Friedrich Nietzsche
Metafizik dünya.— Doğrudur, metafizik bir dünya var olabilir; onun mutlak olasılığıyla (Möglichkeit) kolay kolay rekabet edilemez. Biz tüm şeyleri insan kafası aracılığıyla görürüz ve bu kafayı koparamayız; yine de, kafa gerçekten koparıldığında, dünyanın hangi kısmının hâlâ var olacağı sorusu cevaplanmamış olarak duruyor. Bu tümüyle bilimsel bir sorundur ve insanlar için hiç de gerçek bir kaygı değildir; fakat bugüne kadar metafizik varsayımları insanlar için değerli, korkunç, zevk verici kılan, böylesi varsayımları doğuran şey, tutku, hata ve kendini aldatmadır; tüm bilgi yöntemlerinin en iyisi değil, en kötüsü bize onlara inanmayı öğretmiştir. Bu yöntemlerin mevcut tüm dinlerin ve metafiziğin temeli olduklarını ortaya çıkardığımızda, onları çürüttük. Diğer olasılık hâlâ var olmaya devam ediyor, ama mutluluğun, kurtuluşun ve yaşamın böyle bir olasılığın örümcekli yivlerinden fışkırması şöyle dursun, bu olasılık hakkında bir şey yapmaya başlayamayız bile. Çünkü biz metafizik dünya hakkında onun ötekiliği, bizim için erişilmez ve kavranılmaz olan ötekiliği dışında hiçbir şey iddia edemeyiz; o negatif niteliklere sahip bir şey olacaktır. Böyle bir dünyanın varlığı mümkün olan en iyi şekilde kanıtlansa bile, onun hakkındaki her türlü bilgi şüphesiz ki hâlâ tüm bilgilerin en önemsizi olacaktır: Fırtına tehlikesiyle karşı karşıya olan denizci için suyun kimyasal bileşimine dair bilginin arz ettiği önemden bile daha önemsiz...
Felsefe
İnsanlar ikiye ayrılır: Olduğu gibi göründüğünü zannedenler, göründüğü gibi olduğunu iddia edenler.
Sayfa 265·Kitabı okuyor
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Büyük bir hastalık geçirmeyenler,her şeyi anladıklarını iddia edemezler.
Sayfa 128 - ALKIM·Kitabı okudu
Koca kanepeleri çekip arkalarını silmesi beklenen kadının, vites kolu sert olduğu için ağır vasıta kullanamayacağı iddia edilir. Bu narinlik görüşü kendi içinde de son derece çelişkilidir.
Sayfa 48 - Nemesis Kitap, 2025, III.Basım·Kitabı okuyor
Alıntı
Necm Suresi
Mekke'de nâzil olmuştur. 62 âyettir. Mekke'de inen diğer sureler gibi, umumî çerçeve içersinde; peygamberlik, öldükten sonra dirilme ve hesaba inanma konularından bahseder. Hz. Muhammed (s.a.)in mucizesi olan Miraç konusunu anlatarak söze başlar. Ardından müşriklerin Allah'dan başka tapmış oldukları putlara temas eder. Sure, ilâh oldukları iddiâ edilen putların ve Allah'dan başkasına ibâdetin bâtıl olduğunu açıklar. Kıyamet günündeki âdil cezadan bahseder. O gün herkese, yaptığmın karşılığı verilir. İnsanlar, iyiler ve kötüler olmak üzere iki gruba ayrılırlar. Bu mübarek sure Yüce Allah'ın hayat verme, öldürme, öldükten sonra diriltme, zenginleştirme, fakirleştirme ve erkek ve dişi çifti, atılan bir damla sudan yaratma hususundaki kudretinin alâmetlerini anlatır. Sure Ad, Semud, Nuh ve Lut kavmi gibi azgın milletlerin başına gelen azap ve helâki anlatarak sona erer.
Sayfa 415·Kitabı okuyor
Din
İsmet ile aramda bariz bir klasman farkı vardı. O Almanya'dan gelen afili çikolataydı, bense mahalle arasında, Kartal araba arkasında kilo ile satılan ucuz bisküviydim. O Galatasaray'ın resmi takım formasıydı, ben okulun naylon eşofman takımıydım. O atari salonundaki büyük atari makinesiydi, ben televizyona bağlanan ve içinde 9.999.999 oyun olduğu iddia edilen, ama taş çatlasa 20 oyunlu karakutuydum. O Tsubasa ise, ben onun tüm gücüyle vurduğu kaleciye doğru karpuz şeklini alarak giden futbol topu bile değildim. Eğriye eğri, doğruya doğru; İsmet Şeytan Rıdvan'dı, bense topu üç kez sektirmekten aciz halı saha kalecisi...