Puan vermedi·88 syf.··
2026 4. kitabı
Şermin, Tevfik Fikret’in 1914 yılında çocuklar için yazdığı şiirlerden oluşan kitabı. Eğitimci bir dostunun açtığı çocuk yuvası için şiirler yazmasını rica ettiği şair, çocuklara hayat dersleri verdiği şiirlerini Şermin’e ithafen yazar. Şermin şairin genç yaşta kaybettiği kız kardeşi Sıdıka Hanım’ın kızıdır. Kitaptaki şiirler sekizli hece ölçüsüyle yazılmış olup Tevfik Fikret’in aruz ölçüsü yerine hece ölçüsü kullandığı tek kitabıdır. Yalın bir dille yazılmış olup çocuklara altın değerinde öğütler veren,onlara şiiri sevdirecek bir eser.
ŞerminTevfik Fikret · Doğan Egmont Yayıncılık · 20172,243 okunma
“Siyah Lale”
8/10
·226 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 11:44
17. Yüzyılda Hollanda Altın Çağı’nda yaşanan Lâle Çılgınlığı’na (Tulipomania) ithafen yazılmış bir eser; insanların bir lâle soğanı uğruna servetler feda ettiği bir dönem. Lâle soğanlarına olan bu aşırı talebin fiyatları görülmemiş seviyelere fırlatması ve ardından piyasanın aniden çökmesiyle sonuçlanan tarihteki ilk belgelenmiş ekonomik spekülatif balon zamanında geçiyor bu hikâye.. Hollanda tarihinin bu en çalkantılı yıllarında çiçek yetiştiriciliğiyle uğraşan Doktor Cornelius von Baarle’nın en büyük amacı, Haarlem Çiçekçilik Cemiyeti’nin açtığı yarışmada genetik açıdan üretimi zor olan en güzel Siyah Lâle’yi yetiştirmektir. Fakat kıskanç komşusu İsaac Boxtel’ın iftirası sonucunda işlemediği bir suçtan ötürü ömür boyu hapse mahkûm olur, idamdan kıl payı kurtulur. Ama hep umutludur, çünkü yanında getirdiği lâle soğanlarıyla ekeceği büyük hayalleri vardır. Tek güvendiği üç soğanı ve biricik Rosa’sı. Bu romanda iyilik timsali Rosa’nın karşısında kıskançlığıyla, iki yüzlülüğüyle ve aç gözlülüğüyle nam salmış Boxtel karşımıza çıkar. Kendisi de lâle yetiştiricisi ama en iyi Siyah Lâle’yi yetiştiremez, bu yüzden kin ve nefret silsilesi başlar. Cornelis’e tuzaklar kurar, onun peşinden sürgüne gider, ardında her şeyi bırakarak. Tek gayesi Siyah Lâle’yi çalıp 100 bin Florinlik büyük ödülün sahibi olmak. İstediğine kavuşur mu? Öyle bir sonu var ki hikâyenin, mucize dedikleri bu olsa gerek, umudu, insanın hayallerini ulaşma gücünü ve adalet arayışını çok güzel anlatmış. En savunmasız, en çaresiz anı da öyle güzel tasvir etmiş ki yazar, son ana kadar merakla okudum.. Geneline bakacak olursak, Lâle üzerinden de çok şey öğreniyoruz aslında; başta sabretmeyi, vazgeçmemeyi, umudu ve aşkı. Kitapta en güzel kısımlardan biri, Cornelis’in lâlelere olan sevgisi ile Rosa’ya olan aşkını
Siyah LaleAlexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202319bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·80 syf.··
2026 4. kitabı
·
59 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 00:14
Farklı bir okuma deneyimi sundu bana, 1 günün bazen 1 ömüre bedel olabileceğini öğretti. Çok güzel yazılmış ve insan iyi fikirler katıyor sonunda. Kendini bağımlılığa savurmuş insanların kendi alanından çıkamayıp hem kendini hem sevdiklerini üzdüğünü bir kez daha gördüm. Zorlanmak her yaşa ithafen bir özelliktir. Önemli olan bağımlılığı sona erdirmek; bunu başarmak için attığınız adımları gerçekten yapabilme niyetinde olup olmamakla başlar.
