Puan vermedi·420 syf.··
2026 13. kitabı
·
740 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 19:41
Jung’un Anılar Düşler Düşünceler’i ile ilgili düşünceler Jung un en kolay anlaşılan kitabı :) ki bu kitap bile çok fazla hermetik Jungyen gönderme içeriyor. Jung a peygamber demişler takipçileri o bunu kabul etmemiş peygamber arketipinin altında ezilmemek için yoksa kapasitesi olmadığından değil. Jung bir peygamber olsaydı bunu sadece sezi gücü ve aktif imgelem gücü ile değil bilgi ve birikimi ile hakederdi. Birisi çıkıp da akışın dışında bir şey söylerse Nietzsche gibi Rand gibi Jung gibi hemen bir kült haline getiriyoruz. Sonra da peygamberler niye Ortadoğu’dan çıktı ? Bir kişinin kafa yapısı çok değişikse farklı bakıyorsa ve onun düşün dünyası altında eziliyorsan insan olamaz benden iyi benden farklı benden cesur olması mümkün değil mutlaka bir olağanüstülük var. Tanrı mı yapalım Peygamber mi ? Jung’un Sovyetler Birliği ve bolşevizm ile ilgili sözleri onun peygamber olmadığını göstermek için yeterli.
Anılar, Düşler, DüşüncelerCarl Gustav Jung · Can Yayınları · 20231,472 okunma
7/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 23:35
Sema Kaygusuz okurları, onun hafızayla meselesi olduğunu bilir. Daha doğrusu, bize öğretilen ve dayatılan hafıza fikriyle. Kaygusuz, hafızadan çok onun temsil ettiği düzeni, sınıflandırmayı ve çizgiselliği reddeder. Bu nedenle okuruna başka türlü bir hafızanın, başka türlü bir kazının, başka türlü bir arkeolojinin izini süren bir anlatı sunar; bu kitapta da geleceği acımasız bir yerden kurguladığını görüyoruz. Saat, zamanın kendisi kadar eski. Gelecek geçmişin istilasında. Çizgisellik ve doğrusallık kimin umrundadır ki? Bu kitapta bir dişten insan yaratılabilir, bir kemikten bir canlı devşirilebilir: Mira. Hafıza burada kronolojik bir kayıt değil; parçaların, sezgilerin ve duyguların iç içe geçtiği canlı bir oluş hâlidir. Duygular belleği mühürler. Ve unutulmayan şey çoğu zaman olayın kendisinden çok onda tortulaşan duygudur. Saf Canavar, gelecekten bir hikâye anlatırken evrendeki döngüselliğe yaslanır. Sesten önce boşluk, sözcükten önce imgelem vardır. Anlam o boşlukta dolanıyor diyor yazar. Başlangıç ve son, geçmiş ve gelecek, insan ve hayvan arasındaki sınırlar sürekli yer değiştirir. Belki de bu yüzden roman hafızanın neyi sakladığından çok hangi koşullarda yeniden can bulduğuyla ilgileniyor. Şüphe her zaman iç görüyü doğuruyor. İncelememi kitaptan en sevdiğim cümlelerden biriyle bitirmek istiyorum: “Birden fazla yaşam sürmenin ölümü de birden fazladır.”
