8/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
Ayşe Övür / Botter Apartmanı Nesiller boyu taşınan sırlar, üstlenilen günahlar ve söylenemeyen gerçekler ile Botter Apartmanı’nın her köşesine sinen ağırlık, yalnızca binayı değil içinde yaşayan insanların hayatlarını da şekillendiriyor. Bir yandan Botter Apartmanı’nın tarihini ve yapılış sürecinde yaşananları öğrenirken bir yandan da yıllar sonra apartmana dönen psikiyatrist Kaan ile geçmişin izlerini takip ediyoruz. Yazar, geçmişle yüzleşmenin zorluklarını karakterlerin psikolojileri üzerinden başarılı bir şekilde aktarmış. Her karakter farklı yaralar taşıyor ve bunlarla kendi yöntemleriyle mücadele ediyor. Okurken, geçmişlerinin peşlerini bırakmadığı bu insanların hayatlarında huzurun ve mutluluğun neden hep eksik kaldığını derinden hissettiğim bir döngünün içinde buldum kendimi. Kaan ve Kerem kardeşlerin geç gelen itirafları, Zehra’nın kayıplarına rağmen yaşama tutunma çabası, Hamza’nın sorumluluklarının altında ezilişi ve Esta’nın eksik kalan parçaları tamamlama isteği… Hepsi farklı hikâyelere sahip olsalar da aynı noktada buluşuyorlardı. Geçmişin yüküyle sınanıyor ve içlerindeki eksiklik hissiyle yaşamaya çalışıyorlardı. Kitap akıcı olmasına rağmen bu duygu bana da geçti. Karakterlerin ve duyguların tam anlamıyla bir sonuca ulaşamaması hayatın gerçeklerine yakın dursa da, okur olarak bazı düğümlerin çözülmesini istemiş olabilirim. Atmosferi, tarihî arka planı ve karakterlerin iç dünyalarına yaptığı yolculukla keyifle okuduğum bir kitap oldu. Her ne kadar bende küçük bir eksiklik hissi bırakmış olsa da Botter Apartmanı’nın duvarları arasında saklanan hikâyeleri keşfetmekten hoşlandım. Keyifli okumalar…
Botter ApartmanıAyşe Övür · Remzi Kitabevi · 20191,531 okunma
Endülüs Tarihi
Puan vermedi·415 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 22:03
ENDÜLÜS Müslümanlar; İber yarımadasına 711 yılında girdiler, 1609 yılında bu coğrafya'ya veda ettiler. Tam dokuz asır yaşayan bu topluma Endülüs adını verdiler. Ve biz asırlar sonra bıraktıkları mirasla Endülüs Medeniyeti olarak anıyoruz. O dönemin İspanyasın da yaşayan Vizigot Krallığı, taht mücadelesi içinde Kuzey Afrika da fetih hareketlerini sürdüren Müslüman Berberiler ve Araplardan yardım talebi üzerine, Kuzey Afrika Valisi Mûsâ b. Nusayr.. Berberi asıllı Tarık b. Ziyad komutasında Dört bin kişilik Keşif birliğini göndererek, önce yardım talebine cevap vermiş zamanla da fetih mücadelesine başlamıştır. Şüphesiz İber yarım adasının kritik durumu Avrupa ile Afrika arasında hem ticaret hem de köprü olması müslümanları fetih hareketinde etkili olmuştur. Günümüz İspanya ve Portekiz sınırlarında ki bir çok yeri fetih gerçekleştirirken Kurtuba (Cordoba) başkent yapmışlardır. O dönem Vizigot krallığı, Portekiz krallığı, Kastilya krallığı, Yahudiler vs. ikâmet etmektedirler. Endülüs Müslümanları inanç, eğitim ve yaşayış tarzı ile vatan bildikleri bu toprakları imar faaliyetleri ile her türlü alanda yenilik getirmiş, zaman içinde adından söz ettiren söz sahibi