10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2026 59. kitabı
Yirmibirinci Lem'a İhlas hakkında (Onyedinci Lem'anın Onyedinci Nota'sının yedi mes'elesinden Dördüncü Mes'elesi iken, ihlas münasebetiyle Yirminci Lem'anın İkinci Nokta'sı oldu. Nuraniyetine binaen Yirmibirinci Lem'a olarak Lemaat'a girdi.)Bu Lem'a lâakal her onbeş günde bir defa okunmalı.بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِوَلَا تَنَازَعُوا فَتَفْشَلُوا وَتَذْهَبَ ر۪يحُكُمْ ٭ وَ قُومُوا لِلّٰهِ قَانِت۪ينَ ٭ قَدْ اَفْلَحَ مَنْ زَكّٰيهَا ٭ وَ قَدْ خَابَ مَنْ دَسّٰيهَا ٭ وَلَا تَشْتَرُوا بِاٰيَات۪ى ثَمَنًا قَل۪يلاًEy âhiret kardeşlerim ve ey hizmet-i Kur'aniyede arkadaşlarım! Bilirsiniz ve biliniz: Bu dünyada, hususan uhrevî hizmetlerde en mühim bir esas, en büyük bir kuvvet, en makbul bir şefaatçı, en metin bir nokta-i istinad, en kısa bir tarîk-ı hakikat, en makbul bir dua-yı manevî, en kerametli bir vesile-i makasıd, en yüksek bir haslet, en safi bir ubudiyet: İhlastır. Madem ihlasta mezkûr hâssalar gibi çok nurlar var ve çok kuvvetler var.. ve madem bu müdhiş zamanda ve dehşetli düşmanlar mukabilinde ve şiddetli tazyikat karşısında ve savletli bid'alar, dalaletler içerisinde bizler gayet az ve zaîf ve fakir ve kuvvetsiz olduğumuz halde, gayet ağır ve büyük ve umumî ve kudsî bir vazife-i imaniye ve hizmet-i Kur'aniye omuzumuza ihsan-ı İlahî tarafından konulmuş; elbette herkesten ziyade bütün kuvvetimizle ihlası kazanmaya mecbur ve mükellefiz ve ihlasın sırrını kendimizde yerleştirmek için gayet derecede muhtacız. Yoksa hem şimdiye kadar kazandığımız hizmet-i kudsiye kısmen zayi' olur, devam etmez; hem şiddetli mes'ul oluruz. وَلَا تَشْتَرُوا بِاٰيَات۪ى ثَمَنًا قَل۪يلاً âyetindeki şiddetli tehdidkârane nehy-i İlahîye mazhar olup, saadet-i ebediye zararına manasız, lüzumsuz, zararlı, kederli, hodfüruşane, sakil, riyakârane bazı hissiyat-ı süfliye ve menafi'-i
Alıntı
Lem'alarBediüzzaman Said Nursî · Söz Basım Yayın · 20205,7bin okunma
Puan vermedi·202 syf.··
2025 15. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2025 00:08
Korkuyu Beklerken/ Oğuz ATAY Korkuyu Beklerken, yalnızlık ve korkularla boğuşan insanların hikâyesi. Oğuz Atay, karakterleri aracılığıyla toplumdan kopmuş, iç dünyasında kaybolmuş bireyleri ironi, eleştiri ve az da mizah ile 8 hikâye içinde anlattığı, diğer kitaplarını henüz okumadım ama Tutunamayanlar'dan önce başlanması gerektiğini düşündüğüm güzel bir kitap. Elinizdeki kitap "Ben buradayım sevgili okuyucum, sen neredesin acaba?" sorusuyla bitmektedir. "Buradayım!" yanıtını verenlerin çoğalması dileğiyle .../Syf.10 "Bedava yaşıyorlar bu ülkede." /Syf.23 İnsan bir günde varamıyor bir yere, ne yapalım? Nereye? Tanımlayamadığım, bir ad veremediğim duygular yüzünden ne kadar üzülmüştük./Syf.29 Bir an önce kitaplara ulaşmak istedi, geriye doğru bu sonsuz yolculuk bitsin istedi./Syf.29 Görünüşüme bakma, içim öldü artık diye korkuturdu beni./Syf.31 Yalnız kalmaktan korktukça yalnızlığım artıyor./Syf.37 İyi şeyler birdenbire olur; bu kadar bekletmez insanı. Sürüncemede kalan heyecanlardan ancak kötü şeyler çıkar./Syf.42 Ayrıca ihtiyatlı olmalı; insan, kafasındaki meseleyi durmadan düşünmeli ki sonuçla birdenbire karşılaşmasın. Yalnızlığa dayanmanın en önemli şartı, her şeye karşı hazırlıklı bulunmaktır./Syf.46 Ülkeme ve insanlarına kızmaya başladım: Kimsenin doğru dürüst okuduğu yoktu./Syf.62 Bir yerden sevmeye devam edebilir miydim? Çünkü sevmek, yarıda kalan bir kitaba devam etmek gibi kolay bir iş değildi. Ya hiç sevmemişsem bugüne kadar? Bir kitaba yeniden başlamak gibi, sevmeye yeniden başlamak pek kolay sayılmazdı herhalde./Syf.63 İnsan hayatında bir kişiye olsun yalan söylememeli, değil mi efendim?/Syf.100 bazı şeyler sorulamaz insana.../Syf.109 Bence herkesin insanlığa yararlı bir mesleği olmalı./Syf.124
