9/10
·634 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
Kitap, Oğuzcan’ın farklı dönemlerden şiirlerini içerir. Aşk, ayrılık, özlem, yalnızlık, ölüm ve melankoli ana temalarıdır. Şairin üslubu samimi, içten ve duygusal yoğunluktadır; okuyucuyu doğrudan yakalar. Basit gibi görünen ama derin hisler uyandıran dizeleriyle bilinir. Birçok şiiri bestelenmiş (örneğin “Beni Kör Kuyularda”, “Yıkık”), Türk pop ve arabesk müziğine ilham vermiştir. Oğuzcan’ın hayatı şiirlerine yansır: Çocukluk kazaları ve hastalıklar sonucu kekeme kalması, bankacılık kariyeri, intihar girişimleri ve özellikle oğlu Vedat’ın 1973’teki intiharı sonrası şiirlerinde ölüm ve acı temalarının ağır basması. Erken dönemlerdeki aşk ve ayrılık odaklı lirizm, zamanla daha hüzünlü ve ölümcül bir tona evrilir. Örnek dizeler: “Ellerinin değdiği her şey güzeldi / Sen varken yaşamak güzeldi.” “Çoktan öldüm / Kimse farkında değil.” Roman, Kan, Çıkmaz Sokak gibi kısa, vurucu şiirleri de kitaptadır. Genel olarak Şiir Denizi 1, Oğuzcan hayranları için vazgeçilmezdir. Şiire yeni başlayanlar için de erişilebilir bir giriş kitabıdır; çünkü dil karmaşık değildir ama hisler yoğundur. Kitabı sindire sindire okumak (birden bitirmemek) önerilir, çünkü duygusal yoğunluğu yüksek olabilir. Kimlere Önerilir? Aşk, ayrılık ve hüzün temalı lirik şiir sevenlere. Türk edebiyatının 20. yüzyıl şairlerini (özellikle Orhan Veli, Edip Cansever kuşağı etkileriyle) tanımak isteyenlere. Bestelenmiş şiirlerini seven, duygusal derinlik arayan okuyuculara. Kısaca: Duygu yüklü, samimi ve akılda kalıcı bir şiir derlemesi. Oğuzcan’ın “Şiir Denizi”ni keşfetmek isteyenler için ideal başlangıç. 2. ciltle birlikte tamamlanması önerilir. Eğer şiir okuyorsanız ve henüz tanışmadıysanız, kesinlikle değerlendirin.
Şiir Denizi 1Ümit Yaşar Oğuzcan · Everest Yayınları · 20073,309 okunma
Zaman
Puan vermedi·296 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 01:50
Yazarı Hüznün Fiziği romanı ile tanıdım. Spotify'dan takip ettiğim "Ben okurum" programında Zaman Sığınağı kitabının incelenecegini ve bunu da yine çok sevdiğim yazar Hakan Bıçakçı ile yapılacağını öğrendim. Sabrisizlanıp hızlıca okumaya çalıştım ama ne yazık ki kitap pek öyle hızlı okunan bir kitap değil. Bazen ithaf yaptığı konuyu araştırmak için, bazen temas ettiği bir noktayı düşünmek için, bazen devrik cümlelerini düz cümleye çevirmek için, ya da sondan başa doğru ve ya sırasını karıştırarak anlattığı bir bölümü toparlak için yavaşlıyorsunuz. Yine de yorucu sıkıcı didaktik birnkitap degil. Tam tersine bir yaz ikindisinin sakinligini barindiriyor diyebilirim. Bu incelemeyi de halen yayını dinlemeden yaziyorum. Kitabın konusu oldukça orijinal. İnsanın sadece kendisini değil koca bir kıtayı peşine takıp geçmişe kaçmaya çalışmasını anlatıyor. Psikoloji, nöroloji, tarih, siyaset, teoloji, mitoloji, gibi farklı dallardan onlarca alıntı, ilham, referans ile hem insanın kendi kişisel tarihini hem de 1900 lerden başlayarak Avrupa tarihini büyüteç altına tutuyor. Kitabın başlangıç ve gelişme bölümü hareketli ve merak uyandırıcı şekilde ilerlese de sonuç bölümünde artık tamamen hafıza kaybı, demans, Alzheimer hastalarına saygı duruşu yaparcasina konudan uzaklaşarak bitiriyor. Kendisi de sonları sevmediğini ve bu yüzden kitabın konusuna bağlı bir son yazmadığını itiraf ediyor. Klasik roman akışı isteyen, bir anadüşünce etrafında şekillenen ve sonlanan kitap arayışında olanların uzak durmasi gereken bir kitap hatta yazar. Kendi kişisel geçmişini, dünya tarihini, insanlığın yapısını seven, felsefe ve psikoloji ile ilgilenen okurlara tavsiye ederim. Ben kişisel olarak hem kendi yaşlılığımı hem çevremdeki yaşlıları hem de yaşlılık kavramı üzerinden çokça tefekkür yaptım bu
Zaman SığınağıGeorgi Gospodinov · Metis Yayıncılık · 01,708 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Modern Bir Yamyamlık Hikâyesi
7/10
·512 syf.··
2026 15. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 13:08
