Mehmet Coral

Mehmet Coral

Yazar
8.1/10
61 Kişi
·
151
Okunma
·
8
Beğeni
·
1766
Gösterim
Adı:
Mehmet Coral
Unvan:
Türk Araştırmacı Yazar
Doğum:
İzmir, Türkiye, 1947
1947 yılında İzmir'de doğdu. Amsterdam Üniversitesi ve Lahey Uluslararası Akademisi'nde iktisat yüksek lisansı yaptı. 1999'da ülkemizi temsilen Balkan Halkları Edebiyat Ödülü Balkanika'ya katıldığında, ödül komitesi yazarın tüm eserlerinin Balkan dillerine çevrilmesini kararlaştırdı. Kitapları İngilizce, Fransızca, İtalyanca ve Yunanca'ya çevrilen yazarın uçmak dışındaki en büyük tutkusu da İstanbul'un geçmiş yaşamı hakkında yaptığı araştırmalardır. Kitaplarının temelini de genellikle bu tarihî araştırmalar oluşturur.
Buna diyecek pek bir şey yok. Rüşvet ve hile ile elde edilen varlıkları başlarına yıkılsın! Beter olsunlar diyoruz.
Mehmet Coral
Sayfa 28 - Doğan Kitap - 1. Baskı
“Gerektiği zaman, ne gerekiyorsa başına gelir, hayatın akışına karşı elinden bir şey gelmez, ona takılır gidersin, küçük kuşum. Senden istediğim de bu zaten. Hayata izin ver.”
Mehmet Coral
Sayfa 56 - Doğan Egmont Yayıncılık - 1. Baskı
Belki de böyleydi hayat: Her zaman farklı titreşimler ve seslerle akıp gidiyor, nihayet sonsuzluk deniziyle kavuşuyordu.
Mehmet Coral
Sayfa 91 - Doğan Egmont Yayıncılık - 1. Baskı
“Kadınlar hayatın alfa ve omegalarıdır. Onların rahminde tohumlanır, sonra doğarız. Ölümün tek gerçek olduğu bir hayatı yaşarken de yine onlara sığınır, yeniden bedenlenip, sonsuza uzanan bir köprüde özünde aynı, ancak karmik yapısı farklı serüvenler yaşama arzusunu da yine onların sevgisinde ararız.”
Mehmet Coral
Sayfa 44 - Doğan Egmont Yayıncılık - 1. Baskı
248 syf.
·8/10
sermimar Sinan'ın devşirilme döneminden başmimarlığa yükselişinin kitabı.Mimar sinan'ın büyük eserlerine nasıl imza attığına tanık olabileceğiniz güzel bir çalışma olmuş.Sai Sinanın arkadaşı ve hayat öyküsünü onun anılarından derleyip toparlıyor.Yapılan sohbetlerde Sinanın düşünce ve Dünyaya bakışı yazarın güzel üslubuyla işlenmiş.Etkileyici bir kitaptı.
296 syf.
·7 günde·6/10
Kitap hz Aişe'yi anlatsa da o dönemde yaşananlar ile iç içeyiz. Peygamber efendimiz dönemi 4 halife döneminde olan olayları hz Aişe'nin dilinden okuyoruz. Yazar, finalde ise kerbela faciasina değinmiş. İslam tarihi için okunabilir fakat çok fazla detay beklememek lazım. Birkaç bilgiyi ilk kez bu kitaptan öğrendim. Ne kadar doğrudur onu bilemem. Benim şahsi fikrim o dönemde olanlar hakkında bilgi edinme olayı. Genel anlamda bir bilgi veriliyorsa kesin konuşmanın doğru olduğuna inanmıyorum. Çünkü o günden günümüze kadar neler değişiyor neler. O dönemi yargılamak bize düşmez. En doğrusunu Allah bilir. Kitapla kalın :)
158 syf.
·17 günde·10/10
Bizans dönemindeki Konstantinopolis'e yolculuk yapmak isteyenlere göre bir kitaptır.
Mehmet Coral kesinlikle bütün kitapları okunması gereken bir yazar düşünüyorum. Akıcı bir dili var. Keyif veriyor.
120 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
iyi bir roman ama fazla latince sözcükler var ve hepsinin açıklaması yok maalesef. Böyle olunca romanın akışına kapılmayı engelliyor. Bir de doğan Kitap'ın yazı karakteri mi, yazı sıklığı mı ne bana okuması hep zor geliyor. Bunun dışındav Mehmet Coral iyi bir romancı ve araştırmacı.
120 syf.
·4 günde·7/10
Bu kitabı sahaf gezerken tesadüf eseri gördüm, ismi dikkatimi çekti ve aldım. Kitap ince ama bir o kadar da dolu. İzmir ve Ayvalık'ın Kurtuluş Savaşı zamanındaki siyasi-kültürel durumunu gözler önüne seriyor, bunu yaparken de içine çok abartıya kaçmadan bir aşk hikayesi de sıkıştırıyor, bu aşk hikayesi ise,Meryem Ana Kilisesi'ne dair değişik arkeolojik bilgiler öğrenmenize fırsat veriyor.

