Her şeyin karşılığını vermek zorundaydım. Hemen durum eşitlenmeliydi. Kimseye gebe kalmamalıydım. Bir yemek bile ısmarlatmamalıydı kimse bana, ödeşmeliydik anında. Böyle biriyim ben.
Selime Teyze de haklı; o zaman da haklıymış, şimdi de. "Kimsesizin halinden kimsesiz anlar" dediğinde de haklıydı. Haklı ama eksik; kimsesiz sadece kimsesizin değil, herkesin halinden anlar.
SİYAH GÖZLERİNE BENİ DE GÖTÜR
.....
Turnalar gidiyor; ben kalıyorum
Avareyim, asudeyim, yorgunum
Bilmiyorum neden sana vurgunum
Erzurum garında, banklar üstünde
Uyku tutmuyor karanlıkları
Yitik düşlerimi kovalıyorum
Gölgeler gidiyor; ben kalıyorum
Bin bir türlü kokuyorsa yaylalar
Siyah gözlerine beni de götür
Baharın koynundan koparıp sana
İpek bir mendile sardığım yüreğimle
Şehzade gülleri gönderiyorum
Umutlar kalıyor; ben gidiyorum
....
Nurullah Genç
Olan, olur. Bunun önüne geçemezsin. Uykun geldiğinde uyu. Acıktığında yemek ye, üzüldüğünde ağla. Olmak istiyorsan ol ama hiçbir şeye taraf olma. Herkesin hataları olur. Hatalarının yanında iyiyi de almak ve yola devam etmek gerekir. Hataları inkâr etmek başka hatalara davetiye çıkarmaktır çünkü. Kötüyü aşmanın tek yolu onu kabullenmek, onunla bir olmaktır. Olmanın anlamı budur. Var olmanın şartı budur.
Yunus Emre ne güzel söylemiş:
"İlim elinde çıra
yak da Mevla'yı ara.
Bilmek olmak değildir
olmaya bak olmaya!"
Alıntıdır.