10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 165. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 00:00
"GÜÇLÜ BİLİNÇALTI MÜKEMMEL ZİHİN" "Başarılarının başkaları tarafından takdir edilmesini bekleyen insanlar bu duyguya bağımlı olur. Onlar amigdalanın etkisi altındadır ve dış etkenler duygularını manipüle eder. Gerçek özgürlüğünüze kavuşmak istiyorsanız sizin için -başkası için değil, sizin için gerçekten önemli olana bağlı kalmanız çok önemlidir. Amigdalanız devreye girdiğinde körleşirsiniz ve sizin için gerçekten önemli olana veya size soru soran kişinin amacına odaklanma yetinizi kaybedersiniz." Hepimiz hayatımızda daha başarılı olmak, ilişkilerimizi güçlendirmek ve zorluklarla daha kolay başa çıkmak isteriz. Peki ya tüm bunların sırrı beynimizin derinliklerinde saklıysa? Nörobilim alanındaki son çalışmalar, zihinsel performansımızı artırarak hem kişisel hem de profesyonel hayatımızda çığır açabileceğimizi gösteriyor. Kötü düşünceler çoğu zaman farkında olmadan zihnimizi işgal eder ve iletişimimizi zehirler. Peki bu döngüyü nasıl kırabiliriz? Beynimiz değişime dirense de, doğru tekniklerle olumsuz düşünce kalıplarını yeniden şekillendirebiliriz. Günlük farkındalık egzersizleri, düşüncelerimizi gözlemlemeyi ve onları yargılamadan kabul etmeyi öğretir. Bu, zihinsel gürültüyü azaltmanın ilk adımıdır. Dr. Biliana Todorova, nörobilim ve psikoloji kökenli bir yazar. Kitabın merkezinde şu iddia var: Hayatını değiştiren şey “bilinçli irade” değil, bilinçaltı programların. Yani %95 oranında düşüncelerini, alışkanlıklarını, duygularını bilinçaltın yönetiyor. Sen sadece sonucu yaşıyorsun. Yazar bize “mükemmel bir zihin” vaat etmiyor. Amacı: Bilinçaltındaki negatif kayıtları silip, yerine seni destekleyen yeni programlar yüklemek. Tıpkı bilgisayara format atıp yeni yazılım kurmak gibi. Bilinçaltı Nasıl Çalışır? Bilinçaltı 0-7 yaş arası kurulan inançlarla doluyor. “Yeterli
Edebiyat
Güçlü Bilinçaltı Mükemmel ZihinBiliana Todorova · Altın Kitaplar · 202673 okunma
10/10
·320 syf.·
2026 14. kitabı
Johann Hari'nin Çalınan Dikkat adlı kitabı, günümüz insanının giderek azalan odaklanma becerisini ele alan, düşündürücü ve sarsıcı bir kitap. Kitabı okumaya başlamadan önce dikkat dağınıklığını daha çok bireysel bir sorun olarak görüyordum. Ancak kitap, meselenin sadece irade, disiplin veya kişisel tercihlerle açıklanamayacağını gösteriyor. Eserde dikkatimizin neden azaldığına dair birçok farklı sebep ele alınıyor. Sosyal medya platformlarının sürekli dikkatimizi çekmek için tasarlanmış olması, ekranlara maruz kalma süresinin artması, sürekli meşgul olma kültürü, sınav ve başarı baskısı, kaygı düzeyinin yükselmesi, uyku eksikliği ve hatta çevre kirliliğinin beyin üzerindeki etkileri dikkat çekici bir şekilde anlatılıyor. Özellikle çevresel faktörlerin dikkat üzerindeki etkisi benim için yeni ve şaşırtıcı bir bakış açısı oldu. Kitapta en çok etkilendiğim noktalardan biri, dikkat sorunlarının yalnızca bireyin eksikliği olarak görülmemesi gerektiği düşüncesiydi. Günümüzde odaklanmakta zorlanan insanlara sıklıkla "Daha disiplinli ol", "Kendini toparla" gibi tavsiyeler veriliyor. Oysa yazar, içinde yaşadığımız sistemin dikkatimizi sürekli parçaladığını ve bu durumun yalnızca kişisel irade ile çözülemeyeceğini ortaya koyuyor. Bu yaklaşım, insanın kendisine karşı daha anlayışlı olmasını sağlıyor. Bir eğitimci olarak kitapta çocuklar ve eğitim sistemi üzerine yapılan değerlendirmeler de beni oldukça düşündürdü. Özellikle dikkat eksikliği yaşayan çocukların hemen tembel, isteksiz veya başarısız olarak etiketlenmemesi gerektiği vurgusu çok değerliydi. Günümüzde DEHB tanısı alan ve ilaç kullanan çocuk sayısındaki artışa değinilirken, öncelikle çocuğun yaşam koşullarının, kaygılarının, yaşadığı olayların ve çevresel etkenlerin değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Bu
Çalınan DikkatJohann Hari · Metis Yayınları · 20245,3bin okunma
Reklam
7/10
·200 syf.··
2019 109. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2019 00:00
İrade Terbiyesi kitabı çok okunan ve çok satan bir kitap. Kişisel gelişimi de andıran ama aslında döneminde sanırım öğrenci sorunları ile alakalı bir kitap. Eskiden sevdiğim ama sonradan yavan bulduğum bir kitap. 1800'lerin sonunda yazılmış böyle bir kitap neden çok satılıyor? Belki başlığından olabilir. Bir de biliyorsunuzdur belki bir kitabın yazarı öldüğünde sanırım yaklaşık 70 yıl sonra telif hakkı kalkıyor. Bu yüzden eski kitapları hala yeni baskılarla görebilirsiniz kitapçılarda. Gene de o kadar fena değil, okunabilir.
