Üzerinde İspanya ve Portekiz'in bulunduğu yarım adaya İberik (İberya) yarımadası deniliyor. MÖ 1100 yıllarında Fenikeliler, İspanya topraklarında ilk yerleşim merkezlerini kurmaya başlamışlar. Romalıları, Keltler ve Yunanlar izlemiş. Daha sonra Kartacalıların egemenliğine girmiş. MÖ 202 yılında Romalılar, Kartacalıları İberik Yarımadası'ndan atmışlar. Roma İmparatorluğu bu tarihten itibaren İspanya'da birliği sağlamış. Fenikeliler geldikleri zaman burada çok tavşan yaşamaktaymış. Bu nedenle buraya "Tavşan ülkesi" anlamında "Hispanie" falan demişler. İspanya'yı Fenikelilerin elinden alan Romalılar da buraya İspanya demişler. Bu memlekette bir yığın tuzu kuru var elbette! Değirmene su öğütmeye giderler! İspanya diye bir ülke varmış ama İspanyol diye bir etnik grup yokmuş... Üstü kapalı olarak "Ülkelerin adı üzerinde yaşayan herhangi bir halkın adı olmasaydı" temennisi gizlidir. Siz böyle bir cümleyi "Türkiye'ye Türkiye denmesinden Kürtler rahatsız oluyor" yorumuyla okuyabilirsiniz. Yahu kardeşim, Türkiye'ye Türkiye adını Türkler vermemişler ki, ta ortaçağda Avrupalılar vermiş bu adı. Marco Polo (1254-1324) bile Türkiye diye yazıyor. Ne yapalım ki, kimi memlekete üzerinde yaşayan insanların ulusal adı verilmiş: Almanya, Rusya, Türkiye... Kimi memleket de üzerinde yaşayan uluslara adını vermiş: Kolombiyalı, Perulu... İlginç değil mi, son keşfedilen topraklar kendilerini keşfeden uluslara adını vermiş. Tarihte, Türkiye'nin güneydoğusu da aralarında olmak üzere Ortadoğu'nun bir coğrafi bölümüne Kürdistan deniliyor. Ama tarih boyunca Kürdistan adlı bir devlet olmamış. Bu nedenle tarih ile coğrafyayı karıştırmamak gerek.
Sayfa 240·Kitabı okuyor
İlginç bir zekâ tespit kriteri
Ayrıca en soğuk ve sisli günde bile insana gülümsüyordu. Bu yetenek normal zekâlı insanların çoğunda yoktu.
Sayfa 269 - Altın Kitaplar·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
İlk insan ve ilk peygamber Adem, günah işlemeyi cennete yaşamaya yeğlemiştir; yaşamın değişikenliğini, sıkıcı tekdüzeliğe yeğ tutmuştur. İnsan imgeleminde cennet çok ilginç bir yer olmadı. Hayal gücümüzü harekete geçirmedi, geçiremez de.
“Tecrübelerim biraz farklı. Benim için bir mücadele değildi yaptıklarım. Yönetmen olmak için herhangi bir planım olmadı hiç. Şansa ve kadere itimat etmek yaşamamızın belli bir yönde ilerlemesini umud ederek kendinizi birtap düşürmekten daha iyidir belki de. Tabii ki sıkı çalışın, çok sıkı çalışın fakat yalnızca ilginç ve keyifli olduğunu düşündüğünüz şeyler için bunu yapın ve hayal dahi edemeyeceğiniz şeyler yürüdüğünüz yolları düşüverecektir.”
İlginç ama var öyle eğitim(ders olarak) her şey değil
" O da iyi eğitimli ama aptalın tekiydi. "
Sayfa 65 - İletişim yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
kültürüyle sevimli bir delişmenliği bağdaştırabiliyor, bu delişmenlik de gönülsüz sürdürülen söyleşileri ilginç ve çekici kılıyor.
Sayfa 18·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam