Osmanlı İmparatorluğu, İstanbul'un Fethi, Kültürel Miraslar.
10/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 22:12
Fâtih Sultan Mehmed İlber Ortaylı Türk tarihinin ulu çınarı İlber Ortaylı’nın Fatih Sultan Mehmed kitabında yalnızca bir padişahı değil, çağının çok ilerisinde bir entelektüeli, stratejisti ve kültür insanını anlatıyor. Ortaylı'nın tarih anlatımındaki berraklık ve bilgi derinliği sayesinde, Fatih'i sadece İstanbul'u fetheden bir komutan olarak değil, çok yönlü bir lider olarak tanıyoruz. Kitap, Osmanlı'nın yükseliş dönemine ışık tutarken, dönemin siyasal dengelerini, eğitim anlayışını ve Fatih'in vizyonunu da anlaşılır bir dille aktarıyor. Fâtih Sultan Mehmed devri, Doğu ve Batı dünyasında Osmanlı İmparatorluğu'nun artık bir cihan devleti haline geldiği bir döneme tekabül etmektedir. Kültürümüzü Batı'ya açanların başında gelir ve aynı şekilde oraların örf, âdet ve kültürlerinden de yeni renkler katmışlardır. Fâtih Sultan Mehmed, hiç taviz vermeyen, hiç ayrıntıyı unutmayan keskin bir zekâya ve fevkalade sert bir mizaca sahip, coğrafyayı ile bilen, zamanı doğru okuyan, starejik öngörüleri güçlü bir devlet adamıdır. İtalyanca, Yunanca, Arapça ve Farsçayı kendi ana dili gibi biliyor. Resim yapıyor ve şair bir hükümdardır. Devrin yazarları onu Büyük İskender, Hannibal ve Caesar'la karşılaştırıyor. Fâtih Sultan Mehmed'i tek bir cümleyle ifade etmek gerekirse: "Doğu'nun ve Batı'nın efendisiydi. Fâtih Sultan Mehmed kitabı beğendiğim kitaplar dünyasında yerini aldı. Mutlaka okumalısınız!
Fâtih Sultan Mehmedİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 2025912 okunma
Eğer bugün yaşasaydı kesinlikle Google'ın başında olurdu.
8/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2026 12:45
Yazarın bir önceki kitabı Julius Caesar'ı okumuş ve tadı damağında kalmış biri olarak, bir diğer biyografi olan Büyük İskender'e de şans vermem gerektiğini düşündüm ve hiç pişman olmadım. Yazarın akıcı anlatımıyla Büyük İskender'e olan merakım birleşince, kitabın hiç bitmemesini istedim. Makedonyalı İskender; hem yaşadığı süre boyunca yaptıklarıyla hem de ardında bıraktığı mirasla (Helenizm, İskenderiye, İskenderun, Ptolemaios Hanedanı...) adından sıkça söz ettirmiştir. Bir çocuk düşünün; hocası Aristoteles olmuş, Lysimakhos'tan müzik ve edebiyat dersleri almış; Herodot ve Homeros okuyarak bugünkü Anadolu topraklarını, Mısır'ı, Babil'i, Asya'yı ve Hindistan'ı hayal ederek büyümüş. Bu nasıl bir vizyon, nasıl bir 'alfalık'! Eğer bugün yaşasaydı kesinlikle Google'ın başında olurdu. Büyük İskender Hindistan seferi tamamlanmış, ordu Gedrosia Çölü'nden geçerken harap olmuş, Pers yolculuğuna beraber çıktıkları askerleri ve generalleri artık yorulmuş, mental olarak bitmişler... Tüm bu handikaplar İskender'in aleyhineyken, o hâlâ gelecekteki seferlerini planlıyor. Batıda Roma ufak ufak büyüyor, bizim Makedonyalı orayı düşünüyor; Arap Yarımadası'nda gitmediği yerler, kafasında Hazar'ı geçip İskitya'ya gitme hayalleri var... Çok büyüksün İskender, senden büyüğü gelmedi! Philip Freeman
1000Kitap
Büyük İskenderPhilip Freeman · Kanes Yayınları · 202130 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·184 syf.·
2025 277. kitabı
Fetihleriyle Hellenistik dönemi başlatan İskender ile Roma’da imparatorluğu başlatan Caesar’ın biyografisi. İskender babasından aldığı güçle birçok iş başarıyor. Caesar ise kendisini yaratan insanlardan biri. Plutarkhos çeşitli benzerlikler kurduğu isimler üzerine karşılaştırmalı biyografileri ile ünlü. Daha önce Marcus Antonius’u okudum ve karşılaştırmalı biyografilerinin daha ilginç olduğunu söyleyebilirim. İskender Caesar sonrasında Demothenes Cicero biyografisini öneririm. Demothenes İskender döneminde yaşamış, onu eleştiren bir hatip. Cicero ise Caesar döneminde yaşamış ve onu eleştiren bir hatip. Birlikte okunduğunda daha verimli olur.
