İlhami Erdoğan

ey benim 19 yaşım, ormanda çam dalları yaktığımız hep bir ağızdan şarkılar söyleyerek aya baktığımız gecelerin üstünden........ ben yine söylüyorum aynı şarkıları döndürmedi rüzgâr beni havada yaprağa, ben kattım önüme rüzgârı... ve sen ki en yıkılmazları yıkabilirsin, gözüme bakabilir elimi sıkabilirsin... ve sen ki... sen, benim ilk çocuğum, ilk hocam, ilk yoldaşım 19 yaşım
Sayfa 216·Kitabı okudu
Reklam
Hoşça kalın dostlarım benim hoşça kalın! Sizi canımda canımın içinde, kavgamı kafamda götürüyorum. Hoşça kalın dostlarım benim hoşça kalın... Resimlerdeki kuşlar gibi dizilip üstüne kumsalın, mendil sallamayın bana. İstemez... Ben dostların gözünde kendimi boylu boyumca görüyorum... A dostlar a kavga dostu iş kardeşi a yoldaşlar a..!!. Tek hecesiz elveda.. Geceler sürecek kapımın sürgüsünü, pencerelerde yıllar örecek örgüsünü. Ve ben bir kavga şarkısı gibi haykıracağım mapusane türküsünü. Yine görüşürüz dostlarım benim yine görüşürüz...
Sayfa 186·Kitabı okudu
O duvar o duvarınız vız gelir bize vız!...
Sayfa 173·Kitabı okudu
Perdesiz pencereler. Pencerelerin dışında yıldızlı geceler. Genç adam alnını dayamış cama. Ben, romanın muharriri diyorum ki genç adama: — Delikanlım!. İyi bak yıldızlara, onları belki bir daha göremezsin. Belki bir daha yıldızların ışığında kollarını ufuklar gibi açıp geremezsin.. Delikanlım!. Senin kafanın içi yıldızlı karanlıklar kadar güzel, korkunç, kudretli ve iyidir. Yıldızlar ve senin kafan kâinatın en mükemmel şeyidir. Delikanlım!. Sen ki, ya bir köşe başında kan sızarak kaşından gebereceksin, ya da bir darağacında can vereceksin. İyi bak yıldızlara onları göremezsin belki bir daha... Delikanlım!. Belki beni anladın, belki anlamadın. Kesiyorum sözümü.
Sayfa 132·Kitabı okudu
Sen ey kırmızı gözlü ana, Sen ey kahredip yaratan, Sen ey köprü altlarında sularla yan yana yatan. Sen ey yangınlı meydanların sesi.. Sen ey şiirlerin şiiri, bestelerin bestesi.. Sen ey kardeşim sen ey kahrolası sen ey darağaçlık. Sen ey her şey, sen ey AÇLIK!!! Çıplak ayaklarına alnımı koyar andederim ki, derim ki: DÖĞÜŞECEĞİM, benim, bizim, onun, onların değil SENİN mukaddes karnın doyana kadar...
Sayfa 117·Kitabı okudu
Reklam