Babam ona Aietes adını vermişti. Kartal. Kollarımın arasında cildi güneşin ısıttığı taşlar kadar sıcak, taçyapraklarının kadife- si kadar yumuşaktı. Böyle tatlı bir çocuk görülmemiştir. Çırayla yeni tutuşturulmuş ateş gibi, bal gibi kokuyordu. Parmaklarımdan yemek yiyor, tiz sesimden ürkmüyordu. Tek istediği, ben masallar anlatırken boynuma kıvrılıp uyumaktı. Benimle olduğu her an boğazımda bir şeylerin yükseldiğini hissediyordum, ona olan sevgimdi bu, öyle şiddetliydi ki bazen konuşamıyordum