Tarih
İskender - SezarPlutarkhos · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2015675 okunma
Büyük Komu. Serisi'nde Caesar'ın en büyük rakibi!
6/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2025 48. kitabı
Kronik Kitap’ın Dünya askerlik tarihine damgasını vurmuş komutanları tüm yönleriyle tanıtmaya çalışan “Büyük Komutanlar Serisi”’nin beşinci kitabının aktörü Gnaeus Pompeius Magnus olmuş. 2021 yılı Mayıs ayında basılan 64 sayfalık kitap Samet Özgüler tarafından tercüme edilmiş. Kitap, Osprey’in standart formatında ve bir çizginin altına düşmeyen kalitesi ile okuyucuya sunulmuş. İçerik bakımından, standart bir bölümlendirme ile “Giriş, Gençlik Yılları, Askerlik Yaşamı, Kader Saati, Rakip Komutanlar, Komutanın Zihninde, Kelimelerde Bir Hayat, Bibliyografya, Sözlük ve Dizin” bölümlerine ayrılmış. Hayatı ve katıldığı savaşlar anlatılırken 5 harita, 3 resim ve çok sayıda fotoğrafa yer verilmiş. Kitabı alalı çok oldu, ama aynı seriden basılacağını bildiğim “Caesar” ile art arda okumak istediğim için bekledim. Maalesef, son iki yıldır seriye ait kitapların basım aralığı çok uzadığından bu bekleyiş 2025 yılına kadar uzadı. Ama, her iki kitabı peş peşe okuyunca doğru bir karar verdiğim de anladım. (Benim şansıma, SAY Yayınları’ndan çıkan Mommsen’in “Roma Tarihi” eserinin son iki cildinin “son okuma ve redaksiyon” sorumluluğunu da üstlenince Roma tarihinin o bölümü hakkında da “çok kitaplı bir çapraz okuma yapma fırsatı buldum. O döneme ilgi duyan herkese de, bu vesileyle, tavsiye ederim.) Bu serinin diğer kitaplarında yaptığım “bölüm bazında analiz” tarzı bir inceleme olmayacak bu sefer. Çünkü, yazarında sık sık vurguladığı üzere, bu biyografinin en büyük handikabı, Pompeius’un geride bıraktığı notlar, yazılar, vb. olmamasıdır. Daha da kötüsü, onun hakkında en geniş bilgiyi, onun en büyük düşmanı olan Julius Caesar’ın eserleri veriyor. Caesar’ın ne kadar kendine hayran birisi olduğunu gözönüne alırsak, sanırım, Nic Fields’in bu eseri yazarken ne kadar zorlandığını da hayal
Antik Çağ Askeri Tarihi
PompeiusNic Fields · Kronik Kitap · 202132 okunma
40. İnceleme
Puan vermedi·314 syf.··
2025 16. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2025 19:33
·
Bu kitapla birlikte hem bu ayı kapatıyor hem de yılın yarısını geride bırakmış bulunuyorum. Öncelikle yılın ikinci yarısına girmeden şöyle bir geriye bakıp kendimle ilgili genel değerlendirme yapmak istiyorum. Bu ay iki kitap bitirmişim az görünse de oldukça derin ve çok ders çıkarılabilecek kitaplar olduğu için bence yeterli. Buraya nasıl geldik, diye soracak olursam. Genel olarak ben yıllık ya da aylık okuma planı yaparım fakat herşey plana göre gitmez o an okuduğum kitap bana farklı yollar açabilir. Bununla bağlı olarak planıma farklı kitaplar ekleyip çıkarabiliyorum. Elime aldığım kitaplar o an ki içsel yolculuğuma ve kafama göre değişebiliyor. Buraya da bu yolculuğum neticesinde geldim. Okuduğum her kitap beni bir diğerini okumaya yöneltti. Ramazan ayında başladığım kutsal kitap