Belirli bir oranda toplum kurallarına uyma,toplu halde yaşamak için gereklidir ve bunun karşıtı tutumlar bireyin kendisi için de zararlı olabilir.Ancak,normalliğin temel ölçütlerinden biri,kişinin kendisini iyi hissedebilmesidir.Bu ise yalnızca yaşamın sürdürülmesini değil,insanın dünya içinde kendine özgü bir yer edinebilmesini ve yaşamından doyum sağlayabilmesini de içerir.Buna karşılık, yalnızca toplumun onayına yönelik davranışlar kişiliğin ortadan silinmesine neden olabilir.
[syf.12]
Bir psikoterapist ancak,okuyarak öğrendiği kuramlarla kendi deneyimleri arasınsa bağlantı kurabildiğinde onları özümsemiş olur.
[syf.13]
İnsanın kendi içinde ürettiği kargaşa dış dünyadaki gerçek tehlikelerden çok daha ürkütücüdür.
[syf.15]
Bir toplumun yasaları onun geçmişini yansıtır.İlkel toplumlarda cezalar daha acımasızdır.Çünkü yeterince yapılaşmamışlardır ve bundan ötürü de güvensizdirler.Bir toplum oturdukça cezaları da hafifler.
[syf.20]
Hippiler ortadan kayboldu, ama sanat ve düşünceye yaptıkları etkilerin izleri günümüze dek süregeldi.İnsanlar doğal çevrenin korunması için daha etkin bir çaba göstermeye başladılar.Sürekli olarak geleceğe yönelik tasarımlar yapma yerine içnde bulunulan anı yaşamaya ve değerlendirmeye,düşüncenin yanı sıra duygulara, törensel ilişki biçimleri yerine içten geldiğince davranmaya, başarı kazanmak için sürekli didinmek yerine yakın insan ilişkilerine, ölçülülük yerine olabildiğince yoğun yaşantılara önem verildi.İnsanların başarı hırsıyla kişisel anıtlarını dikmeye uğraşacakları yerde,herkes için daha iyi bir yaşam yaratmaya kakıda bulunmaları gerektiği ve teknolojik gelişmenin insanı insanlıktan çıkarmaya bailadığı görüşleri ortaya çıktı.Ama bu görüşlerin çoğu uygulamaya dönüşemedi.
[syf.25]
Toplumun birey üzerindeki etkisi ne denli