"Kimsin sen George?"
"Başka bir hayattan tanıdığın biri tatlım."
Çok güzel bir aşk romanı ve çok başarılı bir bilim-kurgu yapıtı. Aynı isimli dizisi de yapıldı 2016 yılında. "Kitap mı daha önce okunmalı dizi mi önce izlenmeli?" derseniz, açıkçası kesin bir cevap vermek zor, çünkü ikisi de çok iyi..
Yıllar önce dizisini izlemiştim, hâlâ daha bazı sahnelerini izlerim. Öncelikle diziyi izlemek sahneleri ve olayları zihinde daha iyi canlandırmayı sağlayabilir. Ancak, beyazperdeye aktarım sırasında elbette ki bazı olaylar eklenip bazıları çıkarılmış. Bunu akılda tutmak lazım.
Kitapta ise bazı bölümler o kadar gereksiz uzatılmış ki, insanı yarıda bırakmaya zorluyor gerçekten. Kitap 818 sayfa, çok fazla uzun ve suikast ve aşk dışında da çok olay ve kişi var. Bazen odaklanmakta zorluk yaşanabiliyor. Kitabın ilk 200 sayfasını ve son 200 sayfasını soluksuz okudum birkaç saat içinde, ancak aradaki 400 sayfada kopmamak mümkün değil. Ama diziyi ve kitabı çok seven birileri sabırla bitirecektir kitabı.
Kitapta, olaylar ilk olarak 2011 yılında geçiyor. Öğretmenlik yapan kahramanımız Jake Epping'e, hamburger dükkanı işleten arkadaşı AL Templeton geçmişe gidilebilen bir tavşan deliğinden bahseder ve bunun dükkanının kilerinde bulunduğunu söyler. Bu geçit her seferinde 1958 yılına geçiş sağlamaktadır.
AL, 22.11.63 tarihindeki Kennedy suikastinin engellendiği takdirde dünyanın bugünden daha iyi bir yer olabileceğini düşünmektedir. Bunun için geçmişe gidip bunu engellemeye çalışır, ancak geçmiş değişime direnmektedir. Ve geçitten her geçiş daha önce yapılan değişiklikleri sıfırlamaktadır.
AL, akciğer kanserine yakalandığından bunu başaramaz ve geri döner daha sonra bu görevi Jake'in yapmasını ister. Geçmişte yaşadıklarını kaydettiği defteri de beraberinde verir kendisine ve Jake