Duyularım sonsuza dönük bir biçimde açılmış gibiydi. Neden daha önce çevremi saran doğal olayları bu denli gözlemleyemedim acaba diye düşündüm. Güneşe bakabiliyor, rüzgarın içinde taşıdığı kokuları ayırt edebiliyordum. Çevremi saran her şey eskisinden farklı gözüküyordu. Evrenin ince zarı sıyrılmış gibiydi. Hızla düşünebiliyor, gördüklerimi içselleştirebiliyordum. Duygularım da kristalleşiyordu. Sonunda içimdeki en derin duygu kanalı da açıldı:
Sevmek...
Ve sevilmek isteği...
'Hayat kırılgandır ama sevgi değil...' diyordu, bilincimin derinliklerinden gelen bir ses."