Tarihi, kültürel tarzda yazılan eserlere ilginiz varsa hoşunuza gidebilir.
124 syf.
·17 günde·Beğendi·10/10
Bizans'ta Kayıp Zaman kitabının devamıdır. Çok keyifli, akıcı, bilgilendirici, Bizans'ın geç dönemi, Konstantinopolis'in fethi ve Osmanlı'nın Fatih Sultan II. Mehmed dönemini anlatıyor.
120 syf.
·Beğendi·9/10
Bence gayet başarılı bir kitaptı kısa oluşu üzdü beni ama okuyucuyu içine alan bir kitapti kesinlikle maceracı kişilere tavsiyemdir :) Umarım begenirsiniz
128 syf.
·Beğendi·8/10
•Bu kitabı bana doğum günü hediyesi olarak arkadaşım göndermişti. Ama bir türlü okumak kısmet olmadı. Kısmet şimdiymiş. Bu okuduğum üçüncü Mehmet Coral kitabı. Mehmet Coral ile ilk tanışmam 1998’de “Bizans’ta Kayıp Zamanlar “ ile oldu ve 1999’da “Konstantaniye’nin Yitik Günceleri” ile devam etti. Aradan geçen 20 seneye rağmen unutmadığım kitaplardı. Bu kitap da aynı keyfi verdi. Ve bu kadar ara verdiğim için üzüldüm. Bundan sonra diğer kitapları ile okumaya devam… Listemde: “Ateşin Gelini: Gavur İzmir” ve “Başka Bir İstanbul’un Anıları” var.
•Bir bölümde, Latin bilgelerin zaman tanımlaması var. ‘Zaman diye bir şey yok aslında. Her şey şimdi.’ Aslında zaman döngüsü hep aynı değil mi? Güneş doğuyor, batıyor. Mevsimler tekrarlanıyor. Milyonlarca yıldır böyle ( Hoş son dönemde ekolojik dengenin bozulması, küresel ısınma vb. iklimler değişse de temelde düzen aynı). Güneş kuzeyden doğmuyor, yazın kar yağmıyor, sonbahardan sonra yaz gelmiyor, kışın hasat yapılmıyor ve hiçbir an tekrar yaşanmıyor. Yaşansa bile bire bir aynı olmuyor.
•Birkaç yerde “Amok koşusu”ndan bahsediyor. Bu konuyu araştırmaya gerek yok. Bildiğim yerden çıktı. Çünkü Zweig’in “Amok Koşucusu”nu yeni okudum ve okurken bu konuyu detaylı araştırmıştım.
•Müzik, bale, opera gibi sanatlarla ilgili birçok bilgi var. En çok adı geçen eser George Frideric Handel’in Rinaldo operasının bir aryası “Cara Sposa”. Tabii hemen dinledim ve hayran oldum. Öyle ki bu yorumu yazarken de kitaptaki öyküyü daha iyi özümsemek için bu aryayı dinledim. Size de tavsiye ederim.
•Bir yerde; “Eş ruhu için çizilen yazgının rüzgarın da hafifçe sallanıyordu. Esinti şiddetini artırdığında düşecekti hayat ağacından.” Etkileyici bir cümle değil mi? Özellikle ikincisi. Ölüm bundan daha güzel anlatılabilir mi ? Bence, hayır… Zaten kitabın tamamında böyle etkileyici cümleler var.
