REHBER YALAN İLE ŞEYTÂNA KALDI
Gaziler cihanın müddeti doldu Dünya bir acayip zamana kaldı İnsanda itimat itibar noldu Hemen bir zan ile gümana kaldı Tat kalmadı sirke oldu şireler Ben tabibim diye yüzün karalar Yanlış merhem ile azdı yâreler Bir nazik hekim-i lokmana kaldı Düşerler ardına kıyl ile kâlun Varmazlar yanına hiç ehl-i beytin Mahlûk ol ettiği cengi cedalin Cümlesi bir ulu divana kaldı Gerçek erenlerin emsali yoktur Bilirim dört kapı kırk makam haktır Ehl-i hak olana hiç hürmet yoktur Rehber yalan ile şeytana kaldı Güzide güçtür nefsini öldürmek Erlik midir koymadığın kaldırmak Zamanın halkına hakkı bildirmek Mehdi gibi sahip zamana kaldı
İtimat dilenmeyin...
"Buraya adımımı attığım andan beri en sık duyduğum laf bu: Güven bana! Oysa biri ne zaman kendisine güvenmemi istese, ona güvenmemem gerektiğini anlarım. Böyle şeyler talep edilmez, kime güvenip güvenmeyeceğini insan kendi hisseder. Şu hayatta itimat dilenenler, genellikle itimat edilmeyecek kişiler."
Sayfa 100·Kitabı okuyor
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
" Bir insana güvenebilmek için gözlerini görmek gerekti. gözlerini göremediğin insana itimat edilmezdi ki. Zira insanın söz geçiremediği tek uzvuydu gözleri."
Dini aklıyla ölçen!
Seyyid Abdülhakim Arvâsî hazretleri buyuruyor ki: "İman, Muhammed aleyhisselamın, Peygamber olarak bildirdiği şeyleri, tahkik etmeden, akla, tecrübeye ve felsefeye uygun olup olmadığına bakmadan, tasdiktir. Akla uygun olduğu için tasdik etmek, aklı tasdik etmek olur, Resulü tasdik etmek olmaz. Yahut Resulü ve aklı birlikte tasdik etmek olur ki, o zaman Peygambere itimat tam olmaz. İtimat tam olmayınca, iman olmaz. Çünkü iman parçalanmaz. Bir hadis-i şerifte de: "Dini aklıyla ölçen kadar zararlı kimse yoktur' buyurulmaktadır" (Taberânî).
Sayfa 148·Kitabı okuyor
Din
On yedinci söz
Nasıl ki yıldız böceği kendi ışıkçığına itimat eder, gecenin hadsiz zulümatında kalır. Bal arısı, kendine güvenmediği için gündüzün güneşini bulur. Bütün dostları olan çiçekleri, güneşin ziyasıyla yaldızlanmış müşahede eder. Öyle de kendine, vücuduna ve enaniyetine dayansan yıldız böceği gibi olursun. Eğer sen, fâni vücudunu, o vücudu sana veren Hâlık’ın yolunda feda etsen bal arısı gibi olursun. Hadsiz bir nur-u vücud bulursun.
Envar Neşriyat·Kitabı okudu
On yedinci söz
Evet, her kim ki rahmetin nihayetsiz denizini bulsa elbette bir katre serap hükmünde olan cüz-i ihtiyarına itimat etmez, rahmeti bırakıp ona müracaat etmez.
Envar Neşriyat·Kitabı okudu