10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 50. kitabı
Çelebi Dergisi / Yıl 7. Sayı 19. Nisan 2026. Dört Aylık Tarih, Kültür ve Düşünce Dergisi. Çelebi Neşriyat yayın hayatına başlıyor. Bugüne kadar Kitap Şuuru ailesi içerisinde değerlendirilen dergi, muhtemeldir ki bundan sonra Çelebi Neşriyat'ın yayın organı olarak görülecektir. Dergi, her yıl ilk sayısını kültür tarihimizin müstesna şahsiyetlerinden birine ayırıyor; o ismi hem entelektüel üretimi, hem de hayat hikayesi içindeki bütünlüğüyle anlatmaya çalışıyor. Dergi Abide Şahsiyetler serisinin bu sayısında doğumunun 90.yıl dönümünde Onar Kutlar'ı anmaktadır. Gaziantep'in kültürel birikimi ile Türk edebiyatının entelektüel sürekliliği arasında bir köprü kurma iddiasındaki, bu çalışma aynı zamanda yerel ile evrensel arasındaki o ince hattın izini sürmektedir. Derginin bu sayısında Reşit Güngör Kalkan hazırladığı Onar Kutlar kronolojisi ile öne çıkmaktadır. Onar Kutlar'ın eşi ve kız kardeşiyle yapılan söyleşiler, yazarın duygusal yönünü ortaya koymaktadır. Onar Kutlar hakkında hazırlanan soruşturma, onu arkadaşlarının gözüyle görmemizi sağlamaktadır. Zafer Saraç, Ali Gezginci ve Rumeysa Bedirhanoğlu eserleri üzerinden yazarı bize anlatmaktadır. Derginin son sayfaları Onar Kutlar kronolojisine ayrılmış. Gaziantep'in bir değerini okuyucuya sunan Çelebi ailesini tebrik eder, bundan sonraki çalışmalarının aynı heyecanla devam etmesini dilerim. #Kitapşuuruinsanlıkşuurudur.
Çelebi Dergisi - Sayı 19 (Nisan 2026)Çelebi Dergisi · Çelebi Yayınları · 20261 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2026 11. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 14:59
William Shakespeare’in en ünlü trajedilerinden biri olan Kral Lear, yaşlanan Kralın, krallığını üç kızı arasında paylaştırmaya karar vermesiyle başlar. Kızlarından kendisini ne kadar sevdiklerini ifade etmelerini isteyen Lear, büyük kızı Goneril ile ortanca kızı Regan’ın sahte ve abartılı övgülerine inanırken, dürüst davranarak sevgisini gösterişli sözlerle dile getirmeyi reddeden en küçük kızı Cordelia’yı mirastan mahrum edip sürgüne gönderir. Ancak zamanla Goneril ve Regan’ın gerçek yüzleri ortaya çıkar ve babalarına acımasızca davranırlar. İhanet ve pişmanlık içinde akıl sağlığını yitirmeye başlayan Lear, sonunda Cordelia ile barışsa da hikâye ölüm ve yıkımla son bulur. Kitap, güç ve iktidarın yozlaştırıcı etkisi, aile ilişkileri ve ihanet, gerçeği görememe, delilik ile bilgelik arasındaki ince çizgi, adalet ve insan doğası gibi konuları ele alır. Kral Lear William Shakespeare
1000Kitap
Kral LearWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202510,4bin okunma
Reklam
Eski bir dost.
7/10
·430 syf.··
2026 64. kitabı
Bu seriyle tanışmam 2010’da bir sahafta oldu. Ve Morganville benim için sadece bir hikâye değil, yıllara yayılan bir yolculuk. İlk 10 kitabı büyük bir keyifle okudum. Karakterler arasındaki bağlar, güven ve ilişkilerin ince ince işlenmesi serinin en güçlü tarafıydı. Ancak bir önceki kitapta yazar bu bağları bilinçli olarak sarsmıştı. İlişkiler hırpalanmış, güven kırılmıştı. Ve sanırım bu kırılma bende beklediğinden daha büyük bir etki bıraktı. Bu kitaba yıllar sonra döndüm… Ve burada kendime bir eleştiri yapmam gerekiyor: Bu kadar uzun ara vermemeliydim. Hikâyeden tamamen kopmadım ama o eski duygusal bağın gücünü aynı şekilde hissedemedim. Karakterlere olan güvenim zedelendiği için, yaşanan duygular bana eskisi kadar kolay geçmedi. Bu kitabı sevmedim diyemem. Ama bana eskiden hissettirdiklerini aynı yoğunlukta hissettiremedi. Bunun sebebinin hikâyeden çok, zaman ve benim değişimim olduğunu düşünüyorum. Çünkü yazarın kurduğu dünya ve karakter bağları hâlâ güçlü. Rachel Caine’in zekâsına ve kurduğu yapıya hayranım. Ve bu serinin en önemli özelliği şu: Ara vermeden okunmalı. Çünkü bu hikâyede bağlar her şey. Ve o bağı kaybettiğinde, hikâyenin etkisi de biraz eksiliyor. Ayrıca… Yazar aramızda olmasa da, bize böyle bir seri bırakmış olması büyük bir şans. Bunun için kendisine gerçekten minnettarım.
