9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 16:32
Bu kitap 336 sayfalık genişletilmiş baskının 160 sayfalık özet/pratik versiyonudur Elimizdeki bu 160 sayfalık eserin ilk 100 sayfası Abdulfettah Ebu Gudde'nin Riyad’da Arapça olarak yazdığı orijinal 'Kıymetü'z-Zaman Inde'l-Ulema' kitabı merkez alınmış ve aynı zamanda çevirmenimiz Enbiya Yıldırım aydınlatıcı dipnot ve şerh açıklamalarıyla okuyucunun anlatılanları daha doğru ve kapsamlı bir şekilde kavramasını sağlıyor Geriye kalan 60 sayfada ise Enbiya Yıldırım 'Ekler' bölümü altında konuyu zenginleştirmek amacıyla Ali Fuad Başgil, Osman Nuri Topbaş, Gürbüz Deniz gibi yazarlardan destekleyici alıntılara yer veriyor Abdulfettah Ebu Gudde eserinde geçmiş dönemdeki büyük İslam alimlerinin hayatlarından örnekler veriyor bu alimlerin yemek yerken yürürken hatta ve hatta ölüm döşeğindeyken bile vakitlerini boş yere harcamamak için nasıl çabaladıklarını anlatıyor bizlere Büyük İslam alimlerinin zamanı değerlendirme konusundaki çabalarına gerçekten imrendim çok vaovluk örnek hayatlar anlatılmış kitapta bunu da mı yapmışlar diye diye okudum ilk 100 sayfayı ama tabii çok uç örnekler olduğu için biraz yavaş aktı sayfalar... Enbiya Yıldırım'ın farklı yazarlardan derlediği son 60 sayfalık 'Ekler' bölümü ise daha günümüze uyarlı pratik ve üstünde düşünülebilir nitelikte olduğu için su gibi akıp gidiverdi Velhasılıkelam yavaşıyla hızlısıyla her türlü okunması gereken insanın vicdanına dokunan durup da zamanınım gidişatı nasıl bir gidişat sorusunu kendisine sorduran fazla uzatıp da insanı yormayan bir kitaptı Alın aldırın okuyun okutturun zamanınızın kıymetini de bilin Saygılarla
Zamanın Kıymeti-Pratik BaskıAbdulfettah Ebu Gudde · Takdim Yayınları · 20197,3bin okunma
Puan vermedi·328 syf.··
2026 56. kitabı
Selamlar Bayram tatiline girerken elimden bırakamadığım kitabımı anlatmaya geldim. Bir kumarhane de üç kez aynı sayıyı tutturamazsınız. Büyük voleyi vurmak öyle kolay değildi ve Alfie iki milyonu kazanıp, bunu eski eşine yolladığında bir şeylerin rayına oturmadığını daha en başında anlamıştık.. Alfie sorguya alınır tamda parayı kazanıp, ülkeden gitmek üzere iken ve o sorguda karşısındaki sorgu memuruna defteri uzatır. Sorularının cevapları içinde saklıdır… Defterin sayfaları çevrilmeye başlar. Alfie defteri patron dediği kişiye hitaben yazmıştır ve biz 40 sene öncesine giderek okumaya başlarız… 8 yaşında Afrika’da ebeveynlerinin misyoner olması ile başlayan hayat hikâyesi Annesinin ölümü ile ona bahşedilen bir armağan ile bambaşka bir boyuta geçer.. Yaşadığı her şeyi ikinci kez yaşama hakkı. İyi ya da kötü! İkinci kez yaşadığında bunun sonuçlarına katlanacaktır! Değiştirdiği küçük detaylar içinde bir şeyin erkenden farkına vardı; ölümü asla değiştiremiyordu. Ölüm tamda o saatte gerçekleşiyordu ama diğer tüm yaşadıklarını farklı ve olması gerektiği gibi yönlendirebiliyordu.. Başlarda her şey güzeldi. Zamanla ergenlik utançlarından kurtulur, ölüme meydan okuyup son saniyeye kadar delice şeyler yapar ama gerçek aşkı bulduğunda verdiği tüm kararlar tepetaklak olmaya başlar.. Sonuçta her seçimin bir bedeli vardır! Bir süre sonra kaç ömür yaşadığını ben bile saymayı unuttum.. Sonuna kadar ilerledikçe boşluklar yerini doldurdu ama ben Alfie ve ilk aşkı Gianna için üzülmekten de kendimi alamadım… Kitap bittiğinde sessizleştim resmen.. Elim yorumu yazmaya da gitmedi. Alfie’nin yaptığı hiçbir hata için ona kızamadım.. Aşık olmaya ve aşkına bu kadar derinden bağlı olmasına imrendim hatta… Size ikinci bir şans verilse neyi düzeltirdiniz?
