5/10
·667 syf.··
2026 8. kitabı
·
89 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 11:00
Bu sefer olmadı.. İlk üç kitabını sevsem de bu kitap beni içine çekemedi. Cam Şato serisinin okuyanların yorumlarını incelediğimde dördüncü kitabın en iyisi olduğu bütün olayların burada başladığı söyleniyordu. Çoğu okurda en çok bu kitabı beğenmişti. Ama bende aksi bir durum oldu. Bu kitapta buram buram sıkıldım. 3 aydır elimde süründü, okuma isteğimi azalttı. Reading Slump'a girdim. İnanın hiç sevemedim. 5 puan verdim onu da neden verdim bilmiyorum daha düşük veresim vardı ama elimde gitmedi. Bu seriye burada ara vereceğim olurda bir gün Chaol, Dorian ve Manon'u okumayı özlersem, seriyi bitirmeye çalışırım. Şimdilik bu seriyi rafa kaldırıyorum. SPOİLERLI İNCELEME Bu kitapta beni en çok düşüren şey olayların bir türlü olamaması. Çok büyük bir konu var Celeane artık Kraliçe olduğunu kabul ediyor. Artık Aelin'im diyor ee hadi bir şeyler yapalım. Ama yok yapmıyoruz. Sürekli ne kadar büyük olaylar olacağıyla ilgili konuşuyoruz. Sözde(!) planlar yapıyoruz sonra yatıp uyuyoruz, Rowan'ı arzuluyoruz. Arobynn'i şişirdiler şişirdiler ne kötülükler bekledim ondan, onun ne kadar kötü olduğunu okuduk okuduk adam tam kötülük yapacaktı öldü. Tamam ölsünde daha sansasyonel mi olsaydı? Bu kadar basit ölüm yakışmadı. Kralımız var gaddar, güçlü, merhametten yoksun. Kıtalara hakimiyetini kurmuş, büyüyü yok etmiş, cadıları dize getirmiş askeri yapmış, Valgleri uyandırmış ordu kurmuş. Kölelerden oluşan ordusu, yok ettiği krallıklar var. Bu kadar güçlü bir kral böyle mi ölüyor cidden? Kitapta olaylar abartılıyor, savaş olacak aman Allah'ım Aelin kıyameti koparacak e sonra köprü yıktım da kralı öldürdüm. Olmadı ya bana geçmedi. Üçüncü kitapta Sorcha'nın ölüşü vardı, okuyanlar bilir. Sonradankitaba giren bir karakterdi ve o aynı kitapta da öldü zaten ama inanın onun ölümü bile beni daha
Gölgeler KraliçesiSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20182,304 okunma
5/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 12:30
I never thought that one day I would read and finish this book, but here I am — I read it, I finished it, and just as I expected, it turned out exactly that way. The Love Hypothesis is a book full of clichés but with the “I’m going to break the clichés” kind of attitude. I’m not even sure where to start. I don’t know if I actually liked the book, but I enjoyed reading it. It flowed really well, so I can’t complain about that part. However, Olive constantly talking about how big Adam was started to annoy me. I wanted to tell her, “Yes, we get it, he’s a big guy. You don’t have to remind us every ten seconds!” After that, their dialogues… I don’t know, they felt really ridiculous to me. It was less of a romantic comedy and more of a romantic nonsense kind of story. But it was the type of book that didn’t require much thought, was easy to read, and flowed nicely. I already know that once I finished it, I wouldn’t think about it again. The movie adaptation is coming. I’m not sure if I’ll watch it, but maybe I will just to clear my mind and have something easy to watch. Bir gün bu kitabı okuyup ve bitireceğimi hiç düşünmezdim ama işte buradayım, okudum ve bitirdim ve tahmin ettiğim gibi oldu. Klişelerle dolu ama ben klişeleri yıkmaya karar verdim havası ile love hypothesis kitabı. Nereden başlasam emin değilim. Kitabı beğendim mi, ondan bile emin değilim ama okurken keyif aldım, yani akıp gitti okurken. O kısımda bir sorun yoktu ama olive'in sürekli adam ne kadar büyük demesi sinir bozucuydu. Kendisine gidip evet anladık, o büyük biri. Bunu her on saniyede bize hatırlatmana gerek yok! Sonrasında aralarındaki diyaloglar, bilmiyorum çok saçma geldi. Romantik komediden çok, romantik saçmalıklar üzerine bir kurguydu ama kafayı yormayan, akan ve bittiğinde bir daha
