İkiryö: Yaşayan hayalet. İkiru:yaşamak, ryö:ruh, hayalet. İkiryö, yaşayan bir insanın bedeninden ayrılarak, serbestçe dolaşan ruhudur. Kin, sevgi vb. gibi sebeplerle, özellikle bağımlılığı olan veya takıntılı insanların peşine düştüğüne inanılır. Bazen insanları lanetleyip ele geçirebilirler. Eski çağlardan beri inanılan İkiryö kavramı, edebiyatta ve söylencelerde sıkça görülür.
Sayfa 27·Kitabı okudu
Japon yönetmen Akira Kurasawa filmi - İkiru
Japon yönetmen Akira Kurasawa, hala dünya çapında gösterilmeye devam eden 1952 yılındaki şaheseri İkiru’da dalgalanma sürecini etkileyici bir şekilde resmediyor. Bu film mide kanseri olduğunu ve yalnızca birkaç aylık ömrü kaldığını öğrenen köle ruhlu Japon bürokrat Watanabe’nin öyküsünü anlatıyor. Çok dar bir hayat yaşadığı için çalışanlarının ona ’’mumya’’ dediği bu adam için kanser bir uyanma deneyimi oluyor.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yaşayan Hayalet
Ikiryō, yaşayan bir insanın bedeninden ayrılarak, serbestçe dolaşan ruhudur. Kin, sevgi vb. sebeplerle, özellikle bağımlılığı olan veya takıntılı insanların peşine düştüğüne inanılır. Bazen insanları lanetleyip ele geçirebilirler. Eski çağlardan beri inanılan ikiryō kavramı, edebiyatta ve söylencelerde sıkça görülür. (dipnot) Ikiryō: Yaşayan hayalet. İkiru: Yaşamak. ryō: ruh, hayalet.
Sayfa 26·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Ikiru (1952)
Şimdiye dek hayatın kölesi oldunuz, ama artık onun efendisi olacaksınız. Yaşamın tadını çıkarmak her insanın görevidir; çıkarmamak doğaya ters düşmektir. İnsan, açgözlü olmalıdır. Bunun ahlaksızlık olduğu öğretildi bize, ama öyle değildir. Hayata karşı açgözlü olmak bir erdemdir.
"Yaşamak zorundayız, Naoko! Başka seçeneğimiz yok.Devam etmeliyiz." Midemdeki balık o koca kuyruğunu savurup,havada dönerken zorlukla nefes alıyordum.Sonra her yere su sıçratarak tekrar suya girdi ve uzaklaştı.Su yavaş yavaş duruldu. "İkiru shika nai."Benim balığım yaşayacaktı.
Nedir hayatınızı yaşamaya değer kılan? İşiniz gücünüz, kabiliyetleriniz, çoluğunuz çocuğunuz, aşkınız, toplumda edindiğiniz yer, malınız mülkünüz, sahip olduklarınız, politik duruşunuz, başkaları için işe yarar oluşunuz mu? Yoksa bunların hepsinin bileşimi mi hayatı değerli kılar sizin için? Belki sorumuzun son aşamasına “Evet” cevabını vermek kolay görünebilir, ama her şeyi bir arada yaşamanın olanaksızlığı duvarına çarpmak da kaçınılmaz olur bu durumda. Oysa ki hayatlarımızda ‘değersiz’ gibi görünen küçük ayrıntılarla yakalarız mutluluğu çoğunlukla. Tıpkı Akira Kurosawa başyapıtı “Yaşamak”taki (Ikiru) yoksul ama mutlu genç kadın karakteri Toyo’nun söylediği ve yaşadığı gibi...