Korkuyu BeklerkenOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 202233,4bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
ismail küçükkılınç'ın incelemesi
Puan vermedi
''''Gün gelip de eski Milli Eğitim bakanı ve Ali Suavi ve Dönemi adlı doktora tezini numune gösterdiğim akademisyen Hüseyin Çelik'in üzerinden silindir gibi geçmek isteyeceğim aklıma gelmezdi. Sn. Çelik maalesef bu eserde ilim ahlakını biraz ıskalamış. Hüseyin Çelik Bey'in Tayyip Erdoğan ile bir derdi varsa dürüstçe hareket etmeli,laf cambazlığı yapmamalı. Tayyip Bey, Çelik'i görevde tutarken iyiydi de sonradan mı Abdülhamid'e benzedi oysa Tayyip Bey, hep Abdülhamid'i örnek alıyordu.İkbalde yazamadığını idbarda yazmak ayıptır. Çelik, herkesi eleştiriyor ama sıra Said-i Nursi'ye gelince gassalın elindeki meyyit gibi oluyor. Kusura bakmasın, Said-i Nursi için yazdığı "İttihat ve Terakki dönemindeki baskıcı, komitacı uygulamalara sertçe muhalefet etmiş" ifadesi doğru değildir, aksine yalakalık etmiştir. İttihat ve Terakki'yi böyle diyerek harcamaya çalışmak, Bediüzzaman dediği Said-i Nursi'yi de tebcile çalışmak basit bir mürîd ve mutî' tavrıdır. Said-i Nursî, İTC'ye tam bağlılık ile kelleyi kurtarmış biridir. Abdülhamid'in Said-i Nursi'yi tımarhaneye yatırdığı iddiasına gelince, eskiden beri dillendirilen bu iddia bir an için doğru ise helal olsun, aşk olsun Abdülhamid'e. Büyük adammış, "mistik hezeyan" sahibini gözünden tanımış. Malum, İsmet Özel de bir kardinali gözünden tanımıştı. Hüseyin Çelik çok ayıp ediyor, kendisine yakışmıyor, İslamcılığın ne olduğunu; (kimlerin İslamcı olduğunu yazdığı 'Ali Suavi ve Dönemi' kitabına göre de) çok iyi bilmesine rağmen sırf sonradan nükseden Erdoğan alerjisi sebebiyle "Siyasal İslamcı" sakızı çiğnemeye başlamış. Yazık! Kitapta Abdülhamid hakkındaki tespitlerin çoğu doğru iken araya birçok maddî bilgi ve tespit hatası serpiştirmiş, alakasız mukayeseler ve benzetmeler yapmış. //ESKİ MİLLİ EĞITIM BAKANI VE AKADEMİSYEN HÜSEYİN
Tarih
Sultan AbdülhamidHüseyin Çelik · Alfa Yayıncılık · 202534 okunma
“NEYİ NASIL YAPMALI?” ÜZERİNE BİRKAÇ KELAM…
Puan vermedi·160 syf.··
2024 52. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2024 19:22
“NEYİ NASIL YAPMALI?” ÜZERİNE BİRKAÇ KELAM… Taha Kılınç Abi’yi yer yer konferanslarıyla yer yer de kitaplarıyla yıllardır takip ederim. Allah nasip etti zamanında tanışmak da nasip oldu. Genç arkadaşlarla yaptığım çalışmalarda kitap okuma alışkanlıkları oluşsun, bir kitap okumanın ve bitirmenin hazzını yaşasınlar diye Taha Abi’nin “Bizi Bize” kitabını hediye ederim. Devam eden süreçte “Kudüs Yazıları” kitabını da okuma serüveninin içerisine eklerim. Bu zamana kadar iki kitabını da okuyup beğenmeyen, istifade edemedim diyen bir arkadaşla karşılaşmadım. Bunun haricinde de Ortadoğu’ya ve coğrafyamıza dair yazdığı diğer eserlerin de büyük bir kısmını okumak nasip oldu. Özellikle “Bir Rüyayı Hatırlar Gibi” kitabı ilgilileri için çok hoştur. Ancak “Neyi Nasıl Yapmalı?” kitabını okumak düne kadar nasip olmamıştı. İslami ilimler okutmaya başladığım arkadaşlara her ay bir tane kitap okumaları için kitap listesi hazırlarken bu kitabı da Taha Abi’nin yazmasının verdiği rahatlıkla listeye ekledim. Biz de hocaları olarak aynı kitapları okuyup talebelerimizle kitapların üzerine konuşuyoruz. (Yani en azından niyetimiz bu yönde. Bu hafta bir tanesini ele alacağız mesela :d) Kitabın daha 55. sayfasına vardığımda tamam bunu her genç okumalı diye bir şey geçti içimden. İlerleyen her sayfada iç sesimin 55. sayfada vardığı sonucun ne kadar doğru olduğunu müşahede ettim. Taha Abi’yi değerli kılan şey gözlemlemeyi iyi yapması ve gündeme düşen meseleleri iyi takip edip kayda değer bulduklarını yıllardan beri gelen alışkanlığıyla (bunu da kitabı okurken öğreniyoruz, ilkokuldan itibaren yazıyor…) yazıya döküp o tartışmaya dair güncel sorular ve çözümleri ortaya koymaya çalışması. Sadece dert yakınan kitaplardan ziyade dertlere kendince çözümler getirmeye çalışması y”ıkmak değil yapmak için
