➡️ *Tevekkül için, kuvvetli iman gerekir* 📆 (Osman Ünlü Hocanın 23.06.2026 tarihli yazısı) *Sual: Bir Müslümanın, Allahü teâlâlaya tam güvenebilmesi için ne yapması gerekir?* *Cevap:* Bu konuda, Kimyâ-i se'âdet kitabında buyuruluyor ki: “Tevekkül için, hem kuvvetli bir iman, hem de kuvvetli bir kalb lazımdır. Böylece, kalbinde şüphe kalmaz. İtimat ve rahatlık tam olmadıkça, tevekkül tam olmaz. Çünkü, tevekkül, kalbin, her işte, Allahü teâlâya itimat etmesi, güvenmesi demektir. İbrahim aleyhisselamın imanı, yakini tam idi. Fakat kalbinin rahat etmesi için; *(Yâ Rabbî! Ölüleri nasıl diriltiyorsun? Bana göster!)* dedi. Sûre-i Bekarada 260. âyet-i kerimede bildirdiği gibi; *(İnanmadın mı?)* buyurulunca; *(İnandım. Fakat kalbim rahat etmek için istedim)* dedi. Kalbinde yakin vardı. Fakat, kalbinin, sükûnet, rahatlık bulmasını istedi. Çünkü, kalbin rahat etmesi, önce his ve hayale bağlı olup, sonra kalb de, yakine tabi olur ve artık açıktan görmeye muhtaç olmaz.” *Sual: Camide yüksek sesle konuşmanın, alışveriş yapmanın, kan aldırmanın, dinimizce hükmü nedir?* *Cevap:* Camide alışveriş etmek, yüksek sesle konuşmak, kan aldırmak mekruhtur. Fakat bunlar, cami dışında mekruh değildir. Hatta dışarıda alışveriş ibadettir. Kan aldırmak da, mekruh değil, sünnettir. *Sual: Bir kimsenin hasta olmaması için, en çok nelere dikkat etmesi gerekir?* *Cevap:* İslam âlimleri, hasta olmamak ve hastalıktan kurtulmak için, şu dört şeye dikkat etmek lazımdır buyuruyor. Bunlar da; 1-Fazla yememek. 2-Alkollü içkileri içmemek. 3-Üzülmemek, asabileşmemek, öfkelenmemek. 4-Vücudu, kullandığı eşyaları ve yiyecekleri temiz olmaktır. *Sual: Bir hastalığa yakalanan kimse, bu hastalıktan kurtulmak için maddi ve manevi bilenen sebeplere yapışmalı mıdır?* *Cevap:* Allahü teâlânın âdeti şöyledir
Alıntı
Hakikat Vol.2
Eski/Yeni Çağ tarikatları Bireyin içindeki Öz sevgiyi çıkarıyoruz deseler de Bireyin cebindekini Çıkarmaktan öteye gideni göremedik hâlâ. Not : Ötekiler de SÖZDE cin çıkarıyorlar. Ve tabii yine Para karşılığı muska yapıyorlar. İlmi ve ayeti parayla satmayın diye Ayet var ayet ! Ben para almıyorum Gönlünüzden ne koparsa demek, Bu hizmetin bir bedeli var demektir. Başka bir şey değil ! Allah'tan ve O'nun Peygamberinden başkasına İtimat etmeyin...
Din
Reklam
Dijital Bataklıkta Boğulan Ruhlar
Buranın yazı dilindeki içi kof ve cüce bırakılmış eksiklikten midir, yoksa psikolojisi topyekün laçka olmuş bir güruhun yalandan, kurgudan ve riyadan ibaret hayatları profil diye kusup arkalarında bıraktıkları o şizofrenik gerçek hayat kırıntılarını öngörmekten midir bilmem; bu sosyal platformlar insana zerre kadar, en ufak bir emniyet ve güven hissi vermiyor. Şurada kafayı nereye çevirsek, beş kuruşluk itimat edip selamı ziyan edecek tek bir haysiyet sahibi yok, kelimenin tam manasıyla hiç kimse! Hepsi, kendi elleriyle ördükleri yalan dünyasının pis suyunda can havliyle çırpınan akvaryum balıkları gibiler; sahte dünyalarından çıkıp gerçek hayatın iklimine geçmeye ne yüzleri var ne de nefesleri, zira o temiz havayı soludukları an ciğerleri patlar, anında boğulurlar, daha kötüsü karşılarındaki temiz sineleri de kendi bataklıklarına istemli yada istemsiz çekerler. Bundan sonra kendime değil sizlere tenkid yazıyorum. Dilimin sert ve sivri tarafıyla tanışmak isteyenleri beklerim. Bundan sonra engel var, daha sivri dil var, fazla düşünüp aman üzülmesin diye düşünmek yerine diğergamlıktan yoksun sizin gibi biri var. Çarpılmak isteyen beri gelsin, kim kimin bataklığında boğacak görelim.
1000Kitap
İMAM GAZALİ - İHYÂU ULÛMİ'D-DÂN (TEVEKKÜL KİTABI) BİRİNCİ DERECE: Vekile İtimat Etmek (Avukat Benzetmesi) Bu mertebe, tevekkülün başlangıç seviyesidir. Kul, aklı ve imanıyla bilir ki Allah en adildir, en merhametlidir ve her şeye gücü yetendir. İmam Gazali bunu şu klasik örnekle açıklar: "Bu derece, bir insanın mahkemedeki çok çetin bir davasını savunması için ülkenin en bilgili, en dürüst, kendisine en şefkatli ve asla rüşvet yemeyen mutemet bir avukatını (vekilini) tayin etmesine benzer. O insan, avukatına o kadar güvenir ki 'Benim yerime o konuşuyor, o hakkımı savunuyor, benim haklarımı benden daha iyi korur' diyerek kalbini ferah tutar ve davayı düşünmeyi bırakır."Kulun bu derecedeki tevekkülü, Allah'ın vaadine, rızık kefaletine ve koruyuculuğuna iradî olarak güvenmesidir. Kalbi sakindir ancak hâlâ kendi iradesinin, duasının ve taleplerinin farkındadır.
Din İslam
Herkesi hak ettiği yere koy ve yeri kadar vakit ayır, degdiği kadar umursa, değeri kadar önemse, verdiği güven kadar itimat et, fazlası hem zarar hem yorar.!
Duygu ve Düşünce
Sizin Meseleniz Ne?
Asıl mesele, itimat edecek bir insan bulmaktan ziyade, itimat edilecek bir insan olmaya çalışmaktır. İbrahim Tenekeci
Hayata Dair
Reklam
Reklam