Hayatın iki yanı ; ölçü ve dizginsiz tutku. Tragedyanın doğuşu kitabında öne çıkarılması gereken hayatın bu iki ayrı kutbu, apollon ve dionysos cu yanlarımızın temsilidir. Bu açıdan eserin ana teması antik yunan trajedisinin kökenlerini ve gelişimini incelemektir. Fakat Nietzsche modern bireye karşı beslemiş olduğu eleştirel duyguların ilk hallerini yine bu eserde vermektedir. Batı uygarlığı o'nun gözünde Dionysos'cu yanın unutuluşudur , kayboluşudur. İnsan kendi özünü heba etmiş görülmektedir. Hayranı olduğu Wagner ile birlikte Tragedyaların yeniden doğuşunu arzulaması bundan ileri gelmektedir.İnsan bir doğa değil midir ? en kötü ihtimal doğanın parçasıdır.. Dionysos'cu yan ise insan doğasının içinde olduğuna göre bunu unutmak kendimize yabancılaşmak anlamına gelmemekte midir ? İnsan Dionysosculuğu unutarak ölümü yakasında hisseder hale gelebilir , hem özgürlüğünün farkında hem de kaderinin baskısında yaşar. İnsan yaşamı için bu kadar trajik başka ne olabilir ?