Ağlamaktan, yalnız, avazı çıktığı kadar ağlamaktan müthiş haz duyuyordu.
Şimdi nereye gitmeliydi? Hangi yöne? Bilmiyordu.
Reklam
Hakikati seviniz, o da sizi sever; hakikati arayınız, o da sizi arar ve üstüne yalan Çin setleri gibi kalın duvarlar örsün, altında kalan hakikat bir ince iniltiyle, bir hafif rüzgâr dalgasıyla, herhangi bir küçük işaretle mevcudiyetini bildirir: "Buradayım!'" der.
Ben bir zamanlar, dört tekeri üstünde yürüyen bir taksim olsun da ne olursa olsun, derdim. Yani, şimdi kıçına giyecek donun olmasa, tutsalar sana birinin eski donunu verseler, güzel mi, çirkin mi, diye düşünür müsün? Sağlammış, değilmiş; üstüne tam gelmişmiş, gelmemişmiş; aldırır mısın? Alır giyinirsin. Açık kıçını örter geçersin, değil mi? Lakin önüne bin don koysalar da içinden birini seç al, deseler, ama yalnız birini; hangisini seçeceğini şaşırmaz mısın? Bu öyle bir iş ki, bininde birden aklı kalır insanın.Neyse, olan oldu, geçen geçti. Sende karar kıldık. Sevdik, ısındık.Tam ötekileri kafamdan silip sana bağlanmışken,içime kurt düşmesi çok kötü oldu. Ben senin bir cuma arabası olup olmadığını nasıl bileceğim şimci ha? Eh, bu yol, gelip gitmecesine, ne mal olduğunu koyar ortaya elbet. Dönünce de boşarım. Defederim başımdan seni.
Sayfa 133·Kitabı okuyor
Hani taklit ayıptı?
Osmanlı'nın kıyafeti, Türk'ün Orta Asya'da giydiği kıyafet miydi? Türk'ün dini, anayurdundaki dini miydi? Türk'ün müziği Altaylarda dinlediği müzik miydi? Yediği yemekler, mutfağı neyin nesi idi? Oğuzlar Horasan'da patlıcanlı incik ile dilberdudağı mı yiyordu?
Sayfa 281·Kitabı okuyor
"Bu kadar değişim de şaşılacak şeydir. Sanki insanlardan nefret etmiş; kimseyi görmek istemez, kendini görmek için evine gidenleri de şayet kabul ederse derin bir sessizlikle karşılar. Önceleri de hayattan ve insanlardan memnun değildi. Bir karamsar olduğu kadar, insanlardan da kaçan biriydi. Fakat hiç olmazsa önceleri karamsarlığını, insanlardan nefretini pek ince, pek hoş tasvirleriyle, delillerle, hikâyelerle anlatır, bir hayat belirtisi gösterirdi. Şimdi ise hayata karşı eski nefreti tutmuş da artık yaşamamaya karar vermiş gibi bir şey. Önceden hayatta herkesin bulduğu neşeden mahrumdu, şimdi artık hayat da yok. Yalnız neşeyi değil, hayatı da reddetmiş."
Sayfa 2 - Türkiye iş Bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Hayat ve İnsan
Reklam
Reklam