fenerlerle aydınlatılmış fabrika kapısını görebilirdim: Küçük
insanlar topluluğu sıkış tıkış bu ağza girerdi. Öğleyin sirenin yeniden çalmasıyla kapının kara dudakları aralanır ve
açılan bu derin delikten fabrika, çiğnediği insanları kusardı,
insanlar kara dereler gibi kıvrım kıvrım sokağa dökülür,
rüzgâr kar tanelerini beyaz tüyler gibi sokak boyunca uçurur,
insanları dağıtıp evlerine sürüklerdi. Köyün üzerinde
gökyüzü pek görünmezdi, günbegün evlerin çatılarının üzerinden, kurum lekeli kar yığınlarının üzerinden gri ve düz
başka bir çatı görünürdü ve bu da hayal gücünü sınırlar, tek
rengin verdiği hüzün insanın gözünü köreltirdi.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tanrılar yaratmak insanoğlunun oldum olası yaptığı bir şeydir. Bir dinsel tasarım, kendileri için artık
anlamsız hale geldiğinde, onu bir başkasıyla değiştirmişlerdir. ... Bazılarınca ne kadar ilgisiz gibi
görünse de, o, bizim tarihimizde çok önemli bir rol oynamıştır ve insanoğlunun yarattığı gelmiş
geçmiş en büyük düşünsel tasarımlardan birisidir.
CEMAAT, HEDEFLERİ İÇİN YARGIYI SİLAH OLARAK KULLANDI
Cemaat, karşisına çıkan her engeli yargıyı kullanarak aşma yöntemini o kadar çok kullandı ki bu konuda uzmanlaştı Yarginin devlet ve toplum hayatında kesin belirleyici ve son karar verici olması Cemaat'in işlerini kolaylaştırdı.
Telefon dinlemeleri ve yargı, Cemaat'in elindeki en kor kunç ve tüm muhaliflerini yerle bir etmesini sağlayacak silah lara dönüştü
Herhalde Stalin bile muhaliflerini temizlemede yargıyı bu kadar etkin kullanamamıştır
Yargıyı kendi lehinde kullanmak isteyenler bile bunu sadece hasımlarını cezalandırmak için yapar .Cemaat ise yargıyı her açıdan etkin kullandı. Sadece rakiplerini bertaraf etmek için değil, siyaseti tanzim etmek, siyasi partilerin yönetimleri ni değiştirmek, toplumdaki etkinliği, ticari faaliyetleri, kamu kurumlarını ele geçirmek, hatta hükümeti yıkmak, kendi felsefesine uygun bir siyasi yapı oluşturmak ıçin de bir araç olarak kullandı
Yargıdaki mensupları aracılığıyla önce Emniyet'te kendisi engel olacak yöneticiler hakkında uydurma tahkikatlar, tutuklamalar yaparak hepsini saf dışı bıraktı, karşı çıkacaklara a gözdağı verdi. Sonra toplu tutuklama ve davalarla orduyu etkisiz hale getirdi.
Toplumda korku yayarak istediği herkesi tutuklayabileceği,herkese kumpas kurabilecegini gosterdi.
Hokkayı kafama bir daha indirdi.
Aklım, gördüklerim, hatıralarım, gözlerim, hepsi benim
korkum olmuş da birbirine karışmıştı. Hiçbir renk görmüyordum ve bütün renklerin kırmızı olduğunu anlamıştım.
Kanım zannettiğim, kırmızı mürekkepmiş. Elindeki mürekkep sandığım şey de benim dinmeyen kırmızı kanım.
Ne kadar da haksız, insafsız, acımasız buldum o an ölüyor olmayı