Annesini öpmesi doğru muydu, yanlış mı? Ne demekti bu, öpmek? İyi geceler demek için o yüzünü şöyle kaldırır an- nesi de yüzünü şöyle indirirdi. Öpüşmek buydu işte. Anne- si dudaklarını onun yanağına koyardı; dudakları yumuşak olur, yüzünü ıslatırdı; bir de minicik ses çıkarırlardı: öpp. Insanlar yüzleriyle neden yaparlardı bunu?
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir vurgun.
Evet, bu bir vurgun olmaliydi.
Görünmez bir kelepçe bileklerimize dolandi. Mühürlenen ruhum eliyle koymus gibi ait olduğu yuvayı bulmustu. Temas ettigim kadin benim için bir kurtuluştu. Hissedebiliyor, onun benim için var edilmis olabileceğini sezebiliyordum. Ruhum bütün gafletiyle ona doğru çekiliyordu. Cennetin sahibi, elimi tutuyordu.
Uyuyan melege bakarken mırıldandım. " İyi geceler, Persephone."
Tanrılar lanet etti.
Çünkü sakladıkları Persephoneyi Hades eliyle koymus gibi bulabilmişti.
tüm çantalarını alıp yanımda durdu. saatlerdir onun yanında oturuyor olmama rağmen bu, garip bir şekilde daha farklı hissettirdi. aramızda bir bağ var gibiydi ve ona daha fazla yaklaşma konusunda kendime engel olamıyordum, sanki ona daha çok çekiliyor gibiydim.
sokak lambalarının altındayken bile iyi görünüyordu.
şapkasını tekrar arkaya doğru çevirmişti ve gözleri -rengini hâlâ tam olarak ayırt edememiştim- tereddütle bana bakıyordu. alt dudağını yalamak için dilini dışarı çıkardığında, hızlı bir soluk alarak gözlerimi dudaklarına çevirdim.
nefesimi tutmuş, bekliyordum.
bekliyordum...
istiyordum...
sanırım... sanırım beni öpmesini istiyordum.
bana yaklaştığında parmak uçlarımda yükseldim.
hazırdım. istekliydim.

sokağın hemen yukarısından çığlık sesi geldiğinde, yapmamamız gereken bir şey yaparken yakalanmışız gibi irkildik.
yolun aşağısından gelen ambulansın sesiyle de an tamamen bozuldu.
"ah, dinle harper, ben-"
elimi sallayarak bir adım geri çekildim. "bunu garipleştirmeyelim, tamam mı?"
gülerek, "gayet makul," dedi ve elini bana doğru uzattı. "beni öldürmediğin için teşekkürler."
içime yayılan sıcaklığı görmezden gelmeye çalışarak elini sıktım. "beni kaçırmadığın için teşekkürler."
❝
Gece konuştuğun zaman yavaş ol! Gündüz konuştuğun zaman, önce etrafını süz! Çünkü söz ağzından çıktıktan sonra bir daha geri dönmez. İster iyi, ister kötü olsun
❞