İTF OMNİA

İTF OMNİA
@itfomnia
İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi
30 okur puanı
Kasım 2019 tarihinde katıldı

İTF OMNİA

, bir kitap okudu
Puan vermedi·160 syf.··
2020 2. kitabı
Hasan Ali Toptaş
7.6/10 · 14,1bin okunma
Reklam
Palto
Puan vermedi·91 syf.··
2020 1. kitabı
Öykümüzün kahramanı, dünya edebiyatının ilk küçük insanı Akaki Akakiyeviç; 19.yy rus toplumunun hiyerarşik basamakları arasında kaybolmuş düşük dereceli bir memur. Her ne kadar sahip oldukları bize göre basit, küçük şeyler gibi gelse de Akaki sahip olduklarını kabullenmiş ve bunlarla mutlu olmayı öğrenmiş biri. Hatta monotonlaşmış hayatını değiştireceği için terfi almayı reddedebiliyor. Yıllarca kullandığı eskimiş paltosunu tamir ettirmek için gittiği terzi; paltonun tamir edilemez halde olduğunu, yenisini dikmesi gerektiğini söyleyince Akakinin hayatı eskisinden farklı bir şekle bürünüyor. Artık yeni bir palto parasını denkleştirebilmek için yaşamaya başlıyor. Uzunca bir süre yeni paltonun hayalini kurarak yaşıyor. Monotonlaşmış hayatına yeni bir amaç girmiş oluyor. Parayı biriktirip, paltosunu diktirdiğine hayal ettiğinden bile güzel olduğunu fark ediyor. Kendinden alt derecedeki memurların bile değer vermediği silik biriyken, işine yeni paltosuyla gittiğinde daha önce görmediği kadar saygı görüyor. İş arkadaşları yeni paltosunu kutlamak için parti vermeye karar veriyorlar. Hayatının belki de en heyecanlı, keyifli zamanını yaşayan Akaki; değişiminin sebebi olan paltosunu parti dönüşü çaldırıyor ve hiyerarşi katmanlarıyla olan savaşı başlıyor. Önce bekçiye giden karakterimiz, bekçinin görevini yapmayıp onu baştan savmasıyla emniyete gidiyor. Fakat oradaki görevlilerin de işini hakkıyla yapmadığını anlayınca çareyi dönemin sonradan önem kazanmış üst düzey bir yetkilisine başvurmakta buluyor. Oradan da yardım bulamayan hatta azarlanan, kovulan Akaki; toplumun çürümüşlüğü fark etmesi ve artık yaşama amacına dönüşmüş olan paltosunu kaybetmiş olması sonucu hastalanıyor ve ölüyor. Fakat öykümüz burada bitmiyor. Petersburg sokaklarında palto hırsızı bir hortlak
Edebiyat
PaltoNikolay Gogol · İnsan Kitap · 201746,2bin okunma

