Osmanlı'dan Cumhuriyet'e JANDARMA Timaş Ocak 2020 ist.
10/10
·472 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Türk Jandarma Teşkilatlanması hakkında çalışılmış olduğu “Osmanlı’dan Cumhuriyet’e JANDARMA : Kuruluş – Teşkilat ve Mücadele (1903-1938) muazzam bir ana kaynak eserdir. 3bölümden oluşmaktadır. 1.bölümü, Modern Jandarmaya Giden Yol, 2.bölümü, Savaş, mütareke-mücadele, Birinci Dünya Savaşı’nda Jandarma, 3.bölüm Cumhuriyet Devri Jandarma Teşkilatı olarak ana başlıklar üzerinde 137 yerli ve yabancı ve devlet arşivleri, resmi raporlar oluşturulmuş kaynak ve 6 adet resmi kurum arşiv 9 adet resmi yayınlanan evraklar 10 adet süreli yayınlar dergi ve gazeteler çok harika baş yapıt olarak özenle hazırlanmış mihenk taşı baş ucu eserdir. Bu alanda muazzam ana kaynak olan şahane eserde, erken dönemdeki Jandarma Teşkilatlanması ile başlıyor ardından Birinci Cihan Harbi, Mondors Mütarekesi ve Milli Mücadele Dönemi sonra da Türkiye Cumhuriyeti Dönemi’ne uzanan teşkilatlanma tarihi üzerine çalışılmış bir eserdir. Hele özellikle son sayfalarında ise harika kağıt ile basımı olan kuruluşundan günümüze Jandarma Teşkilatı’nın harika üniformaları da sergilenmektedir. Üstelik içinde ise muhtelif tablolar ve harika matematik cetveller de mevcuttur. Ana kaynaktır mihenk taşıdır.
Tarih
Osmanlı'dan Cumhuriyet'e JandarmaSüleyman Tekir · Timaş Yayınları · 202023 okunma
Puan vermedi·335 syf.··
2022 64. kitabı
Yazılış Tarihi: 1883-1885 yılları arasında dört bölüm halinde yazılmıştır. Tür: Felsefi roman / şiirsel düzyazı. Klasik felsefe kitaplarından farklı olarak, sistematik argümanlar yerine aforizmalar, benzetmeler, şarkılar ve vaazlar şeklinde ilerler. Ana Karakter: İranlı peygamber Zerdüşt (Zarathustra). Nietzsche, tarihi Zerdüşt'ü kendi felsefesinin sözcüsü olarak kullanır. Kitap, Zerdüşt'ün insanlara öğretiler vermek için dağlardan inip şehirlere gitmesini anlatır. En önemli kavramlar şunlardır: Übermensch (Üstinsan / Superman): İnsanın kendini aşması, geleneksel ahlakı reddedip yeni değerler yaratması gerektiği fikri. “İnsan, aşılması gereken bir şeydir.” Tanrı'nın Ölümü (Gott ist tot): Modern dünyada geleneksel din ve ahlakın çöktüğünü ilan eder. Ebedi Dönüş (Ewige Wiederkunft): Hayatının her anının sonsuza dek tekrar edeceği düşüncesi. Bu, en ağır felsefi sınavlardan biridir; bunu kabul edebilen kişi gerçekten güçlüdür. Güç İstenci (Wille zur Macht): Nietzsche felsefesinin temel kavramlarından biri burada da belirgindir. Değerlerin Yeniden Değerlendirilmesi: Köle ahlakı (Hristiyanlık gibi) yerine efendi ahlakını savunma. Kitap, özellikle 1. ve 2. kısımlarda oldukça coşkulu ve şiirsel bir üsluba sahiptir. 3. ve 4. kısımlar ise daha karanlık ve ironik bir tona bürünür. Önemi ve Etkisi yüzyıl felsefesini, edebiyatını, psikolojisini ve sanatını derinlemesine etkilemiştir. Varoluşçuluk, postmodernizm, nihilizm tartışmalarında merkezi bir metindir. Richard Strauss'un aynı adlı senfonik şiiri (1896) eserden esinlenmiştir ve çok ünlüdür. Kitap oldukça zor ve yoğun bir metindir. İlk kez okuyacaksanız şu noktalara dikkat edin Acele etmeyin, şiir gibi okuyun. Her cümleyi anlamaya çalışmayın; genel ruhu yakalamak daha önemlidir. Nietzsche'nin diğer eserleriyle (özellikle
Böyle Söyledi ZerdüştFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202447,6bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·315 syf.··
2026 12. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 00:00
