Yaşadığımız coğrafyayı, dünyayı ve bütün canlılarla olan ilişkilerimizi sorgulamamızı sağlayacak bir kitap.
Kitabın ismi ne kadar manidarsa anlattıkları da bir o kadar manidar. Kitap dört kısımdan oluşuyor, bunlar;
Mış Gibi Ne Demek?
Kamusal Yaşamın 'Mış Gibi'si
İlişkilerin 'Mış Gibi'si
Yaşamın 'Mış Gibi'si. Birinci kısımda mış gibi neye denir sohbet şeklinde başlayan söyleşiyle açıklanıyor. Yaşama getirdiğimiz ögeler var, niyet,bilgi,beceri ve eylem. Yaşamımızı irdelerken bu dört öge açısından değerlendiriliyor. İkinci kısımda ise kamusal alanda işleyiş bozuklukları, çalışanların yanlış davranışları ve bunların hepsinin bir yığına dönüşmesi açıklanıyor.Bu kısımda eğitim, kadın hakları,medya, trafik, yargının işleyişi gibi çeşitli konulardan bahsediliyor. Bu konulardan bahsedilirken de üçüncü ve dördüncü kısımda da yine gazete haber kesiklerinden örnekler veriliyor, olayları yaşamış kişiler ve zaman farklı olsa da her birinin ortak noktaları var. Üçüncü kısımda ise ilişkilerde mış gibi aileden, akrabalardan ve birlikte yaşadığımız her canlıyla olan ilişkilerimiz irdeleniyor. Ana baba ilişkileri, eş ilişkileri ve insan ilişkileri irdeleniyor. İlişkilerimizde sahici miyiz yoksa muhtaçlıktan mı doğan ilişkiler içerisindeyiz. Dördüncü kısımda ise varoluşumuza yüklediğimiz anlam, inançlarımız, ideolojilerimiz, fanatik düşüncelerimiz kısacası varoluşumuzu kendi varoluşumuza yüklediğimiz anlamlar açıklanıyor. Kitabı okurken bugünün Türkiye'sine çok benzer haberler, tespitler göreceğinize eminim. Fazlasıyla sade ve anlaşılır bir üslupla yazılmış bu kitabı bir çırpıda okuyabilirsiniz. Kitabı okuduktan sonra günlük yaşantınızda olan eylemleri daha farkındalık kazanmış bir şekilde irdelenemeniz muhtemel.