İnsülin ve leptin direnci olan kişiler sık sık acıkır ve devamlı olarak ‘acıkma’ ya da ‘doyamama’ korkusu içinde yaşarlar. Acıkınca da hemen buldukları her türlü tatlı, çikolata, şeker ve şekerli içeceklere saldırırlar. Diğer bir deyişle sık sık acıkıyorsak ya da sık sık bir şeyler atıştırmadan duramıyorsak, vücudumuzda insülin ve leptin direnci gelişmiş demektir.
Şeker (dolayısıyla tüm karbonhidratlar), vücuttaki yağlanmanın ve obezitenin en önemli sebebidir. Vücuttaki yağlanma, yağlı besinlerden değil en başta şekerden kaynaklanır. Dolayısıyla kilonun artması ve kiloya bağlı hastalıkların birinci müsebbibi şekerdir. Ayrıca vücudun yağ yakma özelliği olan “termogenez”i şeker bloke eder. Dolayısıyla şeker kullanan birisinin kilo vermesi oldukça zordur.
Kalori sınırlaması hayatınıza yıl eklemenin en etkili yollarından biridir. Düzenli bir şekilde yeterli ya da aşırı miktarda kalori alınırsa beden uyuşur ve yıpranmaya başlar çünkü enerjisini büyük oranda sindirime harcar.
Kalori sınırlamasının bir başka yararı da vücuttaki IGF-1 (insülin benzeri büyüme faktörü) seviyesini azaltmasıdır. IGF-1 yaşlanma sürecinde önemli rol oynayan bir proteindir.
Güçlü bir antioksidan olan melatonin daha uzun yaşamamıza yardımcı olur ve ayrıca aşağıdaki yararları sağlar:
+Bağışıklık sistemini güçlendirir.
+Kansere karşı koruyucu bir unsur içerir.
+Doğal insülin üretimini destekler.
+Alzheimer hastalığının başlangıcını yavaşlatır.
+Osteoporozu (kemik erimesi) önlemeye yardımcı olur ve kalp hastalığıyla savaşır.
Güçlü bir antioksidan olan melatonin daha uzun yaşamamıza yardımcı olur.
*Bağışıklık sistemini güçlendirir.
*Kansere karşı koruyucu bir unsur içerir.
*Doğal insülin üretimini destekler.
*Alzheimer hastalığının başlangıcını yavaşlatır.
*Osteoporozu (kemik erimesi) önlemeye yardımcı olur ve kalp hastalığı ile savaşır.