Puan vermedi·24 syf.··
2026 41. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 00:00
Aysun Kırca'dan 2. Kitabımız. İkisi de birbirinden güzel. Bulutlara Dokunmak kitabını 9 yaşındaki oğlumla birlikte okuduk. İkimiz de çok beğendik. Kayısı Agaclarinin Altında kitabını dün gece 5 yaşındaki oğluma okudum. Onu da çok beğendik. Oğlum, "Anne hızlı oku, gözüm kapanıyor ama kitap bitince uyumak istiyorum." dedi. Bittiği gibi de uyudu. Sabah kalktığında kitabı öptü ve kitabını kreşe götürdü. Arkadaşları da görsünmüş Kitapta ön planda kayısı bahçeleri varken arka planda şehrin büyük beton binaları var. Çocuklar bunu düşünür mü bilmiyorum ama ben kitabı okurken keşke hep bahçeler içinde büyüse bu çocuklar, dedim. İmece kültüründen bahsederken komşuluk , arkadaşlık ilişkilerini öne çıkarmasını ben çok sevdim. Kitabın " Birlikten kuvvet doğar." atasözü ile bitirilmesine ise kalbimi bırakıyorum. Dili hem çok günlük, sade, anlaşılır hem de iç uyaklarla kafiyeli cümleler birlikte kullanılmış. Bu da tekerleme gibi dil gelişimi açısından çok faydalı. Bu yüzden dilini de çok sevdim. Görseller, renklerin canlılığı ise ayrıca bir beğeni sebebim. Çocuk kitaplarının kağıdının kaliteli/ sağlam olması gerektigini ise ebeveynler çok iyi biliyor. Bu kitapta sağlamlık ve kaliteyi de gördüm. Emeğinize, yüreğinize, kaleminize sağlık @yazaraysunkirca . Daha nice kitaplarda buluşmak üzere. 🩵🩵🩵
Kayısı Ağaçlarının AltındaAysun Kırca · 2E Kitap · 20238 okunma
Puan vermedi
/ KAYISI AĞAÇLARININ ALTINDA / Selamlar Çocuklar için harika bir kitap ile geldim. O kadar güzelki içerisinde ki konu beni bile heyecanlandırdı. İlkbaharın gelmesi ile Toprak ile Yağmur bir kayısının oluşumunu gözlemliyorlar. Ağaçların pembe, beyaz oldukları süreçler yeşermeleri ve kayısıların yeşilden turuncuya dönmesi hepsi bir doğa güzelliği... Sonrasında hep birlikte mahalledeki komşular ile toplamaları ve imece usulü iş yapmanın kolaylığını öğreniyorlar. Birde atasözü öğreniyorlar "Birlikten kuvvet doğar. " Eğiten, eğitirken eğlendiren kitaplara özen gösterelim. Bizleri bu güzel eserler kurtarır
Kayısı Ağaçlarının AltındaAysun Kırca · 2E Kitap · 20238 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·24 syf.··
Beğendi
·
2026 168. kitabı
Merhaba sevgili çocuklar İlkbahar gelince ağaçlar ne güzel çiçekler açıyor farkettiniz mi ? Kahverengi dalları olan o ağaçlar ilkbahar gelince pembe ,beyaz çiçeklerle bezeniyor . Toprak ile Yagmur da komşularının bahçesinde bu güzel çiçek açan ağaçların yanına koşuyorlar .Gün geçtikçe ağaç çiçeklerini döküyor, sonra yeşil yaprakların arasından kayısılar oluşmaya başlıyor. Ve o kadar çok kayısı oluyor ki herkes birleşip birlikte topluyor meyveleri.Birazından reçel yapılıp yine hep birlikte yiyorlar . Buna imece denir .Eskiden beri bizim toplumumuzda işler yardımlaşmayla yapılır. Çünkü biz yalnız değiliz..Paylaşmak harika bir duygu değil mi? Ayrıca çizimlerine de bayıldım bu kitabın .Fatma Karaoglan çizmiş bu resimleri..Doğanın güzelliğini yansıtmış sayfalarda .. Yazarımızdan okuduğumuz ikinci kitap oldu bu ve yine çok sevdik biz ... Kitapları çocukların erişebilecegi yerlere koyalım!!!! Kayısı Ağaçlarının AltındaKayısı Ağaçlarının Altında Aysun KırcaAysun Kırca
Kayısı Ağaçlarının AltındaAysun Kırca · 2E Kitap · 20238 okunma
10/10
·500 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
Merhaba bugün size harika bir kitapla geldim. Yazarın kalemi ile yeni tanıştım ama daha önce niye tanışmamışım dediğim bir yazar oldu. Keşke benim için sadece bir aşk hikâyesi değil, aynı zamanda geçmişe ve kaçırılmış bir geleceğe bakmak gibiydi… Kitapta Fikret ve Sabiha’nın hikâyesini okurken aslında tek bir ‘keşke’ye değil, iki farklı ‘keşke’ye tanıklık ediyoruz. Biri yarım kalan bir aşkın içinde saklı olan bireysel pişmanlıklar, diğeri ise Köy Enstitüleri ile yakalanmış büyük bir fırsatın kaybedilmesine dair toplumsal bir ‘keşke’. Köy Enstitüleri kısmı beni en çok etkileyen yerlerden biri oldu. Sadece eğitim verilen bir yer değil; üretmenin, öğrenmenin ve kendini geliştirmenin iç içe geçtiği bir sistem. Okurken o dönemin imece ruhunu, insanların bir şeyleri değiştirme inancını gerçekten hissediyorsunuz. Ve sonra bunun nasıl yarım kaldığını görmek… işte kitabın en sarsıcı kısmı da buydu benim için. Fikret’in küçük yaşta evinden çıkıp bu yola girmesi, Sabiha ile karşılaşması ve hayaller kurmaları… Her şey o kadar gerçek ve sade anlatılmış ki, ister istemez hikâyenin içine giriyorsunuz. Ama asıl vurucu olan, onların yaşadıklarından çok yaşayamadıkları. Kitap boyunca sık sık şunu düşündüm: Bazen hayatımızdaki eksiklikler sadece bizim seçimlerimizden değil, yaşadığımız dönemin şartlarından da kaynaklanıyor olabilir mi? Yazarın dili çok akıcıydı ama asıl etkileyen şey, o duyguyu hissettirme şekliydi. Özellikle mektuplar… her satırda o ‘keşke’ hissi biraz daha ağırlaşıyor. Benim için bu kitap, hem bir aşk hikâyesi hem de Türkiye’nin yakın tarihine dair hüzünlü bir yüzleşmeydi. Eğer hem duygusal hem de düşündüren kitapları seviyorsanız, bu kitap sizi fazlasıyla etkileyecektir.
