İnsanın özgür iradesi vardır ve bu özgür irada üç çeşittir:
Birincisi, insan bu hayatı istediğinde özgürdü. Şimdi ise herkesin de kabul edeceği gibi bu kararından geri dönemiyor çünkü o zaman onu isteyen kişi ile şimdiki kişi aynı değil. Öyleyse insan, bu hayatı yaşamak suretiyle kendi iradesini gerçekleştirmek zorundadır.
İkincisi, hayatın yönünü ve hızını kendisi belirlediği sürece insan özgürdür.
Üçüncüsü; insan, bir gün olacağı kişiyi kendisinin belirlemesi bakımından özgürdür. İnsan, hayatı tüm koşullar altında yaşayabilecek ve böylece de kendi seçtiği bir yolda kendini bulabilecek iradeye sahiptir. Ancak bu yol, hayatın el değmemiş hiçbir noktası kalmayacak derecede dolambaçlı ve karmaşıktır.
Özgür iradenin yapısı bu şekilde ve üç katmanlıdır. Ancak eş zamanlı olması itibariyle, özgür irade aynı zamanda tek katmanlıdır. Aslında o kadar tek katmanlıdır ki içerisinde iradeye bile yer yoktur, ister özgür olsun ister olmasın.
Pratikte işe yaramıyorsa bu hislerin ne anlamı var? Ofisinde masada otururken, aniden karının marketten dönerken bir trafik kazasında öldüğünü hissetmenin sana ne faydası var? Nasılsa biri arayıp sana haber verecek, değil mi? Bir zamanlar öyle bir yeteneğimiz varsa bile şimdi çoktan zayıflamış, neredeyse yok olmuş. Kuyruklarımız ve kürklerimiz gibi.
Bu rüyalarda asıl ilgimi çeken, diye devam etti. Gelecekteki bir mücadeleyi işaret ediyor gibi oluşları. Bir öncünün…. ve hasmının belli belirsiz görüntüsü gönderiliyor sanki. Rakip de denebilir. Eğer öyleyse, önümüzde yolcu listesinde isimlerimizin bulunduğu bir uçuş var… ve karın ağrıları çekiyoruz demektir. Belki bize geleceğimiz kendi ellerimizle şekillendirme fırsatı sunuyor. Dördüncü boyutsal bir tür irade: olaylar gerçekleşmeden seçme şansı.