İTF OMNİA

, bir kitap okudu
Puan vermedi·91 syf.··
2020 1. kitabı
Nikolay Gogol
8.3/10 · 46,2bin okunma
Siddhartha
Puan vermedi·168 syf.··
2019 7. kitabı
Belki de her şeyin gittikçe pratikleştiği ve mutluluğa ulaşmanın ise bununla birlikte zorlaştığı günümüz dünyasında en okunması gereken kitaplardan biridir Siddhartha. Bize mutluluğun, içsel huzurun ulaşılması kolay bir hedef olmadığını; zengin, duygusal açıdan tatmin olmuş ve göreceli olarak şöhreti yakalamış Siddhartha'nın içinde bulunduğu huzursuzlukla (Bununla alakalı Jim Carrey'nin 2016 Altın Küre ödül töreni konuşması güzeldir) anlatmaya çalışan Hermann Hesse, 1877'de Almanya'da İsviçreli bir ailenin çocuğu olarak doğmuştur. 1962'de İsviçre'de ölen yazar, 1946 Nobel Ödülü'nün sahibidir. Özellikle en ünlü eserlerinden ikisi olan Siddhartha ve Bozkırkurdu'nda tanrısal bir üslup kullanmış fakat her karakterin içine tek tek nüfuz etmiş ve bizi karakterlerin zihinde mi yoksa nesnel olarak mı var olduğu konusunda tereddütte bırakmıştır.(Biz kendi aramızdaki kitap tartışmasında hangisi olduğuna karar veremedik.) Siddhartha, okunması kolay bir kitap değil. Öncesinde Budizm'le ilgili küçük bir araştırma ve karakterlerin isminin Sanskritçe'deki anlamlarını öğrenmek, kitabı daha iyi kavramak açısından faydalı olacaktır. Bunları yapmayan ben, kitabın ilk 15 sayfasını 3 kez okumak zorunda kaldım. Her sayfası üzerinde konuşulabilecek bu güzel kitaba kısaca değinecek olursak: Siddhartha, konuşması, bakışı, yürüyüşü ve hayata baktığı nokta olarak diğer herkesten ayrılan bir karakter, "Böylece herkes seviyordu Siddhartha'yı. Onu görmek herkese haz veriyor, herkesin gönlünü şenlendiriyordu." Ancak o, hazdan ve neşeden uzak yaşıyor. Her gün tanrılara sungular sunuyor ancak ne bu, ne de aile ve arkadaşlarının sevgisi onun susuzluğunu gidermeye yetmiyor. Hayatın amacını, mutluluğun kaynağını öğrenme isteği gün geçtikçe içinde büyür ve bir gün dostu Govinda'ya: "Yarın sabah
Edebiyat
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 201947bin okunma
Doksan Üç
Puan vermedi·443 syf.··
2019 6. kitabı
Victor Hugo 1874’te Doksan Üç’te Fransız İhtilâli’ne yönelik karşı-devrimci tepkilerin neredeyse iç savaş boyutuna ulaştığı bir tarihsel dönemeci ele alır. İhtilâl’in altüst ettiği hayatlara, tarihin hızlanan temposuyla birlikte değişen koşullara ilişkin unutulmaz bir anlatıdır. İlk olarak romandan genel bir bilgi vereyim. Fransa halkı genel olarak ikiye ayrılıyor. Biri mavi grup ki bunlar ihtilal karşıtı ve kralı destekliyor. Diğer bir grup ise beyaz grup. Bunlar ise ihtilal istiyor ve amaçları İngiltere’den Fransa’ya asker çıkartıp onların desteğini alarak ihtilali gerçekleştirmek. Roman ilk olarak Mavi grupla, üç çocuk annesi olan kadınının karşılaşmasıyla başlıyor. Bu annenin savaşla ilgili hiç bilgisi yok ve eşi öldürülmüş bu kadıncağız da üç çocuğu ile ormana sığınmış. Mavi grup bu kadına sahip çıkıyor. O sırada ilerde beyaz grubun başına geçecek olan Lantenac gemi yolculuğuyla karaya varıyor ve asıl roman burada başlıyor. Mavi grup bu adamın yakalanmasını istiyor ve her yere bu haberi yolluyor fakat evsiz bir adam, Lantenac’a yardım ediyor. Bu evsiz adam da bu çatışmaların sebebini ve taraflarını bilmiyor. Sadece Lantenac’ı kendisi gibi bir aciz olarak görüyor ama sonrasında pişman oluyor tabi ki. Lantenac karada ordusuyla karşılaştıktan sonra emir veriyor “Kimse esir alınmayacak.”. Mavileri destekleyen bir köye gidip herkesi vuruyorlar. Bu köyde olanlardan birileri ise başta bahsettiğim anne ve üç çocuğu. Anneyi üç yerinden ağır yaralayıp, üç çocuğu esir alıyorlar. Mavi grup bu alana geldiklerinde vahşetle karşılaşıyorlar ve o esir olan üç çocuğu bulmaya çalışıyorlar. Bu sırada da anne iyileşiyor ve canla başla çocuklarını arıyor. Bu aralıkta birçok olay gerçekleşiyor. Ama sonunda Gauvain Lantenac’ı buluyor fakat o esnada üç yetim de bulunuyor lakin
Edebiyat
Doksan ÜçVictor Hugo · İletişim Yayıncılık · 2018884 okunma
Reklam