BELEDİYE SEÇİMİ
--Etme gardaş, tutma gardaş.
--Neyi, niçin tutmayayım ağabey?
--Seçim elden gidiyor. Muhacirler şimdiden coştu. Yarın reisliği aldılar mı sorma gitsin. Ellerinde değnekle bize ite çalar gibi çalmazlarsa adam değilim. Meydanı dar etmezlerse, feleğimizi şaşırtıp kıblemizi döndürmezlerse...
--İyi hoş da ben ne yapabilirim. Dur, en iyisi dua edeyim.
--Eyyy yeri göğü altı günde yaratan Rabbim! Sen bizi muhacirlerin şerrinden, ucu topuzlu değneklerinden, yılan gibi dillerinden muhafaza eyle!
--Kardeş, durum ciddi. Duanın, dalganın sırası mı? Anketler atbaşı gidiyor. Eğer sen gelmeyip oy kullanmazsan... Seçimi karşı taraf kazanacak, kehkeşanlar yıkılacak, pınarlar kuruyacak, güller solup bülbüller lal olacak. Çekirgeler ekinlerimizi talan edecek, gökten kurbağa yağacak, itler sabaha kadar yakın bir felaketi sezmiş gibi acı acı uluyacak, gebeler çocuğunu düşürecek, lohusa kadınlar alkarısının korkunç ellerinde son nefesini verecek, güneş tutulacak, Kur'an-ı Kerim'de bahsi geçen zelzele bizi derin uykuda yakalayacak... acak...ecek... acak...
Daha dün Çingenelerin kadınları, kızları ve kısrakları tören geçidi yaptılar. Koro hâlinde, mevlüt ahengiyle "Mevlüt, Mevvvlüütt... " diye diye yeri göğü inlettiler. Meğersem karşı tarafın namzeti Mevlüt, bunlara vaatte bulunmuş. Demiş ki;
--Egerim belediye reisliğini alırsam size Kötenyazı'dan beş dönüm tarla verecem. Hemi de tapusuynan. Oğlunuz Zümrüt'ü sigortalı çöpçü, Celal'i de mal pazarındaki çay ocağının baş ocakçısı yapacam. Siz de bu memleketin evladısınız. Din kardeşiyiz şunun şurasında. Daha ne kadar karılarınız kızlarınız sırtında yamalı bohça ile köy köy dolaşacak? Elde it kopuk biter mi? Maazallah! Ya körpe kızlarınızı dağa kaldırırlarsa, zilli maşayla oynatırlarsa, yetinmeyip cim'a ederlerse, alnınıza