Saf CanavarSema Kaygusuz · Metis Yayınları · 202647 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Biz yine biraz şiir konuşalım, şiirden konuşalım efendim :)
Puan vermedi·78 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 01:31
Şairin kalemi ile bu kitabı vesilesiyle tanışmış oldum. Bu kadar günümüz tarihlerinde yazılmış şiir kitabını ilk defa okumuş olmalıyım ve bu okuma aslında günümüzden, bugünün yazarından şiir okumanın tadını bir başka hissettirdi hem de şiirden şiir tadını da verdi diyebilirim açıkçası naçizane. Bugün artık bildiğimiz üzere şiir seven, şiir yazan dahası şiiri ciddiye alan kitle azalmış ve azalmaya devam eder durumda. (1K'lılar bu meselenin dışında tutulsun tabii) Birkaç gün öncesinde "Modern Şiir" üzerine konuşmaya dair bir panele katılmıştım. Konuşmacılardan/Yazarlardan birisi 'modern şiir' için şöyle bir tanım yaptı: "Şiiri modern, dijital çağa uydurmuş olmak, modern şiirdir. Ölçü ve kafiyeden arınmışlık duygusu hakimdir ve ayrıca öykü kafiyeden arınmadan bugün yazılan modern şiirde yeni hece de bulunabilir." şeklinde bir ifadede bulundu. Bir de demişti ki bunu yazmadan olmaz. "Hepimiz modernizme karşı olan modern şairleriz." Bu cümlesi üzerine düşünülmesi çok iyi gidecek ve hatta bir başka panele konu olacak türden güzel bir cümle idi bir yandan bana göre. Biraz da 'yeni hece' kavramına değinecek olursak; günümüzde 'yeni hece' cumhuriyetin ilk yıllarındaki "Beş Hececiler" tarzı memleketçi ve didaktik hece anlayışından çok farklı bir yerde duruyor. Bugün modern şiirde yeni hece; geleneksel ritmi tamamen reddetmeyen ama onu modern imgelem, varoluşsal sancılar ve günümüzün parçalanmış dil yapısıyla yeniden üreten bir eğilimdedir. Geleneksel hecedeki durak kuralları esnetilmiş, milli coşku, Anadolu güzellemeleri konuları; yerini bireyin yalnızlaşmasıve benzeri temalarına bırakmıştır. Şiirdeki yeni hece düzeyi, bilinen heceye yaslansa da ruh ve imgeden çıkan dizeler İkinci Yeni'den beslenir günümüzde diyebiliriz. Bu bahsettiklerimi şiirde okurken fark ettim, hissettim,
Duygu ve Düşünce
Dudak Değmemiş Şiirlerİsmail Karasu · Kitap Yurdu Doğrudan Yayıncılık · 202339 okunma
10/10
·1062 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 10:45
Üç evlilik; Bir kadın iki koca Anna Karanina Aleksey Aleksandrovic Karanin Kont Vronskiy Doli/Stephen Arkadyic Levin /Kiti Hangisi ideal bilemem. Her çift yolu birlikte sekillendirir. Aşk, sevgi, mutluluk, ikili ilişkilerde tarafların birbirine karşı tutum ve davranışları, tutku , sosyal statü, konfor alanı, ekonomik güç, el alem ne der, din ne der, ben ne kazanırım ne kaybederim, çocuklar ne olacak ...... Duygularına yenik düşen insanın kendi yarattığı çıkmazda boğulması .... İnsanı insan yapan duygular elbet ama duygular ele geçirince benligimizi ve akıl terk edince ya da tersi, duygulardan arınmış akılla yol alırken.... iki türlüde cehennem oluyor hayat. Duygularımızın esiri olmadan yaşamın tadını çıkarırken benciliğe kapılmadan ve kimseye zarar vermeden yaşayabilmek... becerebilsek ne güzel olur. Tüm kahramanların haklı ya da haksız olduğu haller vardı. Bin küsür sayfalık roman yaşama dair pek çok sorgulama yaptırdı. Betimlemeler görsel zenginlik ve imgelem gücü geliştirirken karakterlerin her biri bir konuyu düşündürttü. Hem okudum hem dinledim çünkü isimler ve konular arasındaki bağı ancak yerleştirdim. Okumak zor değildi sadece akrabalık ilişkileri ve isimler zorladı. Nietzsche'nin şiirini anımsadım. ANLADIM… Öyle bir hayat yaşıyorum ki, Cenneti de gördüm, cehennemi de Öyle bir aşk yaşadım ki Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de Bazıları seyrederken hayati en önden Kendime bir sahne buldum oynadım Öyle bir rol vermişler ki Okudum okudum anlamadım. Kendi kendime konuştum bazen evimde
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,7bin okunma
Az yazıp çok yaralayan şair. Kelimeleri az, etkisi büyük.
