Modern insanın temel meselelerinden birisi de ölümle yüzleşememesi, "ölüme doğrudan bakamaması" dahası onu inkâr etmeye yönelmesidir. Bir tür beden oymacılığı olan kozmetik endüstri ve plastik cerrahi, ölümü durdurma saplantısından ekmek yemektedir. Ölümün inkârı giderek hayatın inkârına dönüşmekte, varoluşsal nevroz insan ruhunu yurt edinmektedir. Gaye yokluğu, modern tecrübeyle birlikte bir gulyabani gibi insanın yolunu kesmekte, hayat anlık hazların doyurulduğu bir ritüeller dizisi olarak algılanmaktadır. Böyle bir fidelikte mistik yönelişler kaçınılmazdır.
Sayfa 95·Kitabı okudu
En kuvvetli insanın bile bazen ne kadar zayıf anları, istediğinin tam aksini yapmaya mecbur olduğunu dakikaları bulunduğunu nasıl inkâr edebiliriz? Böyle hadiseler hiç kimseyi olduğundan daha fena, yahut daha iyi yapamaz!
Sayfa 128·Kitabı okuyor
Reklam
Allah, inananların dostudur, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkar edenlere gelince, onların dostları da tağuttur, onları aydınlıktan alıp karanlıklara götürür. İşte bunlar Cehennemliklerdir. Onlar orada devamlı kalırlar. (Bakara 257)
Sayfa 295 - İz yayıncılık 2013 (kitap)
Dostum, sen ormanda su arayan vurulmuş bir geyik gibisin. Boşuna inkâr etme yaralısın işte!
"...mesele inkâr değil; sorgulamadan kabul edilen kesinliktir."
Sayfa 47 - Destek Yayınları·Kitabı okuyor
Aslında bunaldık. Kendi içimizdeki bu çelişki bizi bunalttı. İmanımız bir tarafa, modern hayat başka bir tarafa çekiyor bizi. Kimimiz diğer bir tarafa kaydı, kızını oğlunu onlara teslim etti. Kimimiz ise ortada kaldı. Ne oraya ne de buraya yâr olabildi. Bu çelişkiler bizi bunalttı. Bir kurtuluş aradığımızı inkâr edemeyiz
Reklam
Reklam