İrade TerbiyesiJules Payot · Ediz Yayınevi · 201838,4bin okunma
Puan vermedi·690 syf.··
2026 152. kitabı
Adam Fawer’ın o dâhice ve akıl sınırlarını zorlayan kurgusuyla, insanların duygularını ve düşüncelerini sadece hissetmekle kalmayıp onları manipüle edebilen "empati" yeteneğine sahip bir grup insanın dünyasına büyük bir heyecanla daldım. Yazar; kuantum fiziğini, felsefeyi ve psikolojiyi öyle muazzam bir aksiyon ritmiyle harmanlamış ki zihnimin sınırlarının zorlandığını ve her sayfada taşların yerine nasıl oturduğunu hayranlıkla izledim. Algılarımızı, seçimlerimizi ve insan ilişkilerinin doğasını kökünden sorgulatan, elden bırakılması imkansız, soluk soluğa bir zihin oyunuydu.
EmpatiAdam Fawer · April Yayıncılık · 202337bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2026 146. kitabı
Jules Payot’nun kendi tembelliğimle, erteleme huylarımla ve zihnimin dağılmasıyla yüzleşmemi sağlayan, adeta bir rehber niteliğindeki bu muazzam kitabını altını çize çize okudum. Yazar, entelektüel bir çalışma disiplini kazanmanın ve iradeyi güçlendirmenin öyle ayakları yere basan, pratik yollarını anlatmış ki okurken kendi kendimi disipline etme arzusuyla doldum. Sadece teoride kalmayan, zihinsel tembellikten kurtulup hayatının iplerini eline almak isteyen herkesin başucunda bulunması gereken sarsıcı ve çok faydalı bir başyapıttı.
İrade TerbiyesiJules Payot · Ediz Yayınevi · 201838,4bin okunma
Sevmek Yetmediğinde
9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 56. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 05:34
Iza’nın Şarkısı, anne-kız ilişkisini en sarsıcı ve en gerçekçi biçimde anlatan romanlardan biri. Kitabın merkezinde, eşini kaybettikten sonra yalnız kalan Etelka ile onu yanına alarak korumak isteyen doktor kızı Iza bulunur. Ancak sevgi her zaman yakınlık getirmez; bazen en büyük mesafeler, birbirini seven insanlar arasında oluşur. Magda Szabó bu romanda kötülüğü değil, iyi niyetin bazen nasıl incitici olabileceğini anlatıyor. Iza annesi için en doğrusunu yaptığını düşünürken, Etelka yavaş yavaş geçmişinden, alışkanlıklarından ve kimliğinden koparılır. Roman boyunca okur, iki tarafı da haklı bulur; bu yüzden yaşanan çatışmalar daha da acı verici hale gelir. Yazarın dili sade ama duygusal etkisi çok güçlü. Özellikle yaşlılık, yalnızlık, kuşak farkı ve empati eksikliği üzerine yaptığı gözlemler uzun süre akılda kalıyor. Romanın en çarpıcı yanı, karakterlerin birbirlerini sevmelerine rağmen birbirlerini anlayamamaları. Bu nedenle kitap, okuru kendi ilişkilerini ve sevdiklerine nasıl davrandığını sorgulamaya davet ediyor. Benim için Iza’nın Şarkısı, yüksek sesle söylenmeyen kırgınlıkların romanı. Sayfalar ilerledikçe insan, bazen sevginin yetmediğini; anlayışın, dinlemenin ve karşımızdakinin dünyasına gerçekten bakabilmenin de gerekli olduğunu görüyor. Hüzünlü ama çok insani bir hikâye. Kitabı bitirdiğinizde karakterler aklınızdan kolay kolay çıkmıyor. Iza’nın Şarkısında toprak, su, ateş ve hava doğrudan bir alegori olarak sunulmasa da, romanın temalarıyla ilişkilendirildiğinde güçlü sembolik anlamlar taşırlar: * Toprak: Etelka’yı temsil eder. Kökleri, geçmişi, alışkanlıkları ve aidiyet duygusunu simgeler. Eşinin ölümünden sonra bile yaşadığı ev ve anıları onun kimliğinin bir parçasıdır. Topraktan koparılması, kendi benliğinden uzaklaştırılması anlamına gelir. * Su:
1000Kitap
Iza'nın ŞarkısıMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 20245,4bin okunma
Reklam
Reklam