olacak bir güce ulaşmışlardır. Kurmuş olduğu eğitim sistemi ile Avrupayı bile etkisi altına alacak.. İlim adamları, Alimler, filozoflar yetişmiş..Sonrasında gelen nesillere bir ışık, bir pusula olarak büyük bir miras, bir kılavuz bırakmıştır. İbn Hazm, İbn Habib, İbnü'l- Kûtiyye, Abdullah b. Bulukkin, Gırnatalı İbnü'l Hatib, Ahmed er-Râzi, Uzri, Bekri, İbn Bâcce, Ebu'l Kâsım Abbas b. Firnâs Zerkâli vs. gibi İlim adamlarının eserlerini çeviri yapılarak her alanda gelişme sağlanmıştır. "Müslüman Endülüs'ten bize 30 kitap kaldı, atomu parçalayabildik. Şayet yakılan bir milyon kitabın yarısı kalsaydı çoktan uzayda
Tarih
EndülüsMehmet Özdemir · İslami Araştırmalar (İSAM) · 2014198 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2026 52. kitabı
Josh Malerman / Evdeki Tuhaf Olaylar Merhaba sevgili dostlarım. Konusuna bayıldım bir kitapla geldim sizlere. Her ne kadar korku ve gerilimle ilerlese de ben yer yer gülme krizlerine girdim. Çünkü acının ve çaresizliğin getirdiği mizahı çok başarılı buluyorum. Gelelim kitabın konusuna… Sekiz yaşındaki Bela’nın tüm dünyası annesi babası ve anneannesiden oluşuyordu. Küçük çocuk tüm hayatını babasıyla birlikte ya da odasında bir yaratıkla geçiriyordu! Evet doğru anladınız bir yaratık! Öbür Anneyle… Küçük kızın dolabından çıkarak şekilden şekile giriyor, büyüyüp küçülüyor ve iğrenç kokuyordu. İstediği tek şey ise Bela’nın kalbine girebilmek. Reenkarne olabilmek. Küçük kızdan cevap alamayan Öbür Anne gittikçe huzursuzlaşıp sınırlarını aşmaya başlamıştır. Artık bu yaratığı gören tek kişi küçük çocuk Bela değildir. Aileye ve Bela’nın tüm çevresine musallat olmuştur. Küçük çocuğun annesi bir gün onu gördüğünde aklını kaçırır ve kocasıyla birlikte çocuğu aldığı gibi evden kaçarlar. Evden kaçmaları hiçbir işe yaramaz çünkü bu yaratık küçük çocuğun peşindedir. Onun masumiyetinin peşindedir… Ailenin başına gelen bu talihsiz olaydan sonra çevrelerinde kimse kalmamıştır. Sığındıkları tüm evleri zindana çevirip kovuluyorlardı. Arkadaşları, akrabaları, tanıdıkları, komşuları, polisler ve rahipler kimse onlara çare olamamıştır. Çaresizlik onlara öyle bir boyuta getirmiştir ki anne ve baba eline bıçak alarak yaratığı bıçaklamaya çalışmışlardır. Eve takılan kameralar, eğitilmiş köpekler çare olmamıştır. Artık onun da yüzleşip def etmeleri gerekiyordur. Fakat bunu nasıl yapacaklarını, onu nasıl vazgeçeceğini bir türlü bulamazlar. İyi,kötü verilen tüm önerileri değerlendiren çaresiz aile artık çatırdamaya başlamış ve itiraflar da gelmeye başlamıştır. Bu varlığın küçük çocuğa musallat
Evdeki Tuhaf OlaylarJosh Malerman · Olimpos Yayınları · 202687 okunma
5/10
·96 syf.··
2026 6. kitabı
- Herkese hitap eden bir kitap değil felsefi metinleri sevenlere daha çok hitap eden bir eser. - Okuması zor anlaşılması zor yorucu bir kitap. - Çok tekrara düşen bir kitap sürekli aynı şeylerden bahsediliyor. - Belki de ben şu anki aklımla bazı şeyleri algılayamadığım için bu kitap bana pek hitap etmedi ama bundan birkaç yıl sonra tekrar okuyunca daha güzel gelebilir.
