Puan vermedi
Günübirlik hayatlar, Irvin Yalom un Psikiyatri seanslarında danışan olarak ona gelen hastaların hikayelerinden oluşuyor. kitapta yaklaşık on adet öykü var, kimi uzun kimi kısa. Seansların ana temaları, yalnızlık, yaşlılık, ölüm ve kendini bulma gibi konular üstünden ilerliyor Hastalardan biri kendini önemli hissetmek için, bir diğeri gerçeklik algısını düzeltmek için, ya da başka bir hasta kendisinin iyi yönüyle tanışmak için seanslar alıyor. Artık yazamayan bir yazarın tekrar yazma yetisine kavuşması, ya da ölüm döşeğinde olan bir kanser hastasının Çevresine ölüm konusunda öncülükk etmesi gibi konularda bu hayatlara Tanıklık ediyoruz. konuların ana teması yaşlılık, hastalık, ölüm. Ana tema bu olmasa da, her seansta yine yaşlılıktan tükenmiş ya da tükenmekte olan hayattan bahsediliyor. Tabii ki konuşulması normal konular ancak bir terapi kitabı okurken seansları anlatılacağı yahut aktarılacağı bir kitap okuduğumuzu bilirken daha değişik konular, daha enteresan saptamalar beklerdim. Edebi olarak kitaptan bir şey beklemek çok iyimser olur, çünkü romanın esas hedefi Yaz arca enteresan bulunmuş ilginç seansları okuyucuya aktarmak. Ancak konuların dönüp dolaştığı yer ölüm ve yaşlılık olunca hem Okuyucuda karamsarlık bırakıyor, hem de beklentiyi karşılayamıyor. Son hikayedeki seansta marcus aurelius tan Alıntılar yapılıyor, romanın en güzel seansı kısmı da burası zaten. Romanda adını zaten buradan bir alıntıdan oluyor. "Hepimizinki Günübirlik hayatlar, hatırlayanın hatırlayandan farkı yok" "Her şeyi unutacağın, Ve her şeyin seni unutacağı günler yakın."
Günübirlik HayatlarIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 201616,2bin okunma
Olaylar ve kişiler gerçektir :)
9/10
·171 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 00:00
Şiirlerini çok sevdiğim İrlandalı şair Yeats'in, Paddy Flynn adında, neşeli bir ihtiyardan duyduğu halk hikayelerini ve kendi yaşamından ilginç kesitleri, hiç bir ekleme yapmadan yazdığı bir defter... Bugünün İrlanda, İskoçya, Galliler halkları ve Anadolu'da da Galatlar diye bilinen Keltler, politeizm mitolojisine ve pagan inancına sahiptir. Bu nedenle ölmüş ruhlarla bir arada yaşadıklarına inanıyorlar. Özellikle köy yaşamının az sayıda insanın dilden dile konuşulan, -artık hayatın bir parçası haline gelmiş- hayaletlerle sürdüğü söylenebilir. Küçük bir kızın kaybolduğu bir hikayeyle başlıyor eser; kız kimin ne zaman öleceği bilgisiyle döner ve bunu onu kaçıran perilerin söylediğini anlatır... Kelt mitolojisinde uğruna çok kişinin can verdiği Mary Hynes öyküsü anlatılırmış. Söylenenlere göre yeryüzü daha güzelini görmemiş. Ama çok genç yaşta ölmüş... Sonra doğan çok güzel kızların mutsuz olduğuna ve kötü kaderle doğduğuna inanılmaya başlanmış... Belki de 'çirkin bahtı' buradan türemiş olabilir :) Eserde Araf'ın ve cehennemin tasvirleri yapılıyor, çok ilginç detaylar var. Perilerin ve küçük cüce cinlerin, birlikte çalışan, yiyip içen ve farklı giysiler giyen varlıkların görüldüğü halk hikâyeleri... İntikam ve kötülük için etrafta dolaşan, hattâ sırf yaşayan insanların duasını almak için gelen ve onları terketmenin karşılığında dua isteyen azap içinde ruhlar... Yazar da bilge bir dostu ve kahin olduğuna inandığı genç bir hanımla yaptığı yolculuğu anlatıyor, mağarada yaşayan küçük insanlar ve uzun boylu güzel bir kadın görüyor, kadın Yeats'i şöyle uyarıyor; "Dikkatli ol, bizim hakkımızda çok şey öğrenmeye kalkışma." Bazı öyküler kedilerle ilgili öyle şeyler anlatıyor ki; evde kediniz varsa, bir süre çok fena etkisinde kalabilirsiniz :)) Ormanda görülen doğaüstü
Kelt ŞafağıWilliam Butler Yeats · Dedalus Kitap · 201796 okunma
Reklam
Tüm İnsanlık Adına Yazılmış Tam Bir Baş Yapıt
10/10
·479 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 15:47