The Love HypothesisAli Hazelwood · Berkley Books · 20214,934 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Son nefesi vermeden
Puan vermedi·200 syf.··
Beğendi
·
2026 40. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 22:33
Kitap hakkında boğazım düğüm düğüm ve zaten zorlanarak bir şeyler yazmaya uğraşırken, bu kitabı okuyup inceleme yapmış bir okurun yazdıklarına denkgeldim ve şuan darmadağınım. Sevgili okur tıpkı kitaptaki gibi bir hastalık sürecinde ve ameliyat aşamasında olduğunu yazmış ve bunları yazmasının üzerinden dört sene geçmiş... Umarım hastalığı atlatmıştır, iyidir, ve umarım dört yıldır buralarda olmamasının tek sebebi 1k' yı bırakmış olmasıdır... Kitaptan kısaca bahsedecek olursam çok başarılı bir beyin cerrahının bir gün o amansız hastalığa yakalanması ve sayılı günleri kaldığını tahmin ettiği için yaşadığı süreci kitaba dönüştürmesini konu alıyor. Hastalığın zorluklarından bahsedildiği satırlarda sık sık nefesimin daraldığını hissettim. Yaşam mücedelesi vermenin tahmin edemeyeceğim kadar zor olduğunu anladım. Okurken, doktorluğun ne kadar zor ve kutsal bir meslek olduğunu da hatırlatıyor, doktor hatasıyla bir insanın hayatının nasıl mahvolabileceğini de... Hastayı, hasta yakınını, doktoru kendi bakış açılarıyla görmemi sağlayan ve empati kurduran bir kitaptı. Her bir satırın gerçek hayatta yaşanmış olduğunu bilmek beni oldukça etkiledi. Allah'ım dedim sen hasta etme, sen hastalıkla imtihan etme... Amin.
Son Nefes Havaya KarışmadanPaul Kalanithi · Altın Kitaplar · 20162,634 okunma
Puan vermedi·80 syf.·
2026 4. kitabı
Ezel’de görüp okuma listeme eklediğim ve unuttuğum eserlerden biriydi. Birhan Keskin’i “Kim Bağışlayacak Beni” ile tanıdım sonra “Yol”u okurken hatırladım aslında yıllar önce tanışmamız gerekiyordu. Bu yılı beklemiş bu şair hayatıma girmek için her eserin zamanı var dedikleri de doğruymuş. “Dünya ne ki sevgilim, benim sana yaptığım kubbe yanında? Düşsün, olsun, bırak, içinde yıldızlar patlıyor. Kolaydır inanmak kadar inanmamak da. İster sal kendini dünyaya, ister kal yanımda. Her şeyden öte öyle sevdim ki ben seni Yoluna baş koymak diyoruz Biz barbarlar buna.” s.19 Şairim imge dünyası, metaforları sade dili okurken yormuyor lakin hayal dünyanıza derin çipalar atıyor. “İçimdeki çilekeş Fuji'yi tırmanıyor sana Eski bir mektuptan gözlerime yağma Dünyanın bütün neonları yanıyor sönüyor” s.41 Bir süre beklemek zorunda kalıyorsunuz. Size bir deniz feneri ışığı gelene kadar ya da Çolpan’ı görene kadar. Unutmadan şair dilsel sapmalar da yapıyor. Kelimeleri eğip büküyor harflerle dans ediyor. “Dünya yuvarlakmış!. O dönüyor! durdur. Dönenlere bir şeyim yok diyeceğim; dur. Ben de döndüm zamanında ... Döndüm, Durdum . . Şimdi dönmeye mecalim yok. Dur. DUR UP DUR AY IM BEN AR TIK! DUR AN OL AY lM DUR ET MİŞ LER BEN i iÇ TEN iç TEN DUR ET MTŞ LER.” s.62 Beğenildi tavsiye edilir.