KeşkeSema Soykan · Alfa Yayınları · 20211,977 okunma
8/10
·200 syf.··
2025 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2025 00:00
Farklı Seslerimizi, sözlerimizi, yeni tohumları, gelişmekte olan ve geleceğe türk yazın ekolü ve çeşitliliği oluşturma adına birçok yazarımızı bir araya getirerek zoru kolaylaştırma inat ve kararlılığını sürdüren Murathan Mungan ; Bir Dersim Hikayesi başlığı altında 20 den fazla dinamik ve taptaze yazarın, ülkemizin kapkara ve utanç dolu bir dönemini "1938 Dersim katliamını"kaleme aldığı yapıttır. Yazarın önsözde belirttiği gibi, kitabı oluşturan hikayelerle yapılmak istenen, süregelen kinin ve kan davasının tazelenip,canlı tutulması değil; tam tersi tarihle yüzleşip hafızaların diri kalması kaygısı güdülmüş, halkların düşmanlığı değil; soysuz zihniyete sahip egemenlerin unutulmaması ve tekrar bu iklimin oluşmaması için anıtsal bir imece yapıt olması amaçlanmıştır.
Bir Dersim HikayesiKolektif · Metis Yayıncılık · 2016466 okunma
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 15:10
Öncelikle kısa bir konu özeti geçeyim kitap Ankara'nın Tozak köyünde (hayali bir köy) yaşayan insanların yaşama mücadelesini anlatıyor. Çevre köylere kıyasla yeşilsiz bir köydür Tozak. Bir gün köyün eğitmeni bağ ekme fikriyle Muhtar Battal'a gider ve Kır Abbasla da el ele vererek köylüleri uyandırırlar. Hep beraber imece usulü binbir zorlukla kendi imkanlarıyla 120 dönüm bir bağ kurarlar. Köyün yaşlısı olan kır abbas aynı kaplumbağalar gibi bağdaki kabuğuna (talvarına) çekilir. Bu süreçte devletten hiçbir destek göremezler. Talep etselerde hiç elini uzatmaz 'hökümetleri'. Okumayanların tadı kaçmasın daha bilgi vermeyeyim. Olaylar bunun çevresinde gelişiyor. Kesinlikle tavsiye ederim. Bu kitap daha okuma aşamasında en sevdiğim kitaplar listeme giren ilk kitap oldu.Hiç odaklanma problemi yaşamadım. Nerde olursam olayım kitabın evrenine o kadar rahat girebildim ki. Karadelik gibi bir kitap sizi içine çekmiyor adeta vakumluyor ... Kitap o kadar hayatın içinden ki yazarın eşekli kütüphaneci eserindeki gibi gerçek bir hikaye zannettim. Meğerse kurgusalmış. Beni güldüren , sinirlendiren anlar yaşadım okurken. Özellikle Kır Abbas'ın olur olmadık çıkışlarına lafı tam gediğine koyuşuna sesli şekilde kahkaha attım. Gelen memurların kendi hayatları dışındakilerle ilgilenmemeleri. Toplumdan bu kadar izole yaşamaları, köylüleri sürekli kendi işleri için avare etmeleri falan cin fitil oldum açıkcası. (Spoiler bu paragraf) Sonunda ooohh ne güzel yaptı dedim içimin yağları eridi. Cinler götürdü bağı alın başınıza çalın Birazda ana fikre odaklanalım. Çoğu devlet kurumunda sorununu aslında çözmeyen -zaten bununla da ilgilenmeyen- formaliteden bir sürü işlem yaptırılıyor insanlara. Hiç bir şeyi çözmezmiş gibi birde gram saygı duyulmuyor ne kişiye ne de zamanına.
KaplumbağalarFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 20064,668 okunma