İnsan, akıl nuruyla aydınlanmadıkça, kendi nefsini göremez.
s.12
"Şu sağındaki de, düşünmeden iş yapar; hemen harekete geçer. Yerinden bir kez heyecanla kalkacak olursa, kulağına hiçbir güzel söz girmez, onu hiç bir öğüt geri döndüremez."
(Öfke gücü anlatılmıştır.)
"Şu solundakine gelince:
"Nefsine ve şehvetine düşkün, açgözlü, obur murdarın biridir. Karıdan ve karından başka bir şey bilmez. Onun gözünü yalnızca toprak doyurur. Ondaki açlığı yalnızca toprak giderir."
(Kösnü gücü anlatılmıştır.)
Onlara karşı daima politik davran... Her zaman onlardan ileri git... Onları şımartmayarak karşılarında metin davranacak olursan, onları kendini boyun eğdirebilirsin!.. Onlar seni değil, sen onları yenebilirsin.
(İnsanın akıl gücünün diğer duyu ve güçlerle ölünceye değin birlikte bulunacağı, ölümden önce bunların birbirinden ayrılamayacakları, ölümden önce bunlardan kurtulup kendi evdenine gidemeyeceği için aklın, kurtulma zamanı gelinceye kadar onlara yenik düşmeyerek üstünlüğü elinde tutması öğütleniyor.)
Bunlar için uygulayabileceğin en iyi, en başarılı politika, bunları birbirine düşürmektir.
"Şu dik başlı huysuzu, bu yandaki obur boşboğaza saldırtıp onu biraz yola getirmeli; bu boşboğaz yaltakçının aldatıvıklarıyla berikinin kendini beğenmişliğini, sert başlılığını, sınır tanımazlık ve taşkınlıklarını gidermelisin."
(Öfke ve kösnü güçlerini birbirine kırdırmak, bu yolla ikisinide etkisiz duruma getirerek tehlikelerden kurtulmak öğütleniyor. Sert başlı olan öfke gücü, boşboğaz olan kösnü gücüne saldırtılarak bunun boşbağazlığı azaltıldığı gibi, öfke gücünün de sert başlılığı azaltılarak tehlikeleri savrulmuş olur. Kösnülüğü baskın olan insanlar ağırbaşlılıklarını, onurlarını koruyamazlar. Bu durumda olanlar, öfke gücünden yardım almalıdırlar. Bunun yumuşaklığı, öfke