Edebiyat
Neyi Nasıl Yapmalı?Taha Kılınç · Aşina · 2019866 okunma
10/10
·220 syf.··
Beğendi
·
2024 51. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2024 21:28
Abdülhak Şinasi Hisar 1888 - 1963 yılları arasında yaşamış ve dönemi içerisinde dilimizi en iyi kullanan yazarlardan biridir. Eserlerinin ağırlıklı bölümü geçmiş zamana ait anlatılardan oluşmaktadır. Geçmiş Zaman Fıkraları, Geçmiş Zaman Köşkleri, Boğaziçi Yalıları, Boğaziçi Mehtapları bu türde olan eserleridir. Roman veya hikaye türünde diyebileceğimiz eserleri ise Çamlıcadaki Eniştemiz, Ali Nizami Bey'in Alafrangalığı ve Şeyhliği ve okumuş olduğum Fahim Bey ve Biz'dir. Ayrıca bir dönem gazete ve dergilerde yayınlanan ve Geçmiş Zaman Edipleri ve Kelime Kavgası isimleri ile kitaplaştırılmış edebiyat ile ilgili yazılarını içeren eserleri de bulunmaktadır. Abdülhak Şinasi Hisar'ın çocukluğu Rumelihisarında bir yalıda geçtiği için İstanbul ve özellikle Boğaziçi hayatına oldukça vakıf biridir. Ayrıca gençliğinde birkaç yıl süren bir Paris hayatı da bulunmaktadır. Bu dönemde Anatole France ile de tanışma imkanı bulur. Abdülhak Şinasi Hisar'ın roman tarifi şu şekildedir: "Ona göre, roman, topraktan biten bir ağaç gibi içeriden dışarıya bir fışkırma eseridir. Romanı bir vak'anın hikâyesine hasretmek kadar kurutucu bir şey olamaz. Romanda vak'a gayet tevazulu ve ihtiyatlı olmalı, kitabın mânâsını bozmamalıdır. Romanda esas, vak'a değil, şahıs, muhit, hayat, his, fikirdir.“ Abdülhak Şinasi Hisar romanlarında dahi hep o gönlünde yer tutan geçmiş zamanı ve o dönemin insanını anlatmaktadır. Alelade bir insan ve onun hayatı üzerinden dönemin evleri, adetleri, yaşantısı, sorunları gibi konuları işlemektedir. Fahim Bey ve Biz romanı 1941 yılında yayımlanan, kendisinin ilk ve belki de en nadide eseridir. Fahim Bey karakteri tam bir güzel ve iyi insan misalidir. Ve yazar bu karakterinin üzerinden insanların içindeki bilinmeyen halleri ile birlikte, yaşamak zorunda olduğu diğer
Fahim Bey ve BizAbdülhak Şinasi Hisar · Ötüken Neşriyat · 19782,431 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
Beğendi
·
2024 139. kitabı
"Tekrar uyu. Acıyı hafifletmenin en iyi yolu." İsveçli #yazar #niklasnattochdag kaleminden #koprulerinarasindakisehir1794 @solinasil çevirisiyle @dogan_kitap tarafından yayımlandı. Belman Noir serisinin ikinci kitabı olan kitap, #gerilim türünde okumayı seven bir #okur olarak beni heyecanlandırdı. Kuzey polisiyesi okurken #stockholm ün insanın içini üşüten serinliğini hissetmek de güzeldi. Doğumundan itibaren yaşadığı yalıtılmışlık ve hissettiği yalnızlık duygusu ile #ebeveyn eksikliğini yaşamının her anında zihninde taşıyan Erik'in yaşam öyküsü oldukça ilginç . Maddi durumu iyi olsa da babası ile yaşadığı problemler, aşık oluşu ve şehirden ayrılmak zorunda oluşu okuru sıklıkla düşündürüyor. Ya evlendiği gecenin sabahında eşinin vahşice öldürülmüş olarak bulunuşu! O gece Tre Rosor malikânesinde neler olmuştur? Soluksuz bir macera okumak isterseniz aklınızda olsun! #tavsiyekitap "...kalp hem aldatıcı hem öngörülemez bir organdır." "Güçlü olan kazanır ve güçsüz kişi de ihtiyatlı olmalı."
Köprülerin Arasındaki Şehir 1794Niklas Natt Och Dag · Doğan Kitap Yayınları · 202420 okunma