İrfan Taşcı

İrfan Taşcı
@irfant
Burayı keşfetmeden önce okuduğumuz yüzlerce kitap “kayıt dışı” kaldı :-( Önümüze bakalım :-) Instagram @savsozler
Sosyal Maske
Tembellik ciddiyet gibi bir maskedir, zaten ciddiyet de bir nevi tembelliktir.
Sayfa 50 - E-kitap·Kitabı okuyor
Edebiyat
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Bir kadın her zaman birini büyüler ama sadece çöllerden gelen ırkların gözlerinde böyle herkesi büyüleme gücü vardır. Çöllerden kopup gelenlerin gözünde belki de uzun uzun seyrettikleri sonsuzluğa benzer bir şeyler kalmıştır. Acaba doğa ileriyi görerek onları kumlardaki seraplardan, güneş sellerinden ve havanın kavurucu sıcağından korumak için retinalarını birtakım yansıtıcı perdelerle mi donatmıştı? İnsanlar da başka canlılar gibi, geliştikleri ortamlardan bir şeyler alıp oradan edindikleri özellikleri yüzyıllarca koruyor mudur? Irklar sorununa dair bu problemin o çok önemli çözümü, belki de sorunun kendi içindedir, içgüdüler birer canlı olgudur, nedeni de ortama uyma, ayakta kalma zorunluluğudur. Hayvanlardaki tür çeşitliliği, bu içgüdülerin etkinleşmesinin bir sonucudur. Nedeni uzun süre araştırılan bu gerçeğe inanmak için geçenlerde İspanyol ve İngiliz koyunları üzerinde yapılan gözlemin insan topluluklarına uygulanması yeterlidir. Otların bol olduğu çayır düzlüklerinde, sürüdeki koyunlar birbirlerine yakın otlamakta, seyrek olduğu dağlık bölgelerde ise sürü, etrafa dağılmaktadır. Bu iki koyun türünü yurtlarından söküp alın, Fransa'ya ya da İsviçre'ye götürün; çayırlar alçak ve gür otlarla kaplı olduğu halde dağlı koyun oralarda sürüden ayrı otlayacaktır, ovalı koyunlar ise Alp Dağları'nda olmalarına rağmen birbirlerine yakın otlayacaklardır. Edinilmiş ve kuşaktan kuşağa aktarılmış içgüdüler ancak birkaç kuşak sonra belli belirsiz yeniden şekillenebilir. Nasıl dağlılık içgüdüsü yüz yıl sonra inatçı bir keçide yeniden ortaya çıkıyorsa, on sekiz yüzyıllık sürgünlüğün* ardından Doğu da Esther'in gözlerinde ve yüzünde öyle parlıyordu. [*: Esther bir Yahudi kızı. Kitabın 1838’de yayımlanan kısmındadır.]
Sayfa 41 - E-kitap·Kitabı okuyor
Edebiyat
Öyle midir?
Fahişeler Böyledir Esther'in o günlerde şiddetle reddettiği tarzda bir hayat süren kadınlar, zamanla erkeklerin dış görünüşüne kesinlikle aldırmaz olup çıkarlar. Çeşitli bakımlardan kendileriyle kıyaslanabilecek günümüz edebiyat eleştirmenlerine benzerler; eleştirmen de gün gelir sanat formüllerini umursamaz olur. O kadar çok eser okumuş, ne eserlerin unutulup gittiğini görmüş, yazılı sayfalara o kadar alışmış, basını o kadar çok derde sokmuş, o kadar çok dram görmüş, çoğu zaman dostunun düşmanının hatırına sanata ihanet ederek ne düşündüğünü söylemeksizin o kadar çok makale yazmıştır ki, sonunda hepsinden tiksinir hale gelmiştir, ama gene de yargılamaya devam eder. Bu yazarın bir eser yaratması için nasıl mucize gerekiyorsa, kibar bir fahişenin kalbinde saf ve asil bir aşkın tomurcuklanması için de mucize gerekir.
Sayfa 33 - E-kitap·Kitabı okuyor
Edebiyat
Gece gelir
Hava nem koktu. Gitgide daha karardı hava. Ağaçlar bir canavar gibi toplandılar; orman korkunç bir yer oldu: orada birden bir şey çıtırdamaya başladı sanki bir canavar yer değiştiriyormuş ve kuru dallar ayaklarının altında eziliyormuş gibi oldu. Gökte ilk yıldız belirdi, bir göz gibi ışıldadı ve evin pencerelerinde ışıklar belirdi. Doğanın evrensel, görkemli sessizlik dakikaları gelmişti, yaratıcı aklın çok daha güçlü çalıştığı, şiirsel düşüncelerin çok daha ateşli yandığı, kalpte tutkuların çok daha canlı tutuştuğu ve sıkıntının çok daha hastalıklı bunalttığı, acımasız bir ruhta suçlu düşüncelerin çekirdeğinin çok daha huzursuz ve güçlü yeşerdiği, ve... Oblomovka'da her şeyin sağlam ve huzurlu uyuduğu o dakikalar geldi.
Sayfa 147 - “Oblomov’un Düşü” bölümünden·Kitabı okuyor
Edebiyat

İrfan Taşcı

, şu anda okuyor
%11 (80/688 syf.)
Honore de Balzac
8.5/10 · 518 okunma