İrem Baş

İrem Baş
@irrembas
Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik
15 Mart
141 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
8/10
·288 syf.··
2021 10. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 14 Ekim 2021 15:17
‘’Yeryüzünde kırgın bir çocuk kalmayana dek yazacağım.’’ Cümlesini okuduktan sonra kitaba başlamadan önce sizi çocukluğunuza dair bir sorgulatıyor. Çocukluğu cehennem olarak tasvir ediyor yazar, bunun sebebini hiçbir durumun aslında tam olarak algılanamayışı olarak açıklıyor. Çocuğa dokunmanın, temas etmenin hatta gebelik esnasında istenen ya da istenmeyen bir çocuk oluşunun yaşamını nasıl etkilediğinden bahsediyor. Çocuklara bireyselliğin yanlış verildiğinden de değiniyor yazar, onun için oda ayırmakla fakat onun istemediği oyuncaklarla eşyalarla kaplamanın onun bireyselliğine işgal olduğunu çok güzel ifade etmiş. Çocuğun kendi kararlarını kendisinin verebileceğine da sık sık dikkat çekmiş. Aileden sonra çocuğun ilk sosyal etkileşiminde bulunduğu ortam olan okulun eğitim ve öğretmenler açısından da değerlendirilmiş. Çocuk yetiştirme tarzlarının çoğunlukla sosyal öğrenmeyle gerçekleştiğinden döngülerin devam ettiğini ve bu döngülerin ‘’iyi’’ olarak nitelendirilmelerinin aslında gerekçelerinin olmadığı safsatalara benzetilmiş. Özellikle saygı kavramının ülkemizde hiyerarşik yapı barındırması gibi. Özetle doğum gerçekleşmeden öncesi ve sonrası tüm çocukluğu etkilerken çocukluğumuzda edindiğimiz her örüntünün bir yerlerde karşımıza çıkması ve bir hayatın oluşumunda ne kadar önemli olduğunu her sayfasında hissetmek mümkün. Bazı sayfaları okurken sanki kitap tokat atıyormuşçasına hissettiriyor, gerçekler bir bir çıkıyor. Neyin neyle bağlantılı olduğu çocukluktan kalan izleriniz, kendi var olma hikayenizde mücadele etmişseniz yeniden var olabilme çabanızın bütün sancılarını hissederek görebileceksiniz bu kitapta. Kitap, kendini ve özellikle çocukluğunu keşfetmek isteyen herkesin okuyabileceği bir kitap. Kitabı okuduktan sonra toplumsal olarak bazı normların aslında
İyi Aile YokturNihan Kaya · İthaki Yayınları · 20187,9bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·480 syf.··
2021 9. kitabı
Bağlanma terosini ilk merak eden ve geliştiren John Bowlby'dir. Bağlanma ve Kaybetme serisinin ilk kitabı olan Bağlanma, seri Ayrılma ve Kaybetme şeklinde devam ediyor. Bağlanma kitabında, bağlanma davranışının fonksiyonu, doğası ve nasıl oluştuğu açıklanıyor. İlk kısımlarda daha çok evrimsel süreçten bahsediliyor. Bu kısımlarda bağlanma davranışının aslında sadece insanlara özgü olmadığını anlıyorsunuz. İnsanlara en yakın bağlanma davranışlarının hangi hayvanlarda olduğundan bahsediliyor.Son kısımlarda ise insanlardaki bağlanma davranışı açıklanıyor. Anne karnından itibaren gelişen bağlanma davranışının doğumdan sonra nasıl geliştiği açıklanıyor. Harlow'un yapmış olduğu deneyin sonuçları ve kavramlar irdeleniyor. Çocuğun bağlanma davranışının üç yaşına kadar devam ettiği ve ergenlikte de bağlanma davranış örüntüsünün değişebileceğinden söz ediliyor. Kitap oldukça kuramsal bilgilerle dolu olduğundan okuması zor. Yapılan deney ve gözlemlere oldukça yer verilmiş.Bağlanma konusunda detaylı bilgi almak isteyenler için çok güzel bir eser.
