın imamlarının herhangi bir hadisle amel etmemelerinin, ihtilaf etmelerinin sebeplerini beyan ederek ihtilafların kaynağını, örneklerini ve çeşitlerini anlatmış ve ihtilaf ettikleri için ümmetin imamlarını kınamanın önune geçmeye çalışmıştır. Bu sebeplerin öğrenilmesi Müslumanın gönlünde, ibadetler, muamelat, ahlak ve diğer şerî mükellefiyetlerde muradının ne olduğunu bilmek, öğrenmek yoluyla Allah azze ve celle'ye ulaştıran ve güven duyulan ilim vasıtası haline gelmiş olan o tertemiz imamlara karşı bir sekinet ve huzur hissi uyandıracaktır. İctihad etme kapasitesine sahip bu insanların yorumlarındakı farklılıkların doğru olup olmamasının veya hatalı ictihad edil miş olup olmamasının ötesinde önemli olan; reelde böyle farklı bakış açılarının olduğunun vurgulanmasıdır. Yani bazı naslar hakkında, şeriatin bazı hükümlerı hakkına ihtilafların olduğunun belirtilmesidir. Buradan hareketle ictihad edebilen insanlar ya da yapılan ictihadlar hakkında, ihtilaf sözkonusu diye tartışmalar, ayrışmalar veya farklı mulahazalar içine girmenin yanlış olduğu ortaya konulmaktadır. Ki İslâm, birdir; farklı görüş, anlayış veya ictihadlar olsa da ümmet - Allah'ın yardımıyla - bu farklılıkları zenginliğe çevirecek, hatalar üzerinde durmayacak ve yanlışta icma etmeyecek, tevhid yolunda birleşecektir.
Rafu'l Melamİbn Teymiyye · Guraba Yayınları · 201540 okunma
Hukuk ve İdari Adamı Olarak Osmanlı Kadısı
9/10
·112 syf.·
2026 25. kitabı
İlber Ortaylı Osmanlı Kadılarının, hukuki mevcudiyetini, sorumluluğunu ve düzeni hakkında araştırmalar sunarak delilleriyle sunar önümüze. Şeriat korkaklarının cahilliğinden utanılarak. Cumhuriyet kuruluşunda Avrupa ülkelerindeki yama yapılmış ceza, medeni vs. Kanunlarının ülkeye getirilmesi sonucu eksik olan idari yargıyı tamamlamak için Kadılık eğitimi almış hakimlerin aslında şeriata uygun şekilde eğitim aldıkları için bu sebeple yargı sistemine dahil edilirler. Kadılık İslam hukuku baz alınarak Osmanlı himayesine genişletilmiş şekilde entegre edilmiştir. Bugüne kadar Osmanlı kadısı şer’î hukukun uygulayıcısı ve şeriat esasına dayanan bir yönetimin temsilcisi olarak ele alınmıştır. Bundan başka geleneksel hukuk ve yönetim sistemlerinde olduğu gibi Osmanlı kadısının önündeki hukuki mevzuat sadece fıkıh kaynakları değil (Kur’ân-ı Kerim), hadis, icma, ictihad, belki dünyevi otoritenin koyduğu kurallardan ve geniş ölçüde de yazısız örf, adet ve teamülden meydana gelmektedir. Teknik olarak Kadılar ceza, medeni hukuku gibi hukuki mevzuatlar'a ek Nikah kıyma, Camii ve medreseleri (okul) teftiş etme sorumluluğunu da üstüne vazife alır. Osmanlı kadısı yerel güçlerin ve kuralların çok etkisinde idi. Bu geleneksel devletin hukuki mevzuatının kodifiye edilmemesinden, standart olmamasından da ileri geliyor. İkinci olarak adliye örgütünün yapısına baktık; kadı’nın yargı alanı içinde atadığı naibler (ki yerel kimselerdi) bu örgütün adem-i merkeziyetçi yapısını göstermektedir. Kadı mahkemeleri sadece İslami bir hukuk şeklini de ele almaz. Sonuç olarak Gayrimüslim kesim için de belirli hukuki mevzuatlar yer alır. Genel özet olarak; İlber Ortaylı Kadıların mahkemesinden örnekler vererek, alınan kararların temyize çıkmasının sonuçlarını göstererek. Osmanlı Kadı sistemine bir bakış açısıyla
İnceleme
Hukuk ve İdare Adamı Olarak Osmanlı Devleti'nde Kadıİlber Ortaylı · Kronik Yayıncılık · 20201,537 okunma