“Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak O benimdir, o benim milletimindir ancak Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal Kahraman ırkıma bir gül, ne bu şiddet, bu celal Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal Hakkıdır, hakk’a tapan, milletimin istiklal”
Sayfa 302·Kitabı okudu
Bu saadeti haklı olarak tattığım dakikada iyice anladım ki, nispetsiz bir düşmanla çarpışmak ve onu yenmek ancak ve ancak aziz milletime ve damarında ancak bu kanı taşıyan aziz ırkıma nasip olan bir haslettir.
Sayfa 280·Kitabı okudu
Tarih
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
KORKMA !!
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak O benimdir, o benim milletimindir ancak Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal Kahraman ırkıma bir gül, ne bu şiddet, bu celal Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal Meclis coşkuyla ayağa kalktı. Hem ağlıyorlar, hem alkışlıyorlardı. Diğer şiirlerin okunmasına gerek görülmedi.
Sayfa 302 - SİA KİTAP-1 BASIM- EKİM 2020·Kitabı okudu
Tarih
"Çünkü hemen onlara katılırdınız ve Babil'deki her şeyden, uğruna çalıştığınız her şeyden vazgeçerdiniz-" "Uğruna çalıştığım her şey bu! Ne yani, Kraliçe'nin çevirmeni olmak istediğim için mi Babil'e geldiğimi sanıyorsun? Birdie, bu ülkede olmaktan nefret ediyorum. Bana bakışlarından nefret ediyorum, şarap partilerinde sergilenen bir hayvan gibi elden ele dolaştırılmaktan nefret ediyorum. Oxford'daki varlığımın ırkıma ve dinime ihanet olduğunu bilmekten nefret ediyorum çünkü tam da Makaolay'ın yaratmayı umduğu sınıftan birine dönüşüyorum.
"Milli marşımızın "Korkma!" hitabıyla başlaması, iyi niyetli olmayan bazı itirazlara sebep olmuştur. Aslında Âkif'in, şiirine bu hitapla başlaması çok manidardır. Yalnız dönemin şartlarını çok iyi bilmek gerekir. Batılı devletlerin silahlandırdığı Yunanlıların Anadolu içlerine yürümesi, Birinci İnönü Muharebesi, iç isyanlar ve bunların bastırılması gibi olayların vuuku bulduğu zamanlardır. Meclis ve onunla beraber bütün bir Türk milleti korku, ümit, ümitsizlik, zafer ve sevinç haberlerini, duygularını, heyecanlarını arka arkaya ve birbirine karışmış halde yaşıyordu. İşte bu yeis günlerinde "Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak" hitabıyla başlayan ve "Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl" mısrasıyla devam eden İstiklâl Marşı doğmaktadır Millî marşımızın "Korkma!" diye başlaması boşuna değildir." (Orhan Okay)
Sayfa 102 - Hat Yayınevi, 6. Basım, Ekim 2013·Kitabı okudu
Millî Şairimiz Âkif
Kurtuluş Harbinde din ve milliyet fikirlerinin birbirinden ayrılmadığını, “merkezleri bir ve içiçe konmuş iki daire gibi” birbirine yapıştığını söyleyenlerimiz ve yazanlarımız oldu. O devirde millî heyecana dinî heyecanın da karıştığına şüphe edilemez. Fakat bu, İslâmcılık ve şeriatçılık akidesinden doğma, klerikal bir zihniyetin mahsulü değildi; sadece, fertleri birbirine bağlayan bütün alâkaların kuvvetlendirilmesi şart olan bir mücadele devresinde millî duyguyu perçinleyen bir bağdı. Hatta o zamanın dinî duyguları bile nasyonalistti. Millî Mücadeleden evvel “millet” ve hele “ırk” fikirlerine pek yabancı görünen ümmetçi Mehmet Akif, İstiklâl Marşında, “ırk” ve “millet” kelimelerini birkaç kere tekrar eder: “O benim milletimin yıldızıdır.”, “O benim milletimindir ancak”, “Hakkıdır, hakka tapan milletimin istiklâl” “Kahraman ırkıma bir gül” “Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl”.