İrem Çalış

Bana istenecek bir şey söyle, uğruna can verilecek bir şey söyle, hemen dört elle sarılayım...”
Reklam
İnsanlar çok bozuldu Olric. Ben bu düzene ayak uyduramıyorum. Bu yüzyıl kusma hissi uyandırıyor. İnsanlık öldü, tabutunu kaldıracak insan bulunamıyor.
Olur, bazen olur... İnsan dedikleri mâhlukun, içinde neler kaynaştığını biliyor muyuz? Öyle anlar olur ki ummadığımız adam en beklemediğimiz şeyleri yapabilir..
Yoğun bir yabancılaşma alıyor bizi, öz benliğimizden uzaklara sürüklüyor. Kendimizi oynadığımız rollerden ibaret görüyoruz. Özümüz yerine imajımızla bir tutuyoruz kendimizi. Bu da bizi başkalarının onayına bağımlı kılıyor. Sevgiyi dışımızda aramaya başlıyor, birbiri ardına bağımlılık ilişkileri kuruyoruz. Neyiz biz? Başkalarının sevgisine umutsuzca gereksinen varlıklar mı? Nasıl ilişkiler kuruyoruz? Uyuşturucu bağımlısıyla uyuşturucu satıcısı arasındaki vazgeçilmez ilişki gibi 'cehennem ilişkileri' mi? Dünyayı nasıl algılıyoruz? Yüreğimizi en yakın bildiklerimize bile açamadığımız tehdit dolu bir yer olarak mı? Peki ya gerçek doğamız ? Kim olduğumuz? Gerçek yaşam kaynağımız ?
Beni öyle bir yalana inandır ki, Ömrümce sürsün doğruluğu.
Reklam