Bir Kere DahaMitch Albom · Destek Yayınları · 202644 okunma
Reklam
Puan vermedi·344 syf.··
2026 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 23:16
Selamlar, Nasıl bir girizgah yapmalı bilemedim. Sevgili yazarımızın kalemine, emeğine, yüreğine sağlık öncelikle. Satır aralarında hissedilen bir samimiyeti var. Eğer kalbinizin bir yanı hâlâ geçmiş yıllarda, Mazinizde atıyorsa, adımlarınız gençliğinizin, çocukluğunuzun geçtiği sokaklarda yürüyor gibiyse bir nevi, Mahalle kültürünün yaşandığı o günlere olan özleminiz ilk gün gibi diriyse hala yüreğinizde, bir nebze de olsa özleminizi dindirecek bir kitap. Okurken Ah çektim, kahkaha attım, hayretime engel olamadım... Adnan amca yakın bir ahbabımdı sanki, araba alışına sevindim, Sevgi bakkala olan vefasına imrendim, Gülizar teyze'nin pastalarından ben de yedim. Önlüklü Makbule teyzenin telefonundan bana da haberler geldi. En acı haberleri de, en tatlı haberleri de Makbule teyzenin telefonundan işittim. Asuman'ın yeşil gözlerinden akan yaşları elimle silmek istedim...Halil gibi ben de unutmak istedim bir yerden sonra... Burçin'in bütün hevesleri için sil baştan yapmak istedim bazı şeyleri... Yasin bizim de kapımızı çaldı, akşam çaya beklediklerini söyledi...Derya'yla, Serkan'la, Şakir'le ben de yürüdüm okul yolllarını, Ela gibi ben de sabahları ekmek almaya çıktım bir koşu... Lale sokakta ben de adımladım, kabul eder misiniz bilmem ama ben de Lale sokağın bir kızı oldum, mahallenizin kızı yani... Derya ile Serkan'ı sevdim en çok. Onların hissedipte dile dökemediği her ne varsa benim içimde büyüdü sanki... Canım Derya, Canım Serkan, Ah Serkan... Doksanlı yıllarda adımlamak gibi bir seçeneğim olmadı, o sokaklarda adımlayamadım, aniden komşuna gidip Sakınmadan içini dökebilmenin samimiyetini bilemedim, Misafir davet ederken evin küçüğü ile haber gönderilmesi ne demek görmedim hiç... Bu neslin genci oldum, hepimizin 'ben' dediği, aynı Binalarda yaşayıpta, komşusunun
Doksanlar
Lale Sokak No: 1Pınar Pars · İkinci Adam Yayınları · 202624 okunma
Zihnimizde ki gölge....