7/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 17:46
Kendi özgün sesini bulduğu 1950’den sonra özel bir dil kullanarak kaleme aldığı bu şiirlerinde şairin kendisi de röportajda belirttiği gibi, geçmiş yaşantısından süzülüp gelen ikinci kişi ile kendi arasındaki problemleri çeşitli yönlerden derinleştirdiğini, bunu yaparken de oyunlu bir mantık düzeninde mısra sayısını çoğu kez en aza indirdiğini görüyoruz. Bu kitabında ele aldığı şiirlerinin çoğunda özlü, hicivli ve şaşırtıcı bir sonuca bağlanan zekice yazılmış epigram sanatından da izlere rastlamak mümkün. Tam olarak ikinci yenici olarak nitelendiremesek de şiirlerindeki soyutlama, imgelem ve çağrışıma dayalı kapalı anlatım, ikinci yenicilerle zaman zaman etkileşim içinde olduğunu veya onlardan ister istemez etkilendiğini gösteriyor. Şairimizin 4 kitabı ve içindeki şiirlerden toplamda 70 tane şiirini dinlemek bu özel seri sayesinde nasip oldu. Peltekliği, ses tonu ve tonlamaları şiirin büyüsüne insanı ciddi derecede kaptırıyor. En beğendiklerimi aşağıya bırakıyorum ki daha sonraları tekrar tekrar dinlemek veya okumak istiyorum. Bazılarını da tabii ki ezberlemek.. … EN BEĞENDİKLERİM … . Dünya Kaçtı Gözüme’den . Giden Kelimeler Kelimeler Canbaz Pay O Gece Kalın İstasyonu Var (ezberle) Eskiden . Sen Sen Sen’den . Saçları 2=1 Tentation Aşk Şarkısı Kıvılcım Seni Seyrederdim 360 Derece Yön Anlam . Bir Kapı Önüne’den .
Edebiyat
Sen Bana Bakma, Ben Senin Baktığın Yönde OlurumÖzdemir Asaf · Yapı Kredi Yayınları · 20192,406 okunma
Evrimin Öze Etkisi?
Puan vermedi·168 syf.··
2026 84. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 00:45
Aldous Huxley Maymun ve Öz eserinde insanın düşünce ve eylem ufkunun sınırlarını hem tarihsel kişiliklerle hem de ideolojilerle örüntüleyerek bir eleştiri helezonu kurmuştur. Bu bağlamda eserin distopik ölçütleri olduğu gibi ütopik yörüngeleri de okuyucuya göz kırpmaktadır. Özellikle eserde cinsiyet bağlamları ve hristiyan-yahudi inanç figürlerinin varlığı eserin bir metafizik algısını da göstermektedir. Buradan hareketle imgelem ve simgesel bağıntıları ele alındığında kurmuş olduğu evren tüm bir evreni değil 'batı' coğrafyası içine sıkışmış anlatı sunmaktadır. Bu sıkışmışlıktan dolayı yer yer eser tek düze bir okuma faaliyetine sevk etse de; okuyucunun zihin dünyasındaki bütün insanlığın ortak kavramlarına da yer vermiştir. Bu yer verişi de 'sevgi, aşk, arzu ve erotizm' gibi birbirini tetikleyenlerdden kurması aslında bir sürecinde olduğunu göstermektedir. Bu sürecin içinde kahramanın varoluşsallığı ve olgusallığını da anlatan Aldous Huxley, iktidar ve güç kavramlarının da arkaik yapılarını da okuyucuya vermiştir. Kısacası bazı noktalarda bir antropolog gibi anlatım sağlamıştır. Sonuç olarak Maymun ve Öz eseri Aldous Huxley'in insanlık ve evrim arasındaki bağlam-bağıntı-denge gibi sac ayaklarını distopik bir sifer kurarak anlatım sağlamıştır. Bu anlatımla okuyucunun zihnine 'insan özünün neliğine evrimin etkisi nedir?' sorusunu bırakmak istemiş olabilir!
Duygu ve Düşünce
Maymun ve ÖzAldous Huxley · İthaki Yayınları · 2021508 okunma