Bataklıktan Çıkanlar ve Bataklığa İtilenler
"Dünya tarihini okudum. Birçok akademisyene sorular sordum, sonra üzerlerinde kendim de çok düşündüm. Hâlâ bana öyle geliyor ki, dünyadaki insanların çoğu yamyamlık çağını atlatamadı, sadece yeni bir hâle bürünmüş oldu. Başka ulusların topraklarını fethedenleri neden bu kadar saygıyla andığımıza anlam veremiyorum. İskender, Hannibal, Scipio, Caesar, Charlemagne, Napoléon ve onlar gibi daha nicesi tam olarak neyi başardı? Uçsuz bucaksız yabancı toprakları ele geçirip, talan ettikten sonra orada yaşayanları eğitmeyip, onların hayatını ve devletin düzenini iyileştirmedikten sonra ne fayda? Koskoca devletler kuruluyor, ancak halk sıkıntı içinde ve açlık çekiyor. Milyonlarca insan cahil kalıyor. Her yerde sarhoşluk, hırsızlık, büyük sefahat, isyanlar, toplumsal nefret kol geziyor... Ve herkesin ağzında küfür. Baba mirası veya halkın yuvarlandığı yozluk bataklıklarından bir okul diploması elde ederek yükselen, korunaklı ve uygun bir yere ulaşan hiç kimse sonrasında parmağını dahi kıpırdatmayacak, milyonları o karanlıktan kurtarmaya yeltenmeyecektir. Ve aydınlanmamış, sarhoş, aç bir halka sahip büyük ülkelerin bataklık üzerine taşlardan inşa edilmiş büyük birer kule gibi olduklarını da bilmeyeceklerdir."
Sayfa 72·Kitabı okudu
Edebiyat
❝ Akıl alıştırmasına gelince; prens tarih kitaplarını okumalı ve seçkin kişilerin eylemlerini gözden geçirmeli, savaşlarda nasıl davrandıklarına bakmalı, zaferlerinin ve yenilgilerinin nedenlerini incelemeli, bu yolla yenilgilerden kaçınabilmeli, zaferleri taklit edebilmelidir. Hepsinden önemlisi, geçmişte bazı seçkin kişilerin yaptığını yapmalıdır: Bu kişiler, kendilerinden önce övülüp yüceltilen birisini taklit etme yoluna gitmiş ve o kişinin hareketlerini ve eylemlerini hep göz önünde bulundurmuşlardır; tıpkı Büyük İskender'in Akhilleus'u, Caesar'ın İskender'i, Scipio'nun Kyros'u taklit ettiğinin söylendiği gibi. ❞
Sayfa 92 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Julius Caesar
Son aylarında (tıpkı İskender gibi) ilahi bir fikrin cazibesine kapıldığı görülür. Doğuda zaten bir tanrı gibi kabul görmüştü.
Sayfa 431·Kitabı okudu
1000Kitap
Hükümdarlar tarih okumalılar ve tarihteki ünlü kişilerin girişim ve eylemlerini öğrenmeliler. Savaşta nasıl davrandıklarını, galibiyetlerinin ve yenilgilerinin nedenlerini araştırmalılar, yenilgilerden uzak durmayı, galibiyetlere öykünmeyi öğrenmeliler. Özellikle kendisinden önce yaşamış övgüye değer, şanlı, şöhretli birine öykünen, ayrıca eylem ve girişimlerini aklından çıkarmayan ünlü birinin geçmişte yaptığını yaşama geçirmeye gayret göstermeli. Büyük İskender'in Akhiellus'a, Caesar'ın Büyük İskender'e, Afrikalı Scipio'nun Kyros'a öykündüğü söylenir.
Alıntı
Caesar, Herucles Tapınağına girince iki yüzyıl önce henüz otuzlu yaşlarındayken ölen Büyük İskender'in heykelini gördü. Kendisi de aşağı yukarı aynı yaşlardaydı ve İskender Yunanistan'dan Hindistan'a dek tüm ülkeleri fethetmişken kendisinin kayda değer bir başarısı olmadığından yakındı.
Sayfa 60·Kitabı okudu
Bonaparte'dan alıntılar.
Napolyon Mısır seferini en büyük kahramanları olarak addettiği Büyük İskender ve Julius Caesar'ın adımlarını takip etme fırsatı olarak görüyor, Mısır'ı Hindistan'a giden yolda bir sıçrama tahtası olarak kullanma ihtimalini düşünüyordu. Mısır'ı işgal etme fikri Fransız ihtilalinin ardından hem yabancı tiranların baskısı altında ezilen halklara özgürlük götürme vaadinde bulunan ihtilalin tutkulu savunucularına, hem de Doğu Akdeniz'de Britanya nüfuzuna darbe indirmek isteyen Carnot ve Talleyrand gibi ölçülü stratejistlere cazip geldi. Napolyon Mısır'ı "Dünyanın Coğrafi Anahtarı" olarak tanımlıyordu, gayesi bölgedeki Britanya ticaretine darbe indirip onun yerine Fransız ticaretini ihya etmekti. Genç general sefere çıkarken kaptan Cook'un "Seyahatleri" Montesquieu'nun "Kanunların Ruhu" ve Goethe'nin "Genç Werther'in Acıları" eserleri de dahil olmak üzere Tarih, Coğrafya, Felsefe ve Yunan Mitolojisini konu alan çalışmaları içeren özel olarak derlenmiş 125 kitaplık bir kütüphaneyi de yanında götürecekti. Napolyon tüm bunların yanında Ermeni ve Dürzilerin inancını anlayabilmek için "Kitab ı Mukaddes'i" Müslümanları anlayabilmek için "Kuran'ı Kerimi" ve Hintlilerin inancına vakıf olabilmek için "Vedaları" edindi. Napolyon Büyük İskender' in Mısır, İran ve Hindistan seferlerine çıkarken yanına bilginleri ve filozofları aldığını pekala biliyordu. Genç General de benzer bir dürtüyle bu seferin yalnızca fetih gayesi taşımamasını aynı zamanda kültürel ve bilimsel bir etkinlik haline gelmesini istiyordu. Bu doğrultuda coğrafyacılar, botanikçiler, kimyagerler, antika meraklıları, mühendisler, tarihçiler, yazıcılar, astronomlar, zoologlar, ressamlar, müzisyenler, heykeltıraşlar, mimarlar, şarkiyatçılar, matematikçiler, ekonomistler, gazeteciler, inşaat mühendisleri ve balon