Dağ Rüzgarı
Kaderde senden ayrı düşmek de varmış Doğrusu bunu hiç düşünmemiştim Seni tanımadan Hele seni böyle deli divane sevmeden Yalnızlık güzeldir diyordum Al başını, kaç bu şehirden Ufukta bir çizgi gibi gördüğün dağlara Rüzgârın iyot kokularını taşıdığı denizlere git Git, gidebildiğin yere git diyordum Oysa ki, senden kaçılmazmış Yokluğuna bir gün bile dayanılmazmış Bilmiyordum Yine de dayanmaya çalışıyorum işte Bir kır çiçeği koparıyorum gözlerine benzeyen Geçen bulutlara sesleniyorum ellerin diye Rüzgâr güzel bir koku getirmişse Saçlarını okşayıp gelmiştir diyerek avunuyorum Yaşamak seninle bir başka zamanı Bir başka zamanda seni yaşamak Her şeyden önce sen Elbette sen Mutlaka sen İster uzaklarda ol İster yanı başımda dur Sen ol yeter ki bu zaman içinde Ben olmasam da olur Seni bir yumağa sarıyorum yıllardır Bitmiyorsun Çaresizliğim gün gibi aşikâr Su olup çeşmelerden akan güzelliğin İnceliğin ışık ışık yüzüme vuran
Gaz ve petrol gibi doğal kaynakları olmayan bizler, iyot buharı zenginiyiz. Ama onu ne ihraç etmek mümkün ne de saklamak. Hep böyle geçici, fakir şeyler bakımından zenginiz.
Sayfa 185·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İyot, moleküler ağırlığı 127 olan büyük boyutlu bir halojendir. Bromun ise boyutu 80'dir. Halojenin boyutu, reseptör bölge-sine bağlanma ve hücreye alım anlamında önemli rol oynar. Küçük boyutlu olmak demek reseptöre bağlanmakta ve hücreye girmekte daha avantajlı olmak demektir. İyot yokluğunda, hedef hücreler bir sonraki en büyük halojeni absorbe ederler ve hedef hücrelerde brom birikir. Diğer halojenlerden klor ve florun molekül ağırlığı sırasıyla 36 ve 19'dur.
Kaderde senden ayrı düşmek de varmış Doğrusu bunu hiç düşünmemiştim Seni tanımadan Hele seni böyle deli divane sevmeden Yalnızlık güzeldir diyordum Al başını, kaç bu şehirde Ufukta bir çizgi gibi gördüğün dağlara Rüzgârın iyot kokularını taşıdığı denizlere git Git, gidebildiğin yere git diyordum Oysa ki, senden kaçılmazmış Yokluğuna bir gün bile dayanılmazmış Bilmiyordum
Şiir
Az ötedeki denizden ışık, motorları papatı, tuz, çürümüş yosun, iyot kokusu vuruyordu karaya, ıslak, ılık, yoğun.
Sayfa 8·Kitabı okudu
Alıntı
Gökyüzü o uzak yaz kadar güzel ve genişti. Çıktım ve aklımda uzun bir denizle yürüdüm. Sesin, gövdemi iplik iplik eden bir ağrıydı içimde. Geçtiğim her yer masmavi iyot kokuyordu. Sen, tırnaklarından saçlarına dek sulara gömülmüş, gövdeni geçmişinden arındırıyordun. Ben yan yana dizdiğim kırk iki çarpı işaretiyle, kumlara ömrümün özetini çıkarıyordum.
Alıntı