Y'olBirhan Keskin · Metis Yayınları · 20207,3bin okunma
XXX
Puan vermedi·400 syf.··
2026 26. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 01:47
Allah'im ben ne okuyorum bu gözler neler okuyor?? dedirten bir eserdi. Donemin insanları gercekten öyle miydi? İnsanın inançlarını yerle bir eden heva ve heveslerle dolu yaşamlar. Bir de gereksiz uzun. Yazarin en sonunda canı sıkılmış ve bitirmis kitabı. Şu an popüler. Arkadaşımla eş zamanlı okuduk. Kâh güldük kâh eleştirdik. Boşa giden zaman. Kitabın tek iyi yanı hızlı okunması.
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,2bin okunma
Bir Nergis Tufanı Kitap Yorumum
10/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2026 58. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 02:30
Bazı insanlar fırtınadan kaçmaz, bazılarıysa fırtınanın ta kendisidir..." ‎ ‎Merhabalar canlarım ‎ ‎Ben geldim ve bugün sizlere uzun zamandır videolarını görüp aşırı merak ettiğim, "Türkler dark romance yazamaz." diyenleri şaşkına çevirecek o kitapla geldim! ‎ ‎ Ceylin Petrikor'dan Bir Nergis Tufanı 1: Nefret ile sizlerleyim. ‎ ‎Nergis Tanyeli, anne ve babasını bir trafik kazasında kaybetmiş genç bir kadın. Hayatta ona kalan tek ailesi ise lösemiyle savaşan küçük kardeşi Sena... Sena'nın durumu her geçen gün ağırlaşırken, tedavi için gereken para da giderek daha büyük bir sorun hâline geliyor. ‎ ‎Nergis ise kardeşini kurtarabilmek için iki arkadaşıyla birlikte oldukça tehlikeli bir yola başvuruyor. Evli erkekleri kandırıp dolandırarak para toplamaya çalışıyorlar. Ancak bu yöntem hem uzun sürüyor hem de Sena'nın bekleyecek zamanı yok. Tam da bu sırada arkadaşlarından birinin ortaya attığı "Tefeciden borç alalım." fikriyle hayatları tamamen değişiyor. Çünkü bazen bir insanın hayatını altüst etmesi için tek bir cümle yeterlidir... ‎ ‎Karşımıza çıkan isim ise Tufan Ali Uluhan... ‎ ‎Muğla'nın ünlü gece kulüplerinden birinin sahibi olan Tufan, aynı zamanda Türkiye'deki tefecilerin başında bulunan, karanlık, ürkütücü ve son derece tehlikeli bir adam. Takıntıları, saplantıları, kendi kuralları ve şeytani zekâsıyla gerçekten unutulmaz bir karakter. ‎ ‎Nergis, Tufan'ın karşısına çıkıp borç istediğinde aslında ikisinin de hayatı geri dönülmez şekilde değişiyor. Çünkü Nergis, Tufan'ın yıllardır nefret ettiği düşmanının ölen eşine tıpatıp benzemektedir. İşte o anda Tufan için yeni bir oyun başlıyor... ‎ ‎Tufan parayı veriyor ama yalnızca bir haftalık süre tanıyor. Elbette Nergis'in bu parayı ödeyemeyeceğini biliyor. Çünkü onun amacı para değil... ‎ ‎Ve işte tam burada konuyu
Bir Nergis Tufanı: NefretCeylin Petrikor · Martı Yayınları · 202666 okunma