İtiraflarımLev Tolstoy · Kızıl Panda Yayınları · 029,3bin okunma
8/10
·536 syf.··
2026 4. kitabı
Güzel, akıcı ve merak uyandıran bir kitaptı. Beğendim ve beklentimi de ortalama olarak karşıladı. Sadece Edmond’un fiziki ya da net şekilde herkesin kabul etmek zorunda olacağı bir buluş ortaya koymasını isterdim. Ayrıca Winston’un yok olmasını istemedim hiç taa ki son anda Langdon’a yaptığı itiraflara kadar. Aslında bir makinenin de ne kadar zalim ve öldürücü olabileceğini gösterdi. Sonucuna da katılmıyorum asla, kendi şahsi düşünceme göre de bilimle, fizikle, teknolojiyle herşeyi yapabilirsiniz hatta DNA da belki ama yine her şeyin bir başlangıcı olmak zorunda olacak ve bunu ne kadar geriye götürürseniz götürün sonuçsuz kalacak. Bu yüzden ben bir Yaratıcının var olduğuna inanıyorum ve en mantıklı görüş de bu geliyor.
İnceleme
BaşlangıçDan Brown · Altın Kitaplar · 201726,3bin okunma
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 183. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 02:51
"SÖNMÜŞ YILDIZLAR" “Mademki arkadaşlarımın söylediği gibi bir insan, hiç olmazsa hayatında bir kere sevmeye mecbur oluyor, mademki bir kere olsun sevmemiş insanın hayatta bir eksiği kalıyor. Sizi haberiniz olmadan bütün gönlümle sevecektim.” Reşat Nuri Güntekin, bu eserinde bizi bir mektup kutusunun başına oturtuyor. Her hikâyeyi açtığımızda, yıllar önce yazılmış ama hâlâ tazeliğini koruyan bir mektup buluyoruz. Kimi satırlar sevda dolu, kimi gözyaşıyla ıslanmış, kimi ise "keşke"lerle dolu. Mektup nedir ki? Bir insanın içini en doğal haliyle dökmesidir. Ne bir maske vardır ne bir rol. Mektup yazan kişi, karşısındakine belki yüz yüze söyleyemediklerini, kalemle fısıldar. Yazar, karakterlerinin ağzından bize fısıldıyor: "Bak, hayat böyle, aşk böyle, kayıplar böyle..." Kitabın sayfaları arasında dolaşırken, kendimizi tanıdık sokaklarda yürürken buluyoruz. Belki bizin başımıza gelmemiştir o hikâyeler ama içimizde bir yerlere dokunuyor. İnsan ruhunun en derin kuyularına ışık tutuyor. Ayrılıklar, kavuşamayan aşıklar, vaktinden önce sönmüş hayaller... Hepsi var bu kitapta. Ama öyle sade, öyle yalın bir dille anlatılmış ki, sanki kitap bizi değil, biz kitabı yaşıyoruz. Okurken hüzünleniyorsunuz ama o hüzün bize iyi geliyor. Çünkü biliyoruz ki yalnız değiliz. Kaç yıl önce yazılmış olursa olsun, insan olmanın ortak yanları var: sevmek, kaybetmek, özlemek, pişman olmak... 21 öykü yer alıyor eserde ve her biri bambaşka bir duygunun kapısını aralıyor. Mektuplarla ilerleyen bölümlerde sanki gizlice bir başkasının iç dünyasına şahit oluyormuşum gibi hissettim. Satır aralarında nefes alan cümleler, yarım kalmış itiraflar, cesaret edilememiş sözler... Bir yanda hayal kırıklıklarıyla yüzleşen, diğer yanda umutları tükenmiş ama hâlâ içten içe bir şeyleri bekleyen karakterler,
Edebiyat
Sönmüş YıldızlarReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 2025759 okunma