Not: Serinin tamamını okudum. Bu inceleme Kül Krallığı dahil tüm seri için genel bir değerlendirmedir. Lütfen bütün bunların benim kişisel düşüncelerim olduğunu unutmayın.
Genel bakış olarak bu serinin bütün orijinalsizliğine rağmen çok büyük bir potansiyele sahip olduğunu düşünüyordum hep. Ve evreni, atmosferi ve temel fikirleriyle yeni nesil fantastikler arasında hâlâ güçlü bir yerde duruyor olsa da karakter yazımı, özellikle ana karakter tercihi bu potansiyelin önemli bir kısmını heba etti bence. En büyük sorun bu serinin bir noktadan sonra bir evren hikâyesi olmaktan çıkıp ana karakteri parlatma projesine dönüşüyor olmasıydı. Şimdi karakterler üzerinden düşüncelerimi anlatmaya çalışayım:
AELİN
Aelin benim için "iyi yazılsaydı efsane olabilecek ama kötü yazıldığı için tahammül edilmesi zor" bir karakter. Bütün popüler fan görüşlerinin aksine ben Celaena'dan Aelin'e geçişi bir karakter gelişimi olarak görmüyorum. Bu ani ve ikna edici olmayan bir kişilik kırılması sadece . Seri boyunca, hem Celaena hem Aelin odağında, okurdan beklenen şey onu sevmek çünkü o güzel, güçlü ve seçilmiş:) Ama bunların sürekli tekrar edilmesi, karakteri öyle yap-maz!!! Aelin emir veriyor, sorgulanmıyor, herkes ona körü körüne itaat ediyor... Bu bir liderlik değil, yazarın karakteri dokunulmaz ilan etmesi basitçe.
Aelin'in ahlaki açıdan sorgulanması gereken davranışları ya hep romantize ediliyor ya da tamamen geçiştiriliyor. Basit bir örnek vereyim: Lysandra-Aedion planı, hani şu Lysandra'ya "sen fahişenin zaten, senin için o kadar da zor olmamalı" tarifesi uyguladığı, Lysandra'nın Aedion'la çiftleşerek Ashryver soyunu devam ettireceği plan. Anlamıyorum. Lysandra'ya yapılan şey fedakarlık değil, açıkça bir istismar. Buna rağmen karakterlerin bunu sorgulamaması, yazarın diğer karakterlerin