Deniz kokan kitaplar deyince de Sait Faik
Puan vermedi·134 syf.··
2026 26. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 17:47
Ne zaman canım deniz çekse, iyot kokusunu ciğerimde hissetmek istesem elim hemen Sait Faik eserlerine gider. Adeta onunla adaları dolaşır, balıkçı teknelerine misafir olurum. Bu eserinde de çok güzel karakterler tanıdım, adalarda dolaştım. Doğanın önemini, insan hayatındaki küçük mutlulukları çok güzel anlatmış Sait Faik… Sevgili okurlar, hazır yaz da gelmişken güzel tatillerinize eşlik etsin Sait Faik… Kitapla ve güzel anlarla kalın
Son KuşlarSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201917,1bin okunma
Puan vermedi
Kitabım bu senenin listelerinde çok yer alan bir kitap. Anı ve roman arası bir tür. Bulgar yazar, babasının son aylarına ve ölümünden sonraki ilk aylara odaklanmış. Hastane ve hastalık süreciyle başlayan anlatı yas süreciyle devam ederken geçmişteki olaylara ve babanın hikayelerine de uzanıyor. Baba ailenin hikaye anlatıcısı olarak tanımlanıyor. Yazarın anlatımı ilk başlarda biraz sıradan, hastane, hastalık... Sonrasında babanın kaybıyla hissedilen yokluk ve alışma süreci daha ilgi çekici anlatılmış. Hele arada mitolojik unsurlar, Bulgarca sözcükler ve onların etimolojik bağlantıları anlatıyı güçlendirmiş. Doğa ve insan uyumunu çok iyi yansıtan betimlemeler yapan yazar aynı zamanda Bulgar kültürünü de başarılı bir şekilde yansıtmış. Bulgaristan'ın iyot buharı zenginliğinden bahsederken şöyle diyor: "Böyle geçici, fakir şeyler bakımından zenginiz." Başka bir sayfada ise Dostoyevski' in Ecinniler'de geçen "İnsan mutlu olduğunu bilmediği için mutsuzdur." sözünün tam tersini babası Bulgar halkı için söyler: "Biz burada ne kadar mutsuz olduğumuzu bilmediğimiz için mutluyuz." Ne kadar tanıdık değil mi???
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,6bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir Deniz Fenerinin Işığında Süzülen Sıcacık Bir Hikâye...
Puan vermedi·181 syf.··
2026 13. kitabı
Sarpıncık Feneri, sadece bir deniz fenerinin hikâyesi değil; o fenerin ışığında hayata tutunmaya çalışan mübadil bir ailenin, denizin tuzu ve rüzgârın sertliğiyle harmanlanmış sessiz çığlığı gibi. Fırat Sunel, 1938 yılının Karaburun'unda, II. Dünya Savaşı'nın karanlık gölgesi altına sığınan bir çocukluğu o kadar sinematografik bir dille anlatıyor ki, sayfaları çevirirken burnunuza gelen o iyot ve kekik kokusuna engel olamıyorsunuz. Kitap, mübadelenin getirdiği o bitmek bilmeyen gurbet hissini, üç kardeşin arasındaki saf ve naif bağlılık üzerinden, ajitasyona kaçmadan iliklerinize kadar hissettiriyor. Bir diplomatın kaleminden çıkmış olmasının verdiği derinlikle, savaşın ortasında bile sönmeyen insancıl bir umudu ve karşı kıyıya uzatılan yardım elini hatırlatıyor. Eğer siz de kalabalıkların uzağında, bir deniz fenerinin mağrur yalnızlığında, tarihin hüzünlü ama bir o kadar da onurlu sayfalarında kaybolmak isterseniz, bu duru anlatım tam size göre. Devamı gelmeli dedirten, bittiğinde ise sanki o fenerin ışığı sönmüş gibi boşlukta bırakan, yüreğe dokunan bir yolculuk.