Alman atasözüyle: Einmal ist keinmal - "Bir kere olan şey, hiç olmamış sayılır." Ancak yaşamlarımız da bir kere yaşanır. O zaman koca bir hiçlik mi?Kitap Nietzsche'nin ebedi dönüş mitiyle açılış yapıyor. ​Her şey aslında sonsuz bir döngüyle tekrarlanır. Nietzsche bize şu soruyu sordurur: Şu an yaptığın şeyi, sonsuz kez tekrar etmeye razı olacak kadar büyük bir arzuyla mı yapıyorsun? Eğer bu düşünce seni eziyorsa, hayatını yanlış yaşıyorsun demektir. Eğer bu düşünce seni coşturuyorsa, hayatının hakkını veriyorsun demektir. ​Kundera da der ki: Nietzsche’nin ebedi dönüş miti doğru olsaydı, hayatımız çok ağır ve anlamlı olurdu. Ama ne yazık ki doğru değil. Biz sadece bir kez yaşıyoruz. Birçok şey sonsuz döngüde tekrarlanıyor olsa da her tekrarda başka başka kişileriz. Belki de her seferinde başka kişilere dönüşebilme cesaretini gösterdiğimiz ölçüde anlamlı bir şekilde var olabiliyoruz. Kitap her ne kadar aralara felsefi düşünceler sıçratsa da aslında dört karakterin hayatından kesitler veren bir roman. Hayatı, varoluşun hafiflik ve ağırlık cephesiyle ele alıyor. Hafiflik; kök salmayı reddetmek, sorumluluklardan kaçmak, bağ kurmayı istememek, anı yaşamaktır. Ağırlık ise; sadakat, sorumluluk, hayata anlam yüklemek, açıklık ve net karar alabilmektir. Bu çerçevede bu dört karakterin ilişkileri, çatışmaların yaşandığı bir alan haline gelir. Hele ki işin içine kelimelere yüklenilen farklı anlamlar, felsefi düşünce farklılıkları, travmalar vs girince ortam iyice savaş alanına döner. Peki - hafiflik ve ağırlık cephesinden bakacak olursak- Kundera şunu sorgular: Hayat provası olmayan bir oyunsa, doğru seçim hangisidir? Ben birçok konuda olduğu gibi bu konuda da dengeyi savunacağım. DENGE Hangi uca gidersek gidelim, o uç kendi iç çelişkisinde boğuluyor çünkü. Keyifli okumalar
Felsefe
Varolmanın Dayanılmaz HafifliğiMilan Kundera · İletişim Yayınları · 198613,2bin okunma
Sie ist gerettet...
10/10
·326 syf.··
2026 5. kitabı
Ah Gretchen... Tanrı...Şeytan...Tutku... Karanlık...Işık...Vicdan...Saflık...Karadelik... Kesinlikle okunması gereken bir eser. Konusundan ziyade hissettirdiklerini demem gerekirse; ruhları ve dünyayı anlayacaksınız. Ve trajik bir şekilde çarpılacaksınız ama uyandıracak bu sizi.
1000Kitap
FaustJohann Wolfgang Von Goethe · Oda Yayınları · 201216,9bin okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2026 44. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2026 15:21
Milan Kundera’nın 1984 yılında yayımlanan ve modern edebiyatın köşe taşlarından biri haline gelen Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği, sadece bir aşk romanı değil; felsefe, politika ve insan psikolojisinin iç içe geçtiği derin bir sorgulama alanıdır.Kitap, 1968 Prag Baharı ve ardından gelen Sovyet işgali fonunda; Tomas,Tereza,Sabina ve Franz adlı dört ana karakterin birbirine dolanan hayatlarını konu alır.Romanın kalbinde Nietzsche’nin "Ebedi Dönüş" kavramı yatar. Kundera şu soruyu sorar: Eğer hayat sadece bir kez yaşanıyorsa ve tekrarı yoksa, bu hayatın bir ağırlığı var mıdır?Hafiflik: Hayatın tek seferlik olması, verilen kararların telafisinin olmaması ve her şeyin uçup gitmesidir. Bu durum bir özgürlük hissi verse de, beraberinde müthiş bir boşluk ve anlamsızlık (hafiflik) getirir.Ağırlık: Sorumluluklar, bağlılıklar ve toplumsal görevlerdir. Ağırlık bizi yere bağlar, acı verir ama aynı zamanda hayatımızı "gerçek" ve "anlamlı"kılar.Tomas: "Hafifliği" temsil eder. Başarılı bir cerrah olmasına rağmen sadakatsizliği bir yaşam biçimi haline getirmiştir. Onun için seks ve aşk ayrıdır; ta ki Tereza ile tanışana kadar. Tereza: "Ağırlığı" temsil eder.Kıskançlığı, sadakati ve bedeni ile ruhu arasındaki kopmaz bağıyla Tomas’ın dünyasına ağır bir sorumluluk yükler.Bu kitap, okuyucuya şu sarsıcı gerçeği fısıldar: "Einmal ist keinmal" (Bir kez olan, hiç olmamış sayılır). Eğer hayatımızı bir taslak gibi yaşıyorsak ve onu düzeltme şansımız yoksa, yaşadığımız her anın hafifliği aslında taşınması en zor yüktür.
Varolmanın Dayanılmaz HafifliğiMilan Kundera · Can Yayınları · 202413,2bin okunma
7/10
·128 syf.··
2025 13. kitabı
Heh işt bu baba kitap dediğin böyle olucak idam mahkumünü betimlerken o küçük kapalı alan aklımda öyle bir canlandıki sanki ben hapisteyim ben idam edilecem güzel kitaptı betimleri falan güzeldi okuyun bu kitabı pişman olmazsınız okursanız vizyonunuz yetmemiştir
Bir İdam Mahkumunun Son GünüVictor Hugo · Puslu Yayınları · 2022152,4bin okunma