seni istediğim gibi dinleyemeyeceğim daima aklım bir çalıya takılacak huzursuzluğum beni bir gölge gibi takip edecek bu yükü taşıyamazsın boşuna çırpınma senin gibi bir insanla birlikte yaşamayı ilk
Arzu bir bedeni kendine mal etme,ona sahip olma
arzusudur ve bedenimi ten olarak bana açınladığı ölçüde böyledir. Ama kendime mal etmek istediğim bu bedene ten [et) olarak sahip olmak isterim.
Beni de böyle kendini gerçekleştirmiş ve tamamlanmış biri olarak kabul ettin, bu yüzden diğer hepsinden öte sevdin; bunu gayet iyi biliyorum. Hiç kimsenin bakmasını senin kadar iyi bilemediği
Çılgın Kız! Cehennemlik Koca! Bir cehennem hayat arkadaşının itiraflarını dinleyelim:
Ey kutsal Koca, Efendim, kullarının en mutsuzu ben cariyenin sesine kulaklarını tıkama. Perişanım. Ayyaşın
Karanlığın içinde, "Giderek büyüyen kusur listemin arasında korkaklık da var," dedi Veba. “Şimdi gecenin bir yarısı yanına hırsızmış gibi geldim çünkü beni gün ışığında asla dinlemeyeceğinden korkuyorum." Fısıldarmış gibi usulca konuşuyordu. "Ve kalbimdeki her şeyi itiraf etmem gerekiyor."
Pekâlâ. Bu ilginç olacaktı. Artık tamamen uyanıktım.
"Seni çok güzel buluyorum, sevgili Sara. Hem de çok güzel. Ama oklarımın ucu gibi çok keskin, sert bir güzelliğe sahipsin çünkü benim gibi olmadığını hatırlıyorum. Bir gün öleceksin ve bu gerçek beni endişelendiriyor."
Nefes almak ve ciğerlerimden kaçmak isteyen garip, boğucu sesi bastırmak için kendimi zorladım. Daha önce kimse benimle böyle konuşmamıştı, kimse benim hakkımda böyle şeyler düşünmemişti bile.
"İtiraf ediyorum," diye devam etti. "Bana ne olduğu hak-kında hiçbir fikrim yok. Varoluşumun uzun yılları boyunca hiç böyle hissetmemiştim. Dünyanıza bu formda gelene kadar hiç böyle olmamıştı. Seninle tanışmadan önce içimde yanan tek şey, kezzap kadar yakıcı acıydı. Bir zamanlar tek istediğim medeniyeti yerle bir etmekti.
"Seninle tanıştığımda, senden nefret etmeme rağmen, Tanrı'nın sözlerinin anlamını idrak ettim. Merhametin anlamını."