Sarpıncık FeneriFırat Sunel · Profil Kitap · 202094 okunma
Kalbimin Tek Kayıp İlanı
7/10
·120 syf.··
2026 178. kitabı
Sait Faik Abasıyanık’ın "Kayıp Aranıyor"u, benim için bir romanın sınırlarını aşan; İstanbul’un o nemli, o iyot kokulu ve o çok sesli sokaklarında bir hayalet gibi dolaşan "insanlık onuru"nun ve o dervişçe "hürriyet" arayışının en berrak, en mahzun dökümüdür. Sait Faik, bu eserinde kelimeleri birer balıkçı ağı gibi fırlatır ruhumuza; o ağa takılanlar ise sadece hikâyeler değil, modern dünyanın o sahte, o riyakâr ve o "muhannet" yüzünden kaçıp kendi içsel adasına sığınmak isteyen bir kadının, Nevin’in o vakur çığlığıdır. ​Edebi bir düz yazı ile bu firar arzusunu dile getirmem gerekirse; bu kitap, burjuvazinin o boğucu konforundan, o "el âlem ne der" hapishanesinden, bir balıkçı kasabasının samimiyetine, bir avuç gökyüzüne ve bir tutam insanlığa sığınma hikâyesidir. Nevin, o yüksek duvarların, o boş konuşmaların ve o maskeli baloların ortasında "kaybolurken"; aslında kendi hakikatini, kendi saf "benliğini" aramaktadır. Okurken şunu iliklerimde hissettim: İnsanın asıl kaybı, bir adreste bulunamaması değil; kendi vicdanının sesini, o içindeki o "küçük insan"ın safiyetini yitirmesidir. ​Sait Faik’in dili, tıpkı Marmara’nın o uykulu dalgaları gibi; süssüz, iddiasız ama derinlerinde devasa bir şefkat ve büyük bir isyan taşır. O, "Dünyayı güzellik kurtaracak, bir insanı sevmekle başlayacak her şey," derken; aslında Nevin’in şahsında hepimize o sönmez, o mağrur ve o kadim "vefa"yı hatırlatır. "Kayıp Aranıyor" ilanı, aslında bütün bir insanlık içindir; biz o samimiyeti, o hesapsız dostluğu ve o çıkarsız aşkı nerede düşürdük? Yazar bize şunu fısıldıyor: Bazı kayıplar, ancak dünyadan tamamen el etek çekip kendi "ada"na vardığında bulunabilir. ​Nihayetinde bu kitap, benim için bir "hürriyet" manifestosudur. Sait Faik ile beraber anladım ki: En büyük özgürlük, başkalarının seni
Duygu ve Düşünce
Kayıp AranıyorSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20197,1bin okunma
Puan vermedi
//KİTAP TAVSİYEM "DİDİM KEHANETİ" //ALINTILAR #İnsan, bir zamanlar delicesine aşık olduğu birini, yarım yüz yıl sonra, başka bir bedende aynı sıcaklıkla yeniden tanıyabilir mi? #Bazı hatıralar sessizliğe saklanır... #Bazı sevgiler sesle değil, varlıkla anlatılır... #İnsan, kendini kimliğiyle değil, haliyle anlatmalı... #Hayat, bazen geç kalanlara ikinci bir melodi veriyor... #Özgürlük, sadece çocukken mi vardı? Yetişkinlik dediğimiz şey, farkına bile varmadan içine düştüğümüz bir oyun muydu? #Aşkta fırtına var ama çayımı içip kitabımı okuyabileceğim dinginlik yok... #Zaman bir yük değil, sessizce eşlik eden bir dosttu artık... #Gençlik, başkalarının üstünde tanıdık bir kıyafer gibi... #Bazı çağrılar, kelimeyle gelmez... #Rüyalar bazen sadece geçmişi değil, kaderi de fısıldar... #Rüyalar nedensiz değildir... #Bazen taşlar bildiğimizden fazlasını saklar... #Buralarda rüyalar, sadece uyku süsü değildir... #Ölmeden de gençleşebilir, yeniden doğabilirsin... #Belki de her gün batımı, bir yerlerde gün doğumudur. Yeter ki günü şaşırma... #Yoksa zaman, sadece hafızanın şekil değiştirmiş bir yankısı mı? #Zaman, sadece hafızanın şekil değiştirmiş hali mi yoksa? #Çocukluk bir anı mı, yoksa kaybolan bir vatan mı? #Her adımı, her dönüşü içindeki kararlılığı ateşliyordu... #Mücadeleye hazırım. Zorluk ne olursa olsun, insanlık için doğru olanı yapacağım... #Onu anlamaya çalışmak yorucu, ama ondan vazgeçmek daha da zor... Birgün, kendiyle barışırsa, belki ellerini yine tutarım... #Bir ustanın bilgisi, çırağın kalbinde filizlenir., Gidenin izi, kalanın yolunu çizer. Gözlerin tanımadığı biri geldiğinde, korkma, Çünkü usta, çırakla yeniden tanışır...
Didim KehanetiŞefik Mermer · Elpis Yayınları · 20251 okunma
Hayatın sertliği, denizin ve bazı insanların inceliği
Puan vermedi·208 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
Kitabı dinlerken, kitap bittiğinde, kitabı düşünürken yüzüme sert bir deniz rüzgarı çarpmış gibi hissediyorum. Öyle bir hikaye ki burnuna iyot kokusu, kulağına dalgaların sesini, gözünün önüne eski İzmir'i getiriyor. Kağıt, mürekkep ve bir sesten ibaret olmayan bir hikaye. Ada ve deniz hikayesi gibi başlayıp derinlere indikçe insanın o en çıplak, en korunmasız haline dokunuyor kitap. Kimin haklı, kimin güçlü olduğu arasındaki o bitmek bilmeyen savaşı anlatıyor. Kelimeleri öyle seçmiş ki, sanki her cümle birer olta iğnesi gibi; takılıyor ruhuna ve seni çekiyor. Bir de Deli İbram’ın o duruşu, insanın içindeki doğru olanı yapma isteğini gıdıklıyor. Kitabın dünyası çok canlı. Denizin o hem bereketli hem de acımasız yanını okurken, insanın doğa karşısındaki küçüklüğünü ama azmini iliklerine kadar hissediyorsun. Bir adada bir İzmir sokaklarında dolaşıp oradaki insanları dinliyorsun. Özellikle karakterlerin anlatılışını sevdim. Hepsi kendine özgü, gerçek hayatta karşılaşabileceğimiz kadar sahici insanlar, dünyaları da bir o kadar ilgi çekici. Ege havasını, ada hayatının o kendine özgü ritmini hissetmek çok güzel. Mekanların ruhu, atmosferi iyi yansıtılmış. Keyifli ve akılda kalan bir kitap oldu. Bitirdikten sonra bile zihnimde dolaşan güzel hikayelerden biri.
1000Kitap
Deli İbram DivanıAhmet Büke · Can Yayınları · 20212,852 okunma