İnsan kendi kendine karşı tamamıyla samimi olabilir mi? Sırası geldiği için söyleyeyim; Heine inandırıcı bir otobi-yografi yazmanın hemen hemen imkânsız olduğu, insanın kendisi hakkında mutlaka birtakım yalanlar uyduracağı id-diasındadır
Çâk eyleyemem sînemi her dilbere zîrâ Sultânıma â'id bir emânet var içinde Şeyh Gâlib "Ben, her güzele gönlümü açıp gösteremem; zira onun içinde sultanıma ait bir emanet var."
Şiir
Reklam
Olsaydı da biz de kütür kütür yeseydik:)
"Langa'nın hıyarı, Yedikule'nin marulu" benzetmesi vaktiyle İstanbul halkı arasında bir deyim hâline gelmiş. 1939 târihli bir gazete, haber başlığını şöyle atmış: "Yedikule, dün marul bayramını tes'id etti." Langa hıyarı artık târih oldu. Lâkin sur dibinde yetiştirilen Yedikule marulunun o efsânevi tadına bakmak hâlâ mümkün..."
Dut ağacındaki aşkın büyüsü, aşk ağrılı bir süreç
Hayat Ağaçları olan dut çalılarının yapraklarının altında gerçekleşir. Başlangıçta bu renge parlak bir şekilde boyanmıştır. Pyramus ve Thisbe, aşk bahçesinde­ ki ağaçların meyveleri gibi, önceleri tatlı olan ama sonra onlara acı gelen aşkta çok acılar yaşadılar. Bu heykel bir kiliseyi süslediği için karşı karşıya gelmemeleri aşklarının sapkın olduğunun görsel bir id­ diası olabilir. Burada hem Tanrı'nın her şeyi gören bakışını hem de aşk heyecanı için çok önemli olan sırrı çağrıştırıyor.
Sayfa 124
Kitap Alıntısı
'Ben tevazuyu seviyorum. Çünkü Allah için tevazu eden bir kimseyi Allah yüceltir.'
Bilinçaltını üç bölüme ayırdınız, id (ilkel benlik), ego ve süper ego. Bunları izah edebilir misiniz? Bu üç bölüme, benim Almancada dediğim gibi, “o”, “ben” ve “üst-ben” demeliyiz. Ayrıca ben asla parapraksi[2] ve kateksis[3] gibi uyduruk kelimeler icat etmedim. İnsanların, kendim ve onlar hakkında yazdığımı anlamalarını istedim; yoksa derdim, içi terminolojiyle dolu tıp kitapları yazmak değildi.
Reklam
Reklam