9/10
·212 syf.·
2026 2. kitabı
"Bu hikâye, gerçek olamayacak kadar gerçek bir hikâye."(syf 204) "Çünkü bazı insanlar hayatın anlamını bulamaz, sadece onu aramakla ömür tüketirlerdi."(syf 204) Diyor yazarımız... Bende bir okur olarak diyorum ki; Bu hikâye benim hiķâyem,bu hikâye senin hikayen, bu hikâye bizim hikâyemiz aslında... Ve bu hikâye gerçek ! Bu hikaye benim hikâyem çünkü, çünkü ben dokuzum... Derin sezgilerimle, güçlü şefkat duygumla ve yüksek empati yeteneğimle hayatında var olduğum insanlara adeta "şifacı" ve "bilge" ruhumla yaklaşıyorum ve bunun ne anlama geldiğini biliyorum. Hayatımı şekillendirmek için verdiğim bu savaşta,kaldığım her "Araf"da dünya da olan savaşımı kazanmak için mücadele ediyorum... "Dünyada aynı kitabı okumuş iki insan yoktur" der Edmund Wilson Haklı da... Ama bu kitap için; Bu kitabı benimle aynı duygularla okumuş ya da aynı duyguları hissedecek, aynı hissiyatı taşıyacak bir insan daha bu dünyada asla olmayacak.Bel ki yazarın kendisi bile bunu anlamayacak.... Kitabı okurken içindeki herhangi bir ayrıntıyı kaçırmamak adına verdiğim savaşta dışındaki ayrıntıları fark edemediğimi kitap bitiminde anladım.(bakalım siz fark edecek misiniz?) Ercan en başta hayatı hızlı ama, çok hızlı yaşarken ve ben onun peşine yetişmeye çalışırken bir çok detayı kaçırdığımı kitabın tamamını okuduğumda anladım. Ercan kitap boyunca bir yerlere ait olmaya çalışırken, onunla birlikte ben de hiçbir yere ait olamadım, hiçbir karaktere...Bu benim, beni anlatıyor diyemedim.Çünkü okuduğum her karakterde, okuduğum her sayfada kendi iç dünyama dönmek zorunda kaldım.Kendi iç savaşımla, kitabı okurken bir çok var olan detay gözümden kaçıverdi. "En mutlu zamanların,anların geçer gider, anılarla kalırsın, baş başa."(syf 36) Kitabı elime alır almaz 2 Mayıs 2024'e gittim ben de önce...Kimse bilmez
1000Kitap
ArafAlper Turgay Cehiz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202616 okunma
9/10
·960 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
Daha iyi bir savaş isterdim. Kesinlikle şu zamana kadar okuduğum en iyi seri. Başka hiçbir kitapla kıyas yapamayacağım kadar çok iyi bir proje ama final kitabı maalesef bana istediğim o zevki yaşatmadı. Aelin kitaplar boyunca ateşini yönetmek için eğitimler almışken final sahnelerinde gördüğümüz savaş bana biraz gülünç geldi. Bu beni fazlasıyla üzdü. Aelin'den çok daha fazlasını bekliyordum. Dorian'ı okumak çok keyifliydi. Maron zaten başlı başına karşısında diz çökülecek bir karakter. On Üçler'i asla unutmayacağım. Aedion ve Lysandra'nın verdiği mücadele çok kıymetliydi. Aedion'ın asıl karakterini bu kitapta gördük bence. Aedion'ı suçladığım çok fazla yer oldu ama onurlu bir asker gibi davrandı kitap boyunca. Rowan, Lorcan, Gavriel ve Fenrys'in Aelin'e olan o güçlü bağını okumaktan kitap boyunca çok keyif aldım. Fakat neredeyse kitabın sonuna kadar o kaosun içine girebilmek için bekledim ve artık bir noktada git artık şu savaş meydanına diye bağırasım geldi. Yazar, sizi kitap boyunca diğer karakterlerle çok güzel oyalıyor ama görmek istediğim sahnelere çok geç ulaştım ve onlar da tatmin etmedi. Yazar karakterlere bir hayat vermekte çok iyi. Ona çok imrendim bu konuda. Kimseyi atlamadı, kimseyi hikayesiz bırakmadı ve bu çok kıymetli. Ömrüm boyunca bu serinin hiçbir karakterini unutmayacağım ve harcadığım her dakikaya sonuna kadar değdi. Sarah, artık rol modellerimden biri kesinlikle.
Kül KrallığıSarah J. Maas · Dex Kitap · 20201,431 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2026 42. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 15:51
Şermin Yaşar’ın Lo kitabını bitirdim.Yer yer bana İnce Memed’i anımsattı. Özellikle eğitime ulaşmanın bile bir mücadele olduğu sahneler çok etkileyiciydi. Kimileri okula gidip bunun kıymetini bilmezken, kimileri sadece okuyabilmek için büyük çabalar veriyor. Lo’ya içten içe büyük bir hayranlık duydum. Çalışkanlığına, üretkenliğine ve vazgeçmeyen tarafına gerçekten imrendim. Ama bir yandan da yaşadığı hayatın ağırlığı insanın içine oturuyor. Küçük yaşta bu kadar yük taşımak zorunda kalması çok üzücüydü. Kitap sadece hayatın zorluklarını değil, herkesin hayata aynı yerden başlamadığını da sade ama etkili bir şekilde gösteriyordu.
LoŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 20221,900 okunma
Reklam
Reklam