Coşkun Aral, sen neler yaşayıp atlatmışsın böyle
10/10
·264 syf.··
2026 5. kitabı
Savaş muhabirliği.. Ölümle yaşam arasında, tüm risklerin, tehlikelerin göze alındığı bir meslek, müthiş bir azim hikayesi. Bu, mecburi olarak, sırf ekmek parası için yapılabilecek bir meslek değil
İmkansız CoğrafyalarCoşkun Aral · Kronik Kitap · 2025136 okunma
9/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 01:19
Dünya Ağrısı… Ayfer Tunç’un edebiyatımızdaki o sarsıcı, derin ve insanı kendi içine döndüren kalemiyle bir kez daha büyülenmiş durumdayım. Kitabı kelimenin tam anlamıyla aşırı beğendim ve bittiğinde
Alıntı
Dünya AğrısıAyfer Tunç · Can Yayınları · 20215,9bin okunma
Huzur ve Huzursuzluk
9/10
·379 syf.··
2026 65. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 01:01
Türk edebiyatının önemli yazarlarından Yahya Kemal’in öğrencisi Ahmet Hamdi Tanpnar’ın değerli eseri Huzur romanı yüksek beklentiyle başladığım bir kitaptı. Üslupçu bir yazar olan Tanpınar eserinde bunu net şekilde şekilde hissettirdi. Edebi yönü oldukça güçlü ve yerinde anlatımı yerinde ve okuyucuya okutan değil yaşatan hissettiren türden bir eser bıraktı bizlere. Psikolojik ve sosyolojik tarafları oldukça kuvvetli, İstanbul sokaklarında Nuran ve Mümtaz’ın aşkının verdiği huzuru sergilerken birde aşkın önünde olan engellerin verdiği huzursuzluğu içimize işledi. İnsan ve toplum düzleminde incelmelerle altı çizilen didaktik bir eser hüviyeti gösterdi ayrıca. Toplumsal açıdan müzik sanat gibi konularda derin sohbetlere tanıklık ederken ikinci dünya savaşı atmosferini de Mümtaz’ın içindeki savaşı aynı anda okura sundu. İhsan, Nuran, Suat ve Mümtaz adıyla dört bölümden oluşan kitapta karakterlerin dünyasına götürdü bizi. Diyaloglar ve olay örgüsü aynı bağlamda ilerlerken zorlayan ama asla sıkmayan tadı okurda bırakan bir eser olarak hafızaya kazındı. Kitabın arka kapağında bahsedildiği bilgi Huzur romanı gerçekten “Türk romanının ihtişamıdır.
1000Kitap
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergâh Yayınları · 202421,3bin okunma
6/10
·336 syf.··
2026 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 00:57
Körlük, insan doğasına ve toplumsal düzene yönelik güçlü eleştiriler içeren, sembolik yönü oldukça zengin bir roman.Romandaki körlük salgını, yalnızca fiziksel bir rahatsızlığı değil, insanların vicdanlarını, ahlaki değerlerini ve birbirlerine karşı sorumluluklarını yitirmelerini de simgelemekte…Özellikle karakterlerin yaşadıkları dönüşümler ve zor şartlar altında verdikleri mücadeleler başarılı bir şekilde işlenmiştir. Bununla birlikte, eserde yer alan bazı ayrıntıların gereğinden fazla uzatıldığını ve zaman zaman bunaltıcı bir atmosfer oluşturduğunu düşünüyorum. Karakterleri dikkat çekici olsa da bazı sayfalardaki yoğunluk ve ayrıntılar mide bulandırıcı ve okuma keyfini kaçıracak boyuttaydı bence. Kitabın vermek istediği mesajları, metaforları ve toplumsal eleştirileri değerli bulsam da edebi açıdan bana büyük bir zevk vermedi. Bu nedenle Körlük’ü düşünmeye sevk eden, “insan” kalmaya dair güçlü bir eleştiri olarak görsem de anlatım tercihleri bakımından herkese hitap etmeyeceğini düşünüyorum.
Edebiyat
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,5bin okunma
Bu kadar hayal kırıklığı bir karakter daha görmemiştim
6/10
·96 syf.··
2026 45. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 00:44
33 yıl önce askere gitmemek için kendi ülkesinden kaçan ve vatandaşlık almadan yıllarca düşman ülkede yaşayan ve kendi ülkesine mektup yazan Mendel karakola götürülür Teğmen: Bir yabancı olarak durumunu neden hemen yetkililere bildirmedin Mendel : Neden durup dururken ihbar edeyim Binbaşı : Duyuruları da mı okumadın Mendel : Hayır Binbaşı : Peki gazeteleri de okumuyordun Mendel : Hayır (ama ona yürüyen ansiklopedi derlerdi ne kadar ironi) Demek ki sadece okumak yetmiyormuş sadece okuyarak da insan aydınlanmıyormuş. Mendel! Sahaf Mendel! Dünyanın kitaplarını yalayıp yutmuş Mendel tam bir aptal cahil imiş. Müthiş hayal kırıklığı, kitap okuyacak diye içinde bulundukları savaşa rağmen bir gazete sayfası okumaktan aciz..okumayı sadece kitaptan ibaret sanan okuyan aptal cahil!!!!
Duygu ve Düşünce
Sahaf MendelStefan Zweig · Martı Yayınları · 201812,7bin okunma
Puan vermedi·626 syf.··
2026 129. kitabı
Kitabı okudum bitti. Filmini de izleyecem tabii ki... Küçücük bir kız çocuğunun, sevgisizliğin içinden geçerek kendi sesini bulma hikâyesi bu. Jane’i sevmemin sebebi kusurlarıyla, sivri diliyle, bazen fazla gururlu oluşuyla çok gerçek olması. Hayata karşı dimdik durmaya çalışırken aslında içten içe ne kadar kırılgan olduğunu görmek, insanı kendine biraz fazla yaklaştırıyor. Yatılı okul günleri… Soğuk, açlık ve “erdem” adı altında sunulan yoksunluklar… Bunları okurken insanın aklına ister istemez şu geliyor: Bazı acılar gerçekten terbiye mi eder, yoksa sadece iz mi bırakır? Charlotte Brontë’nin kendi hayatından izler taşıyan bu bölümler, hikâyeyi kurmaca olmaktan çıkarıp neredeyse itirafa dönüştürüyor. Ve sonra Rochester… Aşkın tuhaf ve biraz da inatçı hali. Jane’in “sevilmek” ile “kendini kaybetmemek” arasında sıkıştığı ince çizgi… Açıkçası burada ben biraz Jane’le tartıştım. Çünkü insan bazen güçlü kalmak isterken en çok kalbinden yeniliyor. Romanın en sevdiğim yanı ise şu: Jane kimsenin gölgesine sığınmıyor. Ne bir erkeğin, ne toplumun, ne de dönemin ona biçtiği rolün. 19. yüzyılda böyle bir karakter yazmak… düpedüz edebi bir meydan okuma. Ama itiraf edeyim, sonu bende küçük bir burukluk bıraktı. Belki de mesele tam olarak bu: Hayat, güçlü karakterlere bile bazen kendi kurallarını unutturabiliyor. Bir yanım Jane’e hayran kaldı, bir yanım da “oraya kadar geldin, neden böyle yaptın?” diye sormadan edemedi. Sanırım iyi kitaplar tam da bunu yapıyor: Seni hem ikna ediyor hem de içten içe huzursuz bırakıyor.
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042bin okunma