•Luçerna’nın Kuğuları / Aykırı Bir Aşk Öyküsü, diyor ama o kadar etkileyici, yoğun bir duygusallığa sahip ki ‘aykırı’lığı fark etmiyorsunuz bile. Konusu kısaca : Lara, üstün yetenekli bir müzisyendir. Çocukluğunda yaşadığı korkunç bir olay sonrasında hayatı mahvolmuştur. İnsanlardan, özellikle de erkeklerden kaçar. Rota, dünyada artık örneği kalmamış son kastratodur. Babasının müzik tutkusu nedeniyle çocukluğu çalınmıştır. Bir emsali daha olmayan meleksi sesiyle efsaneleşir. Ancak, o da bir hayat kaçkınıdır. Tek isteği, bir an önce Ode to Delirium (Deliliğe Övgü) adını verdiği eserini tamamlamaktır. En büyük tutkusu, yaşamı hızla kat edip, sonsuzluğun öte yanına ulaşmaktır. Kader, bu iki aykırı insanı, kastrato ile kastretta’yı, kuğular ve ışıklar kenti Luçerna’da (Luzern) yakalar. Ülkesinde aradığı esini bulamayan Türk yazar Toprak’a da istemeden bir parçası haline geldiği bu dramayı romanlaştırmak kalır.
•Her kitapta yeni araştırmalar, yeni bilgiler ediniliyor. Luçerna’nın Kuğularından bana kalan Cara Sposa ve kastrato ( okurken aldığım keyif ayrı, bitmesini istemediğiniz kitaplardan ). Cara Sposa’dan konuştuk, peki ‘kastrato’ nedir? Kastrato: soprano, mezzo-soprano ya da kontralto seslerine küçük yaşta sahip olan yoksul ve yetenekli erkek çocukların, bu seslerini kaybetmemeleri için kendilerinin ve ailelerinin rızası alınarak ergenlik çağına gelmeden hadım edilmeleri sonucu tiz ve çocuksu sese sahip olan erkek soprano.
148 syf.
·13 günde·Beğendi·5/10
Kitabın ismi herkesi biraz şaşırtmışsa da; En-el Hak düşüncesinin kurucusu Hallac-ı Mansur'un son günlerini ve son saatlerini yazar bize kendi dramatik kurgusu ile aktarmaktadır. Hakkında çok az şey bildiğimiz (Hallac-ı Mansur konusunda bildiklemizin büyük kısmı Louis Massignon isimli bir Fransız şarkiyatçısının çalışmalarına dayanmaktadır) bu düşünürün, böyle bir romanda karşımıza çıkması açıkcası şahsımı sevindirdi. Hallac-ı Mansur'un düşüncelerini, son günlerin de kendisinden dinlemekten (her ne kadar kurgu da olsa) keyif ve hüzün duydum. Son olarak; eseri beğendiğimi söyleyebilirim, tarihi roman ve konuya meraklılarının beğeneceğini düşünüyorum.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mehmet Coral
Unvan:
Türk Araştırmacı Yazar
Doğum:
İzmir, Türkiye, 1947
1947 yılında İzmir'de doğdu. Amsterdam Üniversitesi ve Lahey Uluslararası Akademisi'nde iktisat yüksek lisansı yaptı. 1999'da ülkemizi temsilen Balkan Halkları Edebiyat Ödülü Balkanika'ya katıldığında, ödül komitesi yazarın tüm eserlerinin Balkan dillerine çevrilmesini kararlaştırdı. Kitapları İngilizce, Fransızca, İtalyanca ve Yunanca'ya çevrilen yazarın uçmak dışındaki en büyük tutkusu da İstanbul'un geçmiş yaşamı hakkında yaptığı araştırmalardır. Kitaplarının temelini de genellikle bu tarihî araştırmalar oluşturur.

Yazar istatistikleri

  • 8 okur beğendi.
  • 151 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 164 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.