Psikoloji
BağlanmaJohn Bowlby · Pinhan Yayıncılık · 2021205 okunma
10/10
·351 syf.··
2021 8. kitabı
Yaşadığımız coğrafyayı, dünyayı ve bütün canlılarla olan ilişkilerimizi sorgulamamızı sağlayacak bir kitap. Kitabın ismi ne kadar manidarsa anlattıkları da bir o kadar manidar. Kitap dört kısımdan oluşuyor, bunlar; Mış Gibi Ne Demek? Kamusal Yaşamın 'Mış Gibi'si İlişkilerin 'Mış Gibi'si Yaşamın 'Mış Gibi'si. Birinci kısımda mış gibi neye denir sohbet şeklinde başlayan söyleşiyle açıklanıyor. Yaşama getirdiğimiz ögeler var, niyet,bilgi,beceri ve eylem. Yaşamımızı irdelerken bu dört öge açısından değerlendiriliyor. İkinci kısımda ise kamusal alanda işleyiş bozuklukları, çalışanların yanlış davranışları ve bunların hepsinin bir yığına dönüşmesi açıklanıyor.Bu kısımda eğitim, kadın hakları,medya, trafik, yargının işleyişi gibi çeşitli konulardan bahsediliyor. Bu konulardan bahsedilirken de üçüncü ve dördüncü kısımda da yine gazete haber kesiklerinden örnekler veriliyor, olayları yaşamış kişiler ve zaman farklı olsa da her birinin ortak noktaları var. Üçüncü kısımda ise ilişkilerde mış gibi aileden, akrabalardan ve birlikte yaşadığımız her canlıyla olan ilişkilerimiz irdeleniyor. Ana baba ilişkileri, eş ilişkileri ve insan ilişkileri irdeleniyor. İlişkilerimizde sahici miyiz yoksa muhtaçlıktan mı doğan ilişkiler içerisindeyiz. Dördüncü kısımda ise varoluşumuza yüklediğimiz anlam, inançlarımız, ideolojilerimiz, fanatik düşüncelerimiz kısacası varoluşumuzu kendi varoluşumuza yüklediğimiz anlamlar açıklanıyor. Kitabı okurken bugünün Türkiye'sine çok benzer haberler, tespitler göreceğinize eminim. Fazlasıyla sade ve anlaşılır bir üslupla yazılmış bu kitabı bir çırpıda okuyabilirsiniz. Kitabı okuduktan sonra günlük yaşantınızda olan eylemleri daha farkındalık kazanmış bir şekilde irdelenemeniz muhtemel.
İnsan ve Toplum
Mış Gibi YaşamlarDoğan Cüceloğlu · Remzi Kitabevi · 20204,332 okunma
8/10
·224 syf.··
2020 63. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2020 12:37
Serkan hocanın okuduğum ikinci kitabı okuduğum ilk kitabı Pia Mater'di. Pia mater nöro-roman türündeydi. Kadın Beyni Erkek Beyni ise sade bir dille nörolojiyi ve nörolojiyle psikoloji arasındaki bağlantıyı hayattaki örneklerle zenginleştirilmiş bir şekilde aktaran bir kitap. Beyin yapılarının biyolojik olarak farklı olması ve aslında dört çeşit beyin yapısının olduğunu birçok insan bilmiyordur. Psikolojiye, nörolojiye birazcık da olsa ilgisi olan her insanın okuyabileceği eğlenceli bir kitap. Fizyolojiye dair temel bir bilgisi olan her insanın rahatlıkla okuyabileceğini düşünüyorum eğer böyle bir bilginiz yoksa da hiç sorun değil çünkü Serkan hoca elinden geldiğince sade bir şekilde olayın özünü en iyi şekilde açıklamayı başarmış. Bu kitabı okuduktan sonra gerek insan ilişkilerinizde, gerek romantik ilişkinizde birçok durumu daha iyi anlayabilirsiniz. Şahsen benim anlamlandıramadığım çoğu olayı Serkan hoca çok güzel bir şekilde açıklamış. Nörolojiye ilginiz yoksa bile insan ilişkileri adına da okuyabilirsiniz bazı bölümleri atlayarak bunu Serkan hoca da kitapta belirtmiş zaten. Okuyanlara, okumak isteyenlere keyifli okumalar şimdiden.
Bilim
Kadın Beyni Erkek BeyniSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 201912,3bin okunma
10/10
·144 syf.··
2020 57. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2020 23:14
Öğrenci tipleri çiçeklere benzetilmiş, hepsi birbirinden güzel benzetmeler. Her bölümde o öğrenciye nasıl davranılması gerektiğini ve o öğrencinin ihtiyaçlarını söylemeye çalışmış yazar. Kitabı okurken sık sık düşündüğüm bir şey varsa o da keşke böyle duyuşsal ağırlıklı bir öğretmenim olsaydı demek oldu. Çocukların testlerle boğuşmasına karşı onların gerçek hayatta sınavdan çok daha değerli olduğunu düşünen bir matematik öğretmeni ve yazar var karşımızda. Kitapta en çok hoşuma giden bir şeyden örnek verecek olursam anı portfolyosu oldu, şimdiye kadar kaç öğretmen düşünmüştür ki bunu? Eğitim fakültesinde okuyan herkese ve bütün öğretmenlere öneririm. Kalbinizin en derinliklerine dokunacağından eminim bu kitabın.
Eğitim
Çocuklar ve Çiçek MezarlıklarıTuğba Coşkuner · Cezve Kitap Yayınları · 20191,935 okunma