GİRİŞ "Hayat nedir ? Acılar Vadisi. Dünya nedir ? Hissiz insan kalabalığı." 19.yüzyıl Rus edebiyatının en önemli yazarlarından birisi olan Nikolay Gogol, Rusya'nın kokuşmuş bürokrasi sistemini, toplumun gerçek yüzlerini ve devlet yönetiminin eksik yönlerini eleştirel bir bakış açısı ile eserlerinde yer vermektedir. Sadece Rusya'da değil, tüm dünyada edebi saygınlığa sahip olan Gogol, eserlerinde sınıfsal açıdan burjuva insanları yerine sıradan insanlara yer vermiş, böylece her bir okur kitaptaki karakterler ile empati kurarak, kendi günlük hayatı ile özleşleştirmiştir. Nikolay Gogol, 1809 yılında Ukrayna'nın Soroçinski köyünde dünyaya geldi. Bazı eserlerinin esin kaynaklığını yapan ve yaşadığı coğrafya olan Kazaklar sebebiyle hayatının önemli bir bölümünü burada yaşayarak geçirmiştir. Babası amatör olarak tiyatro oyunları yazıyordu ve Gogol'ün tiyatroya olan ilk deneyimleri babasını izlerken olmuştur. Hayatının ileri safhasında kazak kültürü ve çocuklukta yaşadığı birçok olay vesilesiyle birçok eser yazmış, dünya edebiyatına damgasını vurmuştur. Dünyaca ünlü bazı eserleri şunlardır; Palto, Burun, Portre, Bir Delinin Anı Defteri, Taras Bulba, Müfettiş. Gogol, hayatının belirli önemli bir zamanında Rusya'nın Petersburg şehrinde geçirmiştir. Burada çeşitli devlet kurumlarında görev yapmış ve en yakın dostu olan yazar Aleksandr Puşkin ile bu şehirde tanışıp beraber edebiyat sohbetleri gerçekleştirmiştir. Eserlerinin bazılarına esin kaynaklığı yapan bu şehir, özellikle yakın dostu Alexandr Puşkin'in Gogol için Ölü Canlar'ı yazma fikri vermesi onun hayatının dönüm noktalarından biri olmuştur. Gogol eserlerinde hiciv trajik grotesk ve fantastik öyküler ve tiyatro yapıları kaleme almıştır. Gogol'ün eserlerinde en çok kullanıldığı yazım türü olan "Grotesk" dediğimiz edebi
Edebiyat
Ölü CanlarNikolay Gogol · İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,4bin okunma
70lerin günlük yaṣamının dökümü
5/10
·495 syf.··
2026 5. kitabı
Ayfer Tunç’un Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek kitabını bitirdim. Roman desem roman değil, belgesel desem belgesel değil; ikisinin arasında duran bir anlatı. Türkiye’de 70’lerin çocuğu olarak özellikle çocukluk yıllarına dair bölümler beni çok etkiledi. Arsaların verdiği özgürlük, sokakların kendiliğindenliği… 70lilerde bir çocuk olarak bunlar büyük bir şanstı.Kitap ilerledikçe daha belgesel bir tona kayıyor. Bu noktadan sonra benim için ilginçliğini biraz yitirdi. Düğünler, ev adetleri, gelenekler, o dönemin sineması, radyosu, şarkıları elbette ilginç; ama günlük yaşamın dökümü baya beni baydı. 2000’lerde doğanlara ne kadar çekici gelir merak ettim doğrusu.Edebi değer açısından ise çok güçlü bir tarafı olduğunu düşünmedim; daha çok bir dönemin panoraması gibi. Ayfer Tunç'un diğer kitaplarından daha farklı bir yerde. Sonunda bir dizin olsaydı çok daha işlevsel olurdu. Ama Türkiye’de yayınevleri ve editörler bu konuda hâlâ çok isteksiz. Bilmiyor olamazlar; tembellik mi, okuyucuyu küçümsemek mi, yoksa maliyetten kısmak mı, anlamıyorum. Böyle bir kitapta dizin şart. 70’lere dair bir el kitabı gibi; dönüp belirli konulara bakılabilmeli.
Bir Maniniz Yoksa Annemler Size GelecekAyfer Tunç · Can Yayınları · 20212,487 okunma
Puan vermedi·479 syf.··
2026 16. kitabı
Sıradan insanların hayatlarında yaşadığı olayları samimi ve etkileyici bir şekilde anlatan bir romandır. Sezgin Kaymaz, kendine özgü anlatımı ve mizahi diliyle okuyucuyu hikâyenin içine çekmeyi başarıyor. Kitapta günlük hayatın içinden karakterler, onların yaşadıkları zorluklar, düşünceleri ve duyguları ele alınıyor. Ankara ve Konya gibi şehirlerin atmosferini de başarılı bir şekilde yansıtan yazar, sıradan görünen hayatların aslında ne kadar ilginç hikâyeler barındırabileceğini gösteriyor. Akıcı dili, güçlü karakterleri ve gerçekçi anlatımı sayesinde kitap okuyucuda derin bir etki bırakıyor.
KünSezgin Kaymaz · İletişim Yayınevi · 20231,737 okunma
7/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 41. kitabı
Okuması zordu ama bitirince ben ne okudum be böyle dedim. Kanal 7'de yayınlanan gündüz hint filmleri ahhaaahhhaaaa dumdabada dumba dum gibi sevimli jenerik kafamda döndü diyemeyeceğim. Sonu berbattı. Ama kast sistemi bir ailenin yıkılışını çok sağlam anlatmış. Ikiz kardeşlerin geçmis ve günümüz arası anlatısı ile başlıyor kitap. Hiç sevmiyorum zaman atlamalı kitapları ama gelip beni bela gibi buluyorlar. Hindistanın bağımsızlık sonrasında yeni düzene geçişin orda yaşayan (gene kast sistemi ne anladın Yurdagül ha ingilizler gitti) bir aileyi param pörçük edişini okudum. Adaletsizliğin bu kadar derin anlatılışını beğendim ama. Turşu fabrikasını okurken resmen burnuma turşu kokulari da gelmedi değil çok ilginç bu kitabi sanırım hep hatırlayacağım.
Küçük Şeylerin TanrısıArundhati Roy · Can Yayınları · 20201,744 okunma
Reklam
Reklam