Sunuş
Bizi Kelam-ı Kadim'ine bu kadar cūz'i de olsa hizmete muvaffak kılan Allah'a hamd; o kelamı bize aktaran sevgili Peygamber'imize ve âl ve ashabına salat ve selam ederiz. Bu yolda değerli çalışmaları ile bu hizmetimizi kolaylaştıran İslam alimlerine tarziyelerimizi yollarız. Sevgili okuyucular Kur'an-ı Kerim'e bu seviyede bir çalışma, küçük bir kayıkla denize açılmaya benzer. Bu kişi kayıkla da olsa denizden bir şeyler istifade edecektir. Ancak vasıtası küçük ve imkanı az olduğu için kendini deniz gibi bir riske de atmıştır. Onun için bu kimsenin kıyıdan uzaklaşmaması lazımdır. İşte tıpkı bunun gibi böyle bir meal okuyarak istifade etmeğe çalışan da imkanının kıt olduğunu bilerek bundan derin manalar ve hükümler çıkarmağa çalışmamalıdır. İşin henüz ilk adımında olduğunun şuurunda olmalıdır. Eğer Kur'an denizinin derinliklerine açılmak istese, hedefine göre zamanla vasıtasını güçlendirmeli ve kendini ona göre hazırlamalıdır; yani altyapısını daha sağlamlaştırmalı ve imkanını genişletmelidir. Fakat bu ilk çalışmasını da küçümsememelidir. Çünkü hemen hemen bu tabii ve normal yoldur. Bu dalda en sağlam başvuru eserini veren İmam Rağıb el - İsfahani, el - Müfradat fi Ğaribi'l-Kur'an kitabının önsözünde şöyle demektedir: Allah Teala nasıl peygamberliği bizim Peygamberimizle sona erdirmiş; bütün şeraitleri onun şeriati ile bir bakıma nesh etmiş ve bir bakıma tamamlamışsa, kitabı da bütün kitapları içine almıştır. Bir mucizesi olarak hacmi küçük olan bu kitabın içine birçok manalar sığdırmıştır. Öyle ki insan aklı bunu kavramaktan, dünyevi imkanlar bunu teminden aciz kalmıştır. Onun nurlarını ancak sağlam gözler görür ve onun güzel meyvelerini ancak temiz eller toplar ve şifasına ancak arı nefisler nail olur. Nasıl içinde köpek ve suret bulunan eve melekler girmezse, içinde
Kitap Alıntısı
Alem-i İslâm ve Asya, muazzam bir câmidir. Ve içinde ehl-i iman ve ehl-i hakikat, o câmideki muhterem cemaattir.
Sayfa 413
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Tevekkülün anlamı bu mudur? Hey gidi nadan!
"Tevekkül", "tembellik” demek olsaydı şayet, Hiç dine bağlı olarak yaşar mıydı bu millet? Çoktan dünyada İslâm'ın birlik meşalesi sönerdi; Kur'an duramaz, Allah katına dönerdi.
Sayfa 905 - Başlık alıntıya dahildir·Kitabı okuyor
Şiir
Bir kere de azmettin mi, artık Allah'a dayan...
Allah'a değil, taptığın kuruntulara dayandın; Yandınsa eğer, gerçekten hak ettin ki yandın. Kendi isteğinle yatalak bırakarak azmini, Yattın, kötürümler gibi, yattın sürekli!
Sayfa 903 - Başlık Âli İmran 159.ayet·Kitabı okuyor
Şiir
Yalnızca Allah bâkîdir. Hayat ancak Allah'ın varlığı doğrultusunda ve ölçüsünde varlığını gösterebilir...
Alıntı
Zeyd b. Sabit'in anlattığına göre bir gün Hz. Peygamber mescitte bazı sahabilerinin yanına gelmiş, "Her biriniz Allah'tan bir dilekte bulunsun!" buyurmuştu. Zeyd b. Sabit ve bir başka sahabi dua etmiş, Hz. Peygamber de "Amin" demişti. Sıra Ebu Hureyre'ye gelince, "Allah'ım senden iki arkadaşımın istediklerini, ayrıca unutulmayan bir ilim dilerim" demiş, Hz. Peygamber de bu duaya "Amin" demişti. Bunun üzerine Zeyd ve diğer arkadaşı "Ey Allah'ın Rasulü! Biz de Allah'tan unutulmayan bir ilim isteriz," demişler, Hz. Peygamber gülümseyerek şu cevabı vermişti onlara: "Devsli genç sizden önce davrandı!"
Sayfa 172 - Müstedrek, 6158/1756. hadis