okumalarım beni hayatın anlamını, varoluş amacımı, nedenimi, sorgulamaya itti. Nihayetinde bu cevapları felsefede aradım. Felsefede biraz teselli buldum. Bu yıl beklenmedik ölüm haberleri aldım. Ölümün tesellisini yine felsefede buldum. Ama herşeyin fazlası zarar olduğu gibi düşünmenin de fazlası zarar bu nedenle felsefeye mola vereceğim ve ikinci yarıya edebiyat klasiklerinden devam etmeyi planlıyorum. Hani bir yerden vakti dolunca ayrılırsınız ya mesela okul veya iş gibi; orayı özlersiniz fakat oraya gitme imkânınız olsa bile her şey kaldığı yerden devam etmeyecektir, bilirsiniz ki herşey bıraktığınız gibi kalmayacaktır, oradaki vadenizin artık dolmuş olduğunu hissedersiniz. Artık orda bulunmak istemezsiniz, orayı özlüyor olmanıza rağmen. Hayat da aynı işte.. Umuyorum ki gidenlerin hepsi vaktinin dolduğunu hissederek gitmiştir ve bir gün ben de bunu hissederek giderim burdan. Peki ben nereye gidiyordum, benim varacağım durak neresi? Sonra anladım hepimizin varacağı yer aynı. Asıl
DenemelerMontaigne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202065,7bin okunma
Jül Sezar & Sende mi Brutus?
10/10
·400 syf.··
2024 9. kitabı
Bu kitap, tarih öncesi bir tapınakta, Büyük İskender'in heykeli karşısında duran Jül Sezar'ın hayali bir anını canlandırarak başlar. Bu kurgusal karşılaşma, Sezar'ın içsel dünyasında büyük bir dönüşüme neden olur ve onun tarihsel yükselişine odaklanır. Jül Sezar, M.Ö. 100 yılında aristokrat bir ailede dünyaya gelir ve Roma'nın cumhuriyetle yönetildiği bir dönemde büyür. Kitap, Sezar'ın gençliğini, Roma'nın politik yapısını ve bu yapının Sezar'ın kişiliği üzerindeki etkilerini ayrıntılı bir şekilde işler. Cumhuriyetin karmaşık yönetim sistemi ve aristokratların hakimiyeti, Sezar'ın siyasi ve askeri kariyerinin şekillenmesinde belirleyici olur. Sezar'ın siyasi yolculuğu, önce asker olarak başlar ve cursus honorum olarak bilinen onurlu bir kariyer yolunu takip eder. İlk önemli başarısını Spartaküs Savaşı'nda kazanır ve bu, ona devlet memurluğu ve sonrasında yüksek yargıçlık gibi görevlere kapı aralar. Roma halkının desteğini kazanma çabası, Sezar'ın yükselişinde kritik bir rol oynar. Halkla olan ilişkisini güçlendirerek siyasi imajını sağlamlaştırır ve bu süreçte şehir için önemli yapılar inşa ettirir. Bu dönemde, Sezar Pompey ve Crassus ile stratejik ittifaklar kurarak Roma'nın yönetiminde söz sahibi olur. Kitap, Sezar'ın askeri başarılarını, özellikle Galya'nın fethini ve bu zaferlerin Roma'nın genişlemesine nasıl katkı sağladığını detaylı bir şekilde anlatır. Ancak bu yükseliş, iç politikada çalkantılara ve nihayetinde Pompey ile çatışmaya yol açar. Sezar, Roma içindeki gücünü pekiştirmek için bir iç savaş başlatır ve bu, onun Dictator Perpetuus olarak diktatörlük unvanını almasına ve Roma Cumhuriyeti'nin sonunu getiren olaylara sebep olur. Sezar'ın hikayesi, tarihsel bir dönemeçte, gücünün zirvesindeyken yaşadığı dramatik son ile tamamlanır. Kitap, bu tarihi
1000Kitap
Julius CaesarPhilip Freeman · Kronik Kitap · 2019407 okunma