Duygu ve Düşünce
Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört SaatStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024151bin okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2026 20. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 04:05
Momo kitabı severek okuduğum bir kitap. Momo bize sahip olduğumuz en değerli şeyin saatler değil o saatleri kimin ile ve nasıl paylaştığımız hatırlatıyordu. Kitabı severek okudum herkes kitabı çocuk kitabı diye biliyorum ama gerçek o değil momo bütün yaalara ithafen yazılmış bir kitab herkesin okuması gerekn bir kitab kendisi. Zamanını hayatını kimlerle nasıl geçirdiğini ve en önemlisi ise kitabın bise kattığı değer saatlerimizin değerli olduğunu kimlerle ne geçirdiğimiz gerektiğinden bahsediyor. Bu sebepten kitabı herkese öneririm
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782,3bin okunma
10/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2026 00:00
İki umutsuz âşığın, birbirlerine ithafen kaleme aldığı iki kitabın yollarını bir sahafın dükkânında kesiştirmesiyle başlayan; geçmiş ile günümüz arasında zarifçe dokunmuş, büyüleyici bir hikâye... Sahafın, satır aralarındaki aşka ve yarım kalmışlığa kayıtsız kalamayarak kitapların sahiplerini bulmak için çıktığı yolculuk, onu yalnızca gizemli bir geçmişin izlerine değil, kendi hayatını değiştirecek yeni ve karşı konulamaz bir aşka da sürüklüyor. Kapanmayan yaralar, değersizlik hissi, güven sorunları, öfkeyle alınan kararların gölgesinde şekillenen hayatlar, pişmanlıklar ve affetmenin iyileştirici gücü... Yazar tüm bu duyguları büyük bir incelikle işleyerek hem hüzünlü hem de umut dolu bir anlatı sunuyor. Son sayfasına kadar merak duygusunu diri tutan, karakterleriyle bağ kurduran ve uzun süre etkisinden çıkamayacağınız bu romanı gönülden tavsiye ediyorum.
Eski Kitapların YankısıBarbara Davis · Olimpos Yayınları · 2025103 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 19. kitabı
Eser dönemin parçalanmış İtalya'sını güçlü bir lider altında birleştirmek ve (Fransa, İspanya, Osmanlı) gibi yabancı güçlerin işgali altından kurtarmak adına dönemin Floransalı yöneticisi (Muhteşem Lorenzo) lakaplı Lorenzo de Medici'ye ithafen yazılmıştır. Muhteşem Lorenzo, Medici ailesine en şaşalı dönemini yaşatan isim olmasına rağmen aynı zamanda büyük Medici yıkımına sebep olacak durumlar da (devlet yöneticilerine borç verilmesi, merkezden uzak şehirlerde yer alan banka şubelerindeki kontrolün gevşetilmesi, ekonomi yerine yoğun kültür-sanat faaliyetlerinin yapılması, banka kurallarının çiğnenmesi) onun döneminde yaşanmaya başlamıştır. En güçlü anın aynı zamanda en zayıf anındır misali... Eser amaca giden her yol mübahtır görüşünü esas alarak bir hükümdarın iktidarı nasıl elde edebileceğini, koruyabileceğini ve devletin yönetimini nasıl sürdürebileceğini anlatır. Kitapla ilgili çeşitli kavramlar ise şunlardır: Virtu; hükümdarın zekası, askeri dehası ve öngörüsü iken fortuna ise talihidir. Hükümdar virtuyu kullanarak fortunayı kendi lehine çevirebilmelidir. Hükümdar kendine görünüşsel bir kült yaratabilmelidir. Sevilirken aynı zamanda korkulmalı, tilki kadar kurnaz iken aynı zamanda aslan misali güçlü olabilmeli, nefret unsuru haline gelmemeli, durumlar ve olaylar karşısında esnek bir tutum sergileyebilmelidir. Yazara göre devlet kalıtsal ve yeni devlet olarak ikiye ayrılmaktadır. Kalıtsal devlet oturmuş sistemi nedeniyle görece kolay yönetilirken; yeni devlet her şeyi sıfırdan aldığı için görece zor yönetilir. Yeni devlet iyidir... Devletin temel dayanağı ise askerleridir. Ulus modeli askerlik yurttaş bazlı orduya dayandığı için güvenilirdir; paralı askerlik ise kozmopolit yapısı nedeniyle sadakatsizdir ve sıkıntılıdır. Bu kavramların geneline katılmakla beraber
PrensNiccolo Machiavelli · Remzi Kitabevi · 201920,3bin okunma