Gazetede gördüğü bir cinayet haberi ve haberin manşetindeki "Arka bahçelerinde cesetler çıkana dek herkes onların yaşlı, tatlı bir çift olduğunu sanıyordu" ibaresinden ilham alarak yazdığı bir Holly Gibney hikâyesi olan bu kitabında Stephen King, bizleri yine sürükleyici bir maceraya çağırıyor. Kaçırıp öldürdükleri genç ve sağlıklı insanların iç organlarından ve özellikle beyinlerinden kendilerine ilaç ve yiyecek yapan iki yaşlı profesörün, akıllara durgunluk veren öyküsünü okurken modern bir yamyamlık hikâyesine tanıklık ediyoruz. Hikâyenin en trajik yanı ise tüm bu kötülükleri yapan iki yaşlı profesörün toplumda fazlasıyla saygı gören ve cemiyet hayatında önemli bir yeri olan öğretim üyeleri olması. Covid 19 salgınının en yoğun yaşandığı zamanlarda geçen hikâyemizde covid salgınıyla ilgili olarak Holly'e söylettiği "tüm bunlar bittiğinde kimse gerçekten yaşandığına inanmayacak. İnanırlarsa da nasıl olduğunu anlamayacak." sözleriyle dile getirdiği öngörüsü ve Holly Gibney'in annesini bu virüs nedeniyle kaybetmesi, Holly'nin iş ortağı Pete'in de yine bu virüsle boğuşması nedeniyle tipik bir Covid dönemi romanı çerçevesi çiziyor King. Bir diyalogda "Miss Amerika değil ama lisedeyken balo kraliçesi seçilmişti. Kimse onun başından aşağı bir kova dolusu kan falan da dökmedi" sözleriyle yaptığı Carrie White göndermesiyle King evrenine gizli bir selam verirken yakalıyoruz yine Kral'ı. Stephen King romanlarının en sevdiğim yanlarından biri olan ve satır aralarına gizlenmiş kitap ve şarkı tavsiyelerini Holly'de de fazlasıyla görüyoruz. Bu yanıyla bile kendine münhasır bir yazar olan Stephen King'in en sevilen karakterlerinden biri olan Holly Gibney'i ölümsüzleştiren eseri "Holly", polisiye roman sevenlerin özellikle beğenecekleri bir yapıt.
HollyStephen King · Altın Kitaplar · 2024556 okunma
9/10
·84 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
Altı çizilecek çok söz, ilham alınacak çok görüş olan kısa ama dolu dolu bir kitaptı. Yormadan, sıkmadan olay örgüsü ile fikirlerin harmanlandığı akıcı bir kitaptı. İncelemede olaylar ile ilgili detaya girip kitabın heyecanını kaçırmanızı istemem. Kitabı okuduktan sonra yazarın hayatını okuyunca eserde yazarın kendi hayatındaki arayışı aktardığını gördüm. Kitabı okumadan yazarın hayatını okumayın heyecanınızı ve kitabın gizemini canlı tutun İyi okumalar...
SoğukThomas Bernhard · Sel Yayıncılık · 2016644 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 65. kitabı
Azim ve kararlılığın ne kadar güçlü olabileceğini gösteren ilham verici bir yaşam hikâyesi. Fiziksel engellerine rağmen pes etmeyen Christy Brown'un mücadelesi okuyucuya önemli dersler veriyor. Kitabı bitirdiğimde hayata bakış açım biraz daha değişti.
Düşünce
Sol AyağımChristy Brown · Nemesis Kitap · 201794,9bin okunma
-SON-
Puan vermedi·424 syf.··
2026 22. kitabı
• Tussy Marx: Babasının Kızı (Eva Weissweiler) Kitap, Karl Marx’ın en küçük kızı Eleanor “Tussy” Marx’ın hayatını anlatıyor. Babasının gölgesinde büyüyen Tussy, onun sekreteri ve mirasçısı olur. Yetişkinliğinde kadın hakları, işçi sendikaları ve sosyalist hareketin önemli isimlerinden biri haline gelir. Ancak babasının ağır mirası, hastalıklar ve özellikle partneri Edward Aveling’in ihanetleriyle boğuşur. 43 yaşında intihar ederek hayata veda eder. Kitap, hem ilham verici hem de trajik bir baba-kız dramını merkeze alıyor. • Benim yorumum: Bu kitap, sadece bir biyografi değil; dahi bir babanın mirasının ağırlığı altında ezilen, ama aynı zamanda o mirası kendi mücadeleleriyle zenginleştiren güçlü bir kadının portresi. Tussy’nin hayatı, idealizmle gerçek hayatın çelişkisini, kadın olmanın zorluklarını ve siyasi bağlılığın bedelini çok çarpıcı gösteriyor. Okurken hem ilham aldım hem de derin bir hüzün duydum. Özellikle bugün hâlâ devam eden kadın-erkek eşitliği ve işçi hakları mücadeleleri açısından çok anlamlı ve öğretici. Özgür Yüce​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​ • Herkese keyifli okumalar diliyorum ..! • ⁠Kitaplarla kalınız..!
Tussy MarxEva Weissweiler · Çitlembik Yayınları · 20061 okunma