Kadın,kendi zihninde en acımasız şekliyle bir hapishane kuruyor ve sonrasında yavaş yavaş o hapishanenin içerisindeki en büyük mahkum da kendisi oluyor.
13 yaşındaki bir çocuğun bir adama aşık olduğunu zannetmesi ve bunu takıntı haline getirip çok yanlış yorumlayıp hayatını kendi elleriyle zehir etmesi.
Düşüncelerim: Olayların aşırı ve gereksiz yere abartıldığını düşünüyorum. Bir çocuğun olaya katılmasıyla ciddiye alıp okuyamadım.Evet kızın değil çocuğun diyorum ve bu sebeple benim açımdan yanlış geldiği için pek beğendiğimi söyleyemeyeceğim.
Sabahattin Ali
Türk anlatı edebiyatının küçük ve zarif bir mücevheri gibidir.İlk basımı 1943 yılında yapılmış olan bu kitabı,80 yıl sonrasının okuruna sunarken dilinde ve anlatımında bir sadeleştirmeye gitmek gibi bir edebiyat barbarlığından kaçınan yayınevini, edebiyata, yazara ve okura saygısından ötürü kutlamak isterim. Genç okurların da, gerçek edebiyat zevkini ancak, Halit Ziya'lardan Sabahattin Alilere, onlardan günümüze uzanan, Cumhuriyet dönemi edebiyatımızın dil zenginliği ve lezzeti taşıyan bu yapıtlarını "aslından" okumakla tadabileceklerinin bilincinde olmaları, dünden bugüne düşen ışığın kaynaklarına ilgi göstermeleri kendi kazançları olacaktır.
Kendi düşüncelerim ve kendime notum:Zamanında çok uzun zaman önce bir kişiden kitap hakkındaki yorumlarını sormuştum ve kitabı çok manasız bulduğunu zaman kaybı gördüğünü, okumamamı vs. söylemişti. Ben de o sıralar yeterince listem dolu olduğundan öylece inanmış ve okumayı düşünmemiştim.Tamamen tesadüfi bir şekilde okudum ve iyi ki de okumuşum diyorum. Eğer doğru zamanlamayla okursanız mükemmel bir kitap.Karakter analizi betimlemeler, ana karakterin iç çatışmalarını eksiksiz yansıtması kısa bir Rus edebiyatı okuyormuşum hissiyatı verdi.Paylaşmak istediğim o kadar cümle var ki kitapta.Ama zaten kimse istediğim duyguyla okumayacağından veya ruhumdaki o güzellikleriyle bozulmadan kalmalarını istediğimden paylaşmıyorum.
+ Türk edebiyatı hakkındaki kötü ön yargılarımı kenara bırakmamı sağlayan kitaplardan biri.
Haluk Dursun
Kitap gençlere tavsiyelerde bulunan, nasıl düşündüğünü ve neden böyle düşündüğünü kısa ve öz bir şekilde deneyimleriyle harmanlayarak bize nasıl yaşamamız gerektiğini mütevazi bir şekilde, sohbet havasında anlatıyor.Dili, anlatımı sade.Kolay okunan ve tek seferde bitirilebilecek türden.
(Ek bilgi ve eklemek istediklerim: Yazar aslında bir profesör.Aslında birçok alanla ilgilenmiş ama kısaca bahsettiğimi belirtirsem yanlış bir tanımlama olmaz sanırsam . Çünkü kitapta profesör veya bir şeyleri başarmış bir şahıs olarak değil hayat tecrübesi olan biri olarak bize bir şeyler anlatmak istiyor gayet mütevazi bir şekilde.Gençlere bir şeyler katmak ve onların yanında olmak isteyen bunun için çabalayan ve elinden geldiğince gençlerle buluşan konuşan bir insan olarak hayal ettim."Haluk hocam bir gençle daha buluştunuz :) "
Bu kitabı yazmayı uzun zaman önce düşünmüş ve taslağını bitirmiş.Fakat vefat edince kızı Nilay Dursun tarafından düzenlenip basıma verilmiş(Buradan bizlerle bu faydalı kitabı düzenlediği ve bizi kitapla buluşturduğu için teşekkür etmeyi borç bilirim.)Yazarın bizzat kendisiyle tanışıp konuşmak isterdim.Ve kitapta bahsedilen yaşı fazla olan fakat hala bilgiyle haşır neşir olan, yeni şeyler öğrenmeyi ,üretmeyi hayat amacı haline getirmiş ve bundan keyif alan büyüklerimle tanışmak ve sürekli iletişim halinde olmak dileğiyle.Umarım bu tür insanlar kitapta belirtilenin aksine artarlar ve daha fazla tanışma fırsatımız olur.)
Ve son olarak umarım bu yazıyla ben de Haluk hocanın daha fazla gençle buluşmasına katkı sağlarım.
İvan Gonçarov
Kitap; hepimizin içinde zaman zaman bulunduğu, bir türlü çıkamadığı tembelliği konu alıyor.Gayet akıcı bir anlatıma ve dile sahip. Hem farkındalık oluşturmak hem de dünyadan biraz uzaklaşmak için okunabilecek çok yormayan bir roman.
Karakterler, olay kurgusu, ele alınan konularla bir bütünlük sağlanmış. Çok bilinen ve okunan bir kitap olduğu için ayrıntılı bir açıklamaya gerek duymuyorum şuan için.Fakat yanlış anlaşılmasın iyi ki okumuşum dedirten ve okuduğum zamanlarda keyifli zaman geçirten türden bir kitap oldu benim için.
(Kitabın tek kusuru sonu değişik olabilirdi.Ama kasıtlı bir şekilde sonunun böyle yazıldığını düşünürsek de ince bir felsefe yatıyor sonunda diyebiliriz ki bu da kitabı daha özel yapıyor.)