Kara ŞafakRachel Caine · Artemis Yayınları · 201469 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2026 174. kitabı
Mihail Bulgakov’un Köpek Kalbi’ni okurken ilk sayfalarda okura sunulan absürt hatta yer yer müstehzi atmosfer, aslında çok daha karanlık bir sorunun üzerini örten ince bir tülden ibaret. Yani ben öyle anladım. Bilimin ve aklın sınırlarını sırf gücümüz yetiyor diye pervasızca ihlal etmeli miyiz? Romanın merkezindeki Şarikov’u basit bir "kötü karakter" olarak okuyup geçmek en kolayı olurdu herhalde. Oysa asıl trajedi, onu var eden cerrahi kibirde gizli. Profesör Filip Filipoviç’in neşteri bir bedeni dönüştürmeye yetiyor yetmesine ama ona insan olmanın ağır ve sancılı ruhunu üfleyemiyor. Ee tabi etin şekil değiştirmesi, vicdanın da şekilleneceği anlamına gelmiyor ne yazık ki. Kitabın ortalarına gelirken zihnim ister istemez klasik edebiyatın bir başka görkemli çığlığına, Frankenstein’a kaydı. İki kitap da yaratıcılığın, daha doğrusu kontrolsüz "yaratma" kibrinin etrafında dönüyor. Hem Victor Frankenstein hem de Filip Filipoviç, bilginin baştan çıkarıcı zirvesine tırmanırken en temel insani sorumluluğu unutuyorlar. Doğrusunu söylemek gerekirse, Bulgakov’un bu parlak fikrinin toplumsal ve psikolojik dehlizlerde çok daha derinlere inmesini beklerdim. İkinci defa okumam herhalde..
Edebiyat
Köpek KalbiMihail Bulgakov · Can Yayınları · 202125,7bin okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2026 169. kitabı
Veda Etmiyorum, yazarın katliamlarla ilgili yazdığı bir kitabın ardından zihninde yer eden kara ağaçlar ve yükselen deniz imgesinden kurtulamazken, bu süreçte marangozluk kazası geçiren arkadaşı İnson ile hastanede bir araya geliyor. İnson’un elektrikli testere ile yaralanan parmaklarını kurtarmak için katlanmak zorunda kaldığı dehşet verici acı, yazarın toplumsal katliamlara dair hissettiği manevi acıyla paralellik gösteriyor diye düşünüyorum. Roman, insanın hayata tutunma çabasını, vasiyetname ve veda kavramları üzerinden sorgulayarak derin bir keder ve dayanıklılık atmosferi çiziyor. İki arkadaşın ertelenmiş projeleri ve paylaştıkları sessiz acı, ölüm ve yaşam arasındaki ince çizgide, geçmişin yükünü sırtlanma zorunluluğunu vurguluyor. Nihayetinde kitap, bireysel ve toplumsal hafızanın yaralarını, kar altındaki bir mezarlık metaforuyla zarif bir biçimde harmanlıyor bize. Uzun süre sonra, bir günde bitirdiğim kitaplardan biri oldu. Akıcı idi..
Edebiyat
Veda EtmiyorumHan Kang · April Yayıncılık · 20242,208 okunma
9/10
·303 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 11:57
Uzun zaman sonra okuduğum bir kitaptan ilk defa bu kadar zevk aldım. Şahsi olarak pek öngöremediğim bir kurgusu vardı, ince eleştiriler içeriyor ve dünyamızın acı gerçeklerini yüze vuruyordu. Üzerinde uzun uzun konuşabileceğim ve tartışabileceğim bir kitaptı. Öncelikle yayın sektörüne karşı oldukça eleştiri içeriyordu – bu konuda haklı olduğunu da düşünüyorum. Bir tutku olarak başlayan yazarlık mesleğinin (bunun çoğu meslekte de geçerli olduğunu düşünüyorum, özellikle sanat dallarını içerenleri) yayınevleri ve okuyucuları memnun etme baskısının yanında, diğer yazarlar arasında fark yaratma, görülme arzularının ve artan kıskançlıkların tutkuyu nasıl zehirlediğini ve takıntı haline getirdiğini gösteriyordu. Bir hayal ve tutku olarak başlayan bu yolda tamamen kişisel arzular ve hırslar ön plana çıkmaya başlıyor. Ayrıca ırkçılığa değinme şekli de hoşuma gitti. Uzun yıllar boyunca ırkçılığa ve ayrımcılığa maruz kalmış kesimler, karşı karşıya kaldıkları sorunlarda muhatap oldukları kişiyi ırkçılıkla suçlarken aslında asıl ırkçılığı kendileri yapmaya başlarlar. Kitabın linç kültürünü yansıtma şekli de aynı şekilde oldukça iyiydi. Günümüz insanlarını muazzam yansıttığını düşünüyorum bu kitabın. Bu tip değinilen eleştiri ve yüzleştirmeleri kalbimi çaldı diyebilirim. Ana karakterin her koşulda kendini bir şekilde haklı görmesi, tüm yaptıklarını kendisine hak görmesi günümüz insanlarının sorunlarından biri. Karakterin endişe ve korkuları o kadar güzel yansıtılmış ki, eğer meyilli bir yapınız varsa okurken kaygıyla doluyorsunuz. Kitap hakkında o kadar çok konuşabilirim ki... Benim önereceğim kitaplar arasına kesinlikle giriyor